Tag Archive for 'televizyon'

Memati yaşayacak mı? Yaşayacak!

13
7 ay, 28 gün evvel.

Kurtlar Vadisi’nin en beğenilen elemanlarından birisi Memati, geçen bölümde çok zor bir durumda kalmıştı. Araya giren bir haftalık yasak/revizyon dolayısı ile dizinin fanatiklerini müthiş bir heyecan sarmış. Kurtlar vadisi arkadaşlarımdan birisi bahsetti bütün forumları didik didik etmiş, büyük ihtimalle yaşayacağına kanaat getirmiş. Daha önce Çakır, Baron gibi esas karakterleri tek hamlede harcayabilen böylesi bir prodüksiyonun, Memati’yi de harcayabileceği ihtimalinden de korkuyor tabi. Fanatiklik böyle bir şey işte.

memati yürü be

Medya Tava’nın duyurduğuna göre 360bin oy kullanılan ankette, katılımcıların %80′i “Memati ölmesin n’olur demiş. Dizinin resmi sitesindeki açıklama da şöyle:

13 Mart’tan itibaren, başta Pana Film Forum’da olmak üzere internette tüm forumlarda aynı konu tartışılıyor: Memati’ye ne olacak? Kurtlar Vadisi resmi internet sitesinde yapılan “Memati yaşayacak mı?” anketinde yaklaşık 360 bin kişi oy kullandı. Oy verenlerin %78’i Memati’nin yaşaması yönünde tercih belirtti. Forumdaki “Memati ölecek mi” başlıklı konuya 13 Mart’tan bu yana yaklaşık 2500 mesaj geldi.


İyi Bilgi sitesindeki bir yorum
u farkettim ben de şöyle demiş birisi:

ben film cekiliken setteydım.asagıdaki olaylar olacak

İskender: Gördün mü Mematiii,ne cabuk feda etti seni Polat Alemdar.
Memati: Ustanın Canı sağolsun.
İskender: Ya benim yanımda yer alırsın… yada ölürsün… ben herşeye saygılıyımdır.
Memati: Ne oo koskoca iskender Büyük’e adam mı lazım, beni öldüreceksen öldür ama öldürmeden önce, merak ettim. Kos koca iskender büyük ötenleri nasıl yanına alıyor…
Hakan: Efendim… bırakın öldüreyim şu IT’I…
iskender: Dur Hakanım dur… kimmiş… öten… mematiii?
Memati: (Hakan bakiyor !!!)
Hakan: Efendim inanmayın su şerefsize.
Memati: Yanımda triviri yapma, dansöz gibide kıvırma… sen bize ötmedinse, biz bukadar şeyi nerden ögrendik? He hakan?
iskender Büyük: Dogru mu söylüyor Memati.. Nazımım..?

-herkes de suskunluk…

-Memati arka kemerinden bıçağını alıp konusma anlarında elini çözmeyi basardı… Hakan tam yine konuşmaya başlarken efendim yalan söylüyor… memati kalkıp bıçağı hakanın boğazına dayayıp silahını alıp.. nazıma ateş eder… Hakanın boğazını keser…

iskender Büyük şokta…

Memati Hakan’a bakar ve der: ‘Ne oldum’ değil; ‘Ne olacağım! diyeceksin gülüm
İRFAN AYDIN / 20 Mart 2008 16:55 İyibilgi

Şahsen, Gürkan Uygun‘un canlandırdığı Memati benim de dizideki favori karakterlerimden birisi (diğeri de Halo Dayı) ölmesin isterim. Denk geldiğimde “Gene nasıl bir antin kuntin laf edecek bu dingil” diye bekliyorum.

Türkçe bir internet televizyonu yayına girecekmiş yakında: OnTVHaber. Tanıtım amaçlı çekilen filmde spiker “Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur…” diyerek meşhur Lorem Ipsum metnini okuyor, arada da mesajlarını veriyor. Eğlenceli olmuş. [via]

Beyaz bir renk midir?

1
9 ay, 0 gün evvel.

