Tag Archive for 'sedef kaplan'

uzun süredir , onbeş gündür, yazmayan blog ustasıdır.kendisinin bu kadar ara verdikten sonra bir günde 1.758.354 tane post yollayacagını düşündüğüm blougcudur.kendisini takip eden kişiler artık ciddi ciddi endişelenmeye başladı, eskişehir polisine telefon açma durumuna geldi. [#10983627]

Ekşi Sözlük’ten Amarat yazmış bunu. Çok hoşumuza gitti, teşekkür etmek istedik kendisine.

Sanırım blog yazarının gıdası “yorum” ve her türlü “geri bildirim”. “Alkışlarla yaşıyorum” demiş ya üstad, yorumlarla yaşıyor sanki blog yazarları da. Hoş, güzel, olumlu olunca daha bir güzel oluyor. İnsan kendini bişey zannediyor. Ego tatmini demeyeyim de, hafiften bir şımarıklık yayılıyor insanın yanaklarına. Önemsenme ve farkedilme ile alakalı bir şey heralde.

***

Evet bir süredir yoktum. Giresun, Ankara, Eskişehir arası mekik dokudum. Kardeşimin sınavı, başka özel işler, ziyaretler filan. Derken, beklenen gün geldi çattı ve kapı komşumuz, büyük MS Paint ressamı, habersiz fotoğraf çekme sanatçısı, blograzzi de bir numara olasıca pek kıymetlim “N. hanım” ile hayatlarımızı birleştirme, bir etme yolunda aldığımız kararın ilk adımını attık ve aniden nişanlandık.

Allah mubarek eylesin, tamamına erdirsin, amin.

22 Haziran’da İskenderun’da 40 santigrad derecede gerçekleşen “hayırlı işler kumpanyası”nın bu ilk adımından dolayı Nahnu.Org yazıları bir süre aksadı. İşte merak edilecek birşey yok yani :)
Aman, keşke tüm aksilikler böyle olsa.

***

Bu arada Blograzzi’de de epey bir yorum yazılmış Nahnu.Org hakkında. Bu yorumlar ne kadar çok olursa AB süreci o kadar sancısız geçecekmiş, Sarkozky öyle demiş, miş.

O yüzden günde 4-5 yorum eklemek gerekiyormuş. Bir nevi mezuniyet yıllığı gibi düşünmeliymişiz. En temiz sayfayı açmışız size. En son yorumlar birisi, sevgili Eda Suner‘in ki şöyle mesela:

Hem sitemde sevdiğim linkler köşesinde olan bir arkadaşım hemde benim için özel bir yeri var. Sebebi ise; Eda küçük bir kızken yani Edi bebekken, küçük bez bebeğinin adı NAHNU’ydu ve sevdiğim şeyleri NAHNU diye çağırırmışım :) Gönlümde ayrısın yani…

Duygu Seli.

en nahnu

0
2 yıl, 2 ay evvel.

güzel mi güzel, pempe mi pembe, nahnu mu nahnu bir blog; az evvel yayına girdi; n.nahnu.org. du’ bakalım nool’cek.

Saraydan Sedef Kaçırma

3
2 yıl, 7 ay evvel.

7 tane dersin sınav ve projelerini teslim ettim bir şekilde. İçin dışım sınav oldu. Guantanamo‘da kesin “Betonarme” okutuyorlar. Bilemedin “Mukavemet“. Bu ikisinden âlâ işkence aleti düşünemiyorum. Bu geçen vize haftasının sponsorları sınıftan Onur, Yöntem Yapı Denetim A Ş. den Erhan ve AöF kimliğimin üzerindeki ipoteği kaldıran özgün VCD oldu. Bi hafta sonunda yaptığımız müzakereler sonunda verdi kimliği. Kendilerine teşekkür ediyorum. Bitirme Tezinin görüşmeleri kaldı bi tek, onları da bu hafta içi hallederim heralde.

AöF ikinci taksit ödemesi ertelenmiş bu arada, ödeyemeyenlere duyurulur. Ordu evinin oradaki Vakıfbank’tan yeni yapılan Garanti Bankası binasının oraya kadar sıra olduğunu görünce “Başlarım AöF’üne” dedim. Birileri duymuş sanki böyle dediğimi, geçen TV A‘daki yemek programlarına ağzımın suyu akar şekilde bakarken geçen alt yazıda gördüm.

Erhan’la yeni bir tatlı keşfettik, yani o keşfetmiş, “bana da keşfettirsene bi” dedim. Kırmadı beni, “Tamam” dedi. Sadece “Pastacı Zafer“de tadabileceğiniz bu tatlının adı da bizim için çok manidar: “Firuze“. Şöbyet ve Fıstık Sarmanın melezi gibi bişey aslında. Ben başka bişeye benzetemedim tam. Erhan’da benzetemedi, “Tazesi olsa, o süper” dedi sadece. Tazesi olsa her şey güzel. Ama bi daha yiycez, hehe. Tazesine denk gelene kadar.

Bu arada, yeni iki yazar var. Birincisi; Sedef Kaplan; firkat‘tan, cemaatten ve başka yerlerden biliyorsunuz. Diğeri de Tuna Mavi. Onu da biliyor musunuz, bilmiyor musunuz; bilmiyorum, hehe. İkisine de kısaca “hoşgeldiniz” diyebiliyorum. Zira, azıcık övünce yazarlarımızı ya askere alıyorlar ya da tekirdağa baz istasyonu bakımına gönderiyorlar, hehe.

Mehmet Doğan‘ın kitabı “Teknoloji Kimin Umurunda” yayıncıya gönderilmiş. İlk sayfalarında birsürü bloggera teşekkür etmiş. Biz de ona teşekkür ediyoruz.

Teşekkür ede ede bi hal olduğumuz bu gecenin sonunda size ayrılan sürenin sonuna geldim sanırım. Kendinize güzel bakınız.

Gitme yoksa…

0
2 yıl, 10 ay evvel.

Bak! En kötü ihtimalle, sahiden gidersen eğer, o pörtlek gözlü şarkıcı arkadaş gibi ben de derim ki: Gidenlerden, *bir tek seni bana ekledim *.

Ve sonra da çok canım sıkılır… Sıkılır… Sıkılır…