Bugün derste, çelik hocası 9/11 diye bilinen saldırıdaki kulelerin neden yıkıldığını anlattı. Çelik taşıyıcı sistemin hararetin etkisi ile, ki bazı katlarda 800 santigrad’ı geçiyormuş, haşlanmış makarnaya dönüşmesini gördük.
Sonra hoca “Olayın siyasi boyutu bizi ilgilendirmiyor, şimdi belki bunu Amerika kendi kendisine yaptı diyenler olacaktır içinizden…” filan diye geyiğe sarıp, muhabbeti ders arasına kadar götürmeye niyetlenince sıkıldım. Önümdeki kağıda, bu dönem aldığım dersleri yazıp, karşılarına da kaç kere aldığımı ve hedeflediğim harf notlarını yazdım. Yanımda oturan arkadaş da, “ver bi bakayım” dedi baktı kendi tahminlerini yazdı, sonra onun yanındaki de “ver, bana ver” dedi kendi tahminlerini yazdı, sonra öndekiler aldı filan, öyle öyle derken sınıfın bir bölümünü dolaştı, geri geldi kağıt.
Kağıdı elime aldığımda o kadar heyecanlandım ki durduk yere. Neyse ki sınıfın genel kanaatine göre hiç bir dersten kalmayacağım, hamdolsun. Bu sevindirici, bu güzel. Biraz üzen şey ise, gençlerin, dersleri daha önce kaç kere aldığımı gösteren yere yazdığım rakamları dersin kredisi zannetmeleri, mesela “diferansiyel denklemler (6)” gibi. Evet, vayaburekoyi.
Kağıdı sakladım, 7′de 7 yapanı yemeğe götüreceğim.
Emre Aköz, birşeyler yazmış seçimle alakalı “İddiaya var mısın ?“. Bir bölümünü alıntılamak istedim:
“Ancak birçok okurumuzun yönelttiği soruya cevap vermek istiyorum: ” AKP’yi niye eleştirmiyorsunuz ” diyorlar.
Herkes gibi ben de AKP hükümetinin sütten çıkmış ak kaşık olmadığını biliyorum elbette. Sürüyle hatası ve eksiği var.
Ancak… AKP hükümetine karşı 2004 yılından bu yana çeşitli tezgâhlar kuruldu:
Nokta dergisinin ortaya çıkarttığı darbe hazırlıkları… Danıştay saldırısı… Kuvvacı çeteler… Rahip Andrea Santoro, Hrant Dink ve Malatya cinayetleri… Cumhuriyet mitingleri… YÖK’ün ve hukukçuların 367 darbesi… 27 Nisan ve 8 Haziran Genelkurmay bildirileri… DYP ve Anavatan’ın yapay bir biçimde birleştirilmeye çalışılması… Milletvekillerine yönelik tehditler… Ankara’da patlatılan canlı bomba… Bir anda artan PKK saldırıları ve ardından şehit cenazeleri üzerinden siyaset yapılması… Hudson Enstitüsü’ndeki felaket senaryoları…
Önce bu kirli tezgâhlar, bu psikolojik savaş operasyonları, bu iğrenç tuzaklar son bulur…
Ondan sonra AKP’yi eleştiririm.
Merak etmeyin söyleyecek laf çok. ” [#]
Bu arada takip ettiğim iki gazete Zaman ve Radikal’de birer gün arayla çıkan anket sonuçlarına çok şaşırdım:
Verilen bilgilere göre Adalet ve Kalkınma Partisinin oyları %48 civarında görünüyor. Buna göre yolda yürüyen her iki seçmenden birisi bu partiye oy vermeyi düşünüyor olmalı. Benim bu anketlerden anladığım bu. Çevreme baktığımda ise hiç de böyle görünmüyor.
Herneyse, Emre Aköz’ün yazısında dediği gibi 23 Temmuz sabahı “takke düşecek, kel görünecek”. Allah hayırlısını versin.
Gündeme dair bir meseleye parmak basmak istiyorum, erken seçime yani. Herkesten hatta HaberTürk‘ten de evvel ben vereyim bu haberi. Başbakan ne kadar itiraz ederse etsin, yalanlarsa yalanlasın seçimler erken yapılacak. Hesaplamalarıma göre 5 gün falan. Güneş tutulması ile alakalı bir mevzuu. Tam olarak açıklayamam şimdi. İşim var gücüm var. Lord of the rings kalın.
yorumlaré
RSSsamedus, amarat, Çilekli Süt [...]
GÜMÜŞ, hakkı alacalı, KÜRŞAT [...]
FeRHaD, bobby_generic, Nohut [...]
bobby_generic, kerem, nohut
SDC, BooZeR, müJdaT [...]
Serhan, eylos, nahnu [...]