Kaan Sezyum, Ocak ayında, Radikal Cumartesi’de yayınlanan bir yazısında Beyaz ve Beyaz Show hakkında bir iki kelam etmişti, okuyalım bakalım ne demişti:

[...] Aa, Beyaz! Boş bakışların ve kaçan esprilerin adamı Beyaz. Yıllardır ne etliye, ne sütlüye dokunan, yazılan repliklerini unutan, şakaları şaşıran dili dolanan, ailenizin çocuğu Beyaz. Valla Beyaz bizim evde olsa çok pis zulüm yaşar bu şakacılığıyla. Ama hakkını da yememek lazım. Yıllardır ekranda ve sahnede pişe pişe bi rahatladı. Hatta o kadar rahatladı ki artık hiçbir şey bilmemesini bir avantaj olarak kullandığı ‘Biri bana anlatsın’ , ‘Ben bu denilenleri anlamıyorum’ , ‘Ya neler oluyor?’, ‘Ben mi?’ gibi programlarla ekranları parselledi. Tabii bu noktada diğerlerinin (Şahan, Okan B. gibi) tutarsız ekran performansları da Beyaz’ın tutarlı sıradanlığını parlattıkça parlattı. ‘Beyaz Şov’u kim izler, neden izler anlayamıyorum. Helyum çekip incelen sesler mi komik, yoksa gelen konuklara bir türlü sorulamayan sorular mı insanı merak içinde bırakıyor? Beyaz bize sıradanlığımızı hatırlatan, bizi ileriye taşımayan, heyecandırmayan, hayatımızın sıkıcılığını, yaşadığımız ülkedeki tüm olumsuzlukları, dilimizin otoriteye karşı tutukluğunu, şovenistliğimizi, tek düzeliğimizi, ezilmişliğimizi sürekli hatırlatan gerçekten de beyaz, renksiz, saydam bir ekran figürü. Yıllardır hiçbir konuda net fikrini söyleyip ortalığa bir şey koymadan, sıradan insanların da başarılı olabileceğini, sallarsak başımızı, maaşımızın bize şıp şıp damlayacağı bir dünyanın işaretçisi.

Gelen bayan konukların belli noktalarına bakıp, onların yanına kanepede zorla oturmaya çalışmak komikse, ben buna gülmüyorum, kimse kusura bakmasın. Zaten annenizin ve babanızın sevdiği bir espri anlayışı ne kadar komik ve güncel olabilir? Hani olay şovsa, ciddi görüşümdür, İbo Şov bütün bu sözde talk-şovlar içinde en iyisidir. [...]

Dün gece yatmadan evvel yaptığım zapping turunda denk denk geldim kendisine;

‘Şu anda öğrendiğimize göre operasyonda 44 terörist tesirsiz hale getirilmiş. Ancak bu arada güvenlik güçlerimizin de 6 şehit verdiği haberini üzüntüyle öğrendik. O yüzden programızıı burada kapatıyor ve bu savaşın bir an önce durmasını artık şehitlerimizin olmamasını istiyoruz’

diyerek yayını bitirdi.

Al Jazeera Türkiye Sayfaları

0
1 yıl, 4 ay evvel.

turkey secim election photo copyright by Al Jazeera english

Ortadoğunun önde gelen haber kanallarından Al Jazeera (El Cezire) 2007 Türkiye Genel Seçimleri için özel bir sayfa hazırlamış: FOCUS TURKEY, ingilizce.

“Özlem siyasette yeni”

17
1 yıl, 4 ay evvel.

Okan Bayülgen’in NTV’deki “Bu Sizi İlgilendiriyor” adlı programında bişeyler olmuş. Berhan Şimşek’in ve Özlem Piltanoğlu Türköne’nin konuk olduğu programdaki olay özetle:

[...] Okan Bayülgen, ’Özlem siyasette yeni’ cümlesini kullanınca ortalık karıştı. Özlem Piltanoğlu Türköne, kendisinden ’Özlem’ diye bahsedilmesine alındı ve sadece ismi ile değil soyadı ile de anılmasını istedi. Bu sefer Okan Bayülgen kendi seyircisi önünde konuğunun ’edep’ dersi vermesine çok kızdı ve ikilinin arasında tartışma çıktı [...]

Seyreylemek isteyenler için iki adet YouTube videosu mevcut:

  • Özlem siyasette yeni - 1. bölüm
  • Özlem siyasette yeni - 2. bölüm
  • Veya programın orjinalini NTVMSNBC’den seyredin:

  • Siyasette “sayın” tartışması
  • Zaman, haberi “Okan Bayülgen’e AK Parti’li bayan adaydan ‘edep’ şoku” başlığı ile vermiş. Ekşi Sözlük’te de epey konuşulmuş (Özlem siyasette yeni, Özlem Piltanoğlu Türköne). Ayrıca, Televizyon Gazetesi’de olayı haber yapmış: Ekranda şok tartışma).

    Bir süre evvel “Bu Sizi İlgilendiriyor” adlı program için çok tatsız tuzsuz bi program olmuş filan diye bir yazı yazacaktım. Ama gördüm ki, önce İbrahim Tatlısesli Kyoto Muhabbeti sonrasında “Özlem siyasette yeni” ile hakikaten kendinden söz ettiriyor. Televizyonculuk açısından başarılı bir örnek oldu. Okan Bayülgen, adam nasıl yapıyor nasıl ediyor, işte bir şekilde bahsettiriyor programından. Valla helal olsun.

    ***

    Bu arada YouTube’deki yorumlara şöyle bir göz atınca gerçekten ürperdim. Bu yorumları yazanlarla aynı oksijeni mi yakıyoruz sahiden? Öte yandan bu sövgü jargonunu nasıl öğreniyor ve geliştiriyorlar şaşkınlıkla seyrediyorum. “Küfür dilin cilası” ise hakikaten, bu heriflerin dilleri cavıl cavıl parlıyor olmalı.

    Cavıl cavıl parlayanların yanı sıra, şöyle çok acayip tiplerde çıkmıyor değil:

    etto11 cevaplayamadıysan bir başka sorum var: Pragmatist bir manifestonun edimsel imgelenmelirne öykünen yaptırımları karakterize eden kuramların tümünü gerçekleyebilme yetisine haiz bir öngörümsel önerme varyantı olarak kabul edilse de, içsel çatışıklıkları pasivize etmenin bilişsel algılanması söz konusu olduğunda pitoresk bir tümevarım sağlayablecek bir betimlemyi, en marjinal kulvarlarda, ayrımlanbilir ve determinist bir tarzda angaje edebilme kapsitesine sahip olan nedir? [#]

    Forum, blog vb. mekanların yorum alanlarındaki atışmalarda edeb ve saygı aramaktan vaz geçeli çok oldu gerçi.

    Cumhurbaşkanlığı İddia kuponlarına girecekmiş diye duyar duymaz tahminimi belirtmiş, “Hikmet Çetin” demiştim. Ama Sayın Başbakan geçenlerde beni yamultarak, hangimizi yamultmuyor ki şu günlerde, “Cumhurbaşkanını bu meclis seçecek ve Cumhurbaşkanı bu meclisin içinden çıkacak” dedi. Bir rivayate göre göre sözlerini “şu an benim oturduğum koltukta oturuyor” diye bitirmiş, ama rivayet düşük profilli.

    Düşük profilli diye bir şey varmış, düşük promil sandım ilk duyduğumda. “Alkol de alabilsin gerektiğinde” gibilerinden yeni bir reisi cumhur kriteri çıkardılar zannettim. “Alkol de alabilsin gerektiğinde, ama düşük promilli olabilir “. Değilmiş çok şükür.

    Düşük profilli” diye nitelendirilmek hayatımda en son isteyeceğin şeylerin başında geliyor sanırım. Zaten bunlardan birisi Sayın Mehmet Aydın ki bayılırım kendisine, olacaksa o olsundur gerekirse reisicumhur, bıkmış bu konuşmalardan “Ziyade olsun ben almayayım” demiş soranlara. Devamını O, mütefekkir ve nezih kişiliği nedeni ile, söylememiş olabilir, bilmiyorum, keşke “alana da mani olmayayım deseydi”. Tam süper olurdu valla.

    Zira aslında, biraz, alanı da vereni de belli bu “riyakarı bol memlekette” makamları ve mansıpları… Gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var.

    Not: Flash Tv de “Atıf Hoca ile Türkiye’nin Seçimi diye bi program var”, ben beğendim sanırım. Tavsiye ederim.

    tilki isimli bir kanal Vakti zamanında elden ele mp3 şeklinde dolaşan bi Erman Toroğlu taklidinde “Oldu olcak tilki deseydin avurekoyi” deniyordu, şimdi dese juk oturacakmış. İlk açıldığında “bundan cacık olur mu - cacık da olmaz ayran da” şeklinde yorum yapılıyordu. Haklılarmış.

    Esasında biraz vakit tanınsa güzel olur kanaatindeydim, vaz geçmiş bulunuyorum. “Magazine bulanmış ana haber sote“lerinden birisinde “Liseli kızlar iyice cozuttu” mealli bir haber gördüm ki öyle böyle değil, akıllara zarar. Böyle televizyonculuk olmaz, olmamalı.

    Ayrıca bu haberde kullanılan video ile haber metnini uydurabilen arkadaşı da görüp gözlerinden öpmek istedim. “You Tube’den video indirip üzerine metin yazma“nın yeni bir iş kolu olduğu konusunda şüphe bırakmadı bende.

    Bu bir gerçek artık. Bunu böyle kabul etmeliyiz. Böyle bir meslek kolu geliştirdi bu You Tube: You Tube’den video indirip üzerine metin yazma. Ve sanırım You Tube’yi en çok kullananlar televizyoncular, en çok kullandıkları anahtar kelimeler ise “liseli kız kızlar kavga video cep tel etek“. Televizyonlardaki görüntülerden benim çıkarabildiğim bu. Yuhannesburg.

    Hadi gazetelerin internet baskıları iyice poşetlik oldu, ama bari aptal kutularımızı uzak tutabilseydik. Ama unuttuğumuz gerçek, aynı mahallenin çocukları.

    Meseleye geri dönüyorum ve yüzleri mozaiklenerek verilen liseli kızların videolarını yayınlamak ve üzerine “erkeklerin kavgalarını aratmıyor” konulu haberler yapmanın neresi habercilik diye soruyorum? Sordum, geçti bitti. Her şey gibi.

    Laf açılmışken, bir diğer yeni meslek kolu olan “video mozaikleme“den de bahsedeyim isterdim sizlere. Ama ilk başlarda görüntülerin televizyonlar tarafından mozaiklendiğini bilmediğim için, mozaiklenmiş her reklam için, her sigara dumanı için, dizi kahramanların elindeki poşetlerin üzerindeki her logo için, her frikik için gözlerimi bulanmakla suçladım ve “kısmı katarakt diye bişey varsa, ben bundan oldum anam!” diye feryad ettim. Dolayısı ile bende acı bi hatırası var mozaiğin.

    Ne mozaiği ülen , neden bahsediyorsun ? diyenlere cevaben: “Konuştuğum gibi yazıyorum”.

    Net Bilgi

    4
    1 yıl, 10 ay evvel.

    Abacus haber verdi, hazırladıkları program yayınlanmaya başlamış TV A da. Adı “Net Bilgi” olmuş. Okuldan bir iki arkadaş seyretmiş, “abi bişey anlatıyodun, böyle eller kollar ayrı oynuyodu” dediler. Bi kere ona “aşırı etkili vücüt dili” deniyor, terbiyesizlik etmeyin. Mühehe.

    O değil de sokağa çıkamaz oldum. ;)

    Pişti - İnternet Meşhurları

    1
    2 yıl, 0 ay evvel.

    İnternet Mahir, Otisabi ve Ajdar Anık Pişti Programına konuk olmuşlar. Aristoya havale etmelerinde yaşandığı bu sanat tarihi programına bi göz atmak için haydin kalkın, you tube’ye bakalım. [via]

    Space Cadets - Saf Astronotlar

    2
    2 yıl, 11 ay evvel.

    İnsan insana (azıcık geç anlıyor) bunu yapar mı hiç?

    space cadets İngiliz Channel 4 televizyonu, 5 milyon sterlin harcayarak TV tarihinin en büyük ‘işletme’ (kandırma-şaka) programını hazırlıyor. Space Cadets (Acemi Astronotlar ya da Uzay çaylakları) adlı programda, 9 yarışmacı uzaya fırlatıldıklarına inandırılacaklar. Bir Rus uzay istasyonuna eğitim için gönderildiklerini sanacak yarışmacılar, aslında bir uçakla 4 saatlik yolculuk yaparak Kuzey Denizi’nde uzay üssü süsü verilmiş, kullanılmayan bir İngiliz üssüne indirilecekler. [(...)- Hürriyet]

    Mevzu ile alakalı diğer linkler:

  • Yarışmacıların fotoları
  • Ekşi sözlük başlığı
  • Wikipedia yazısı