Tag Archive for 'medya'

ronaldinho Milliyet Gazetesi’nden Nilay Yılmaz, “Bombacı basın!” diyerek bu seneki transfer dedikodularını derlemiş.

Tiraj raporlarına bakılırsa bu transfer dedikoduları epey verimli oluyor spor gazeteleri için. Demek ki taraftar yalandan da olsa “Ronaldinho’yu sünnet olsun, sonra da Fener formasını giysin” istiyor.

Eğer canınız sıkılıyorsa, spor medyasının komikliklerini ufak bir arşiv taraması ile inceleyebilirsiniz. Transfer etmedikleri adam yok gibi. Ben şahsen FotoSpor’un üzerine çıkabileni görmedim.

Zaman Gazetesi, Gülen Hocaefendi hakkında çıkan haber ve köşe yazarlarından iyice rahatsız olmuş ve dağıtım işlerini Doğan Grubundan, Sabah Grubuna devretmeye hazırlanıyormuş. Kendilerince haklı bir sebep sayılabilir tabi.

Peki bu manevra Necip Türk Medyası için bir kırılma noktası olabilir mi acaba? Çünkü
Zaman’ın dağıtımının Sabah Grubuna geçmesi demek bir manada da “Safları sıklaştıralım ey cemaat, biz geldik” demek olacak. Öte yandan günlük 700-800 bin gazetenin dağıtımı da çok büyük bir mebla tutuyor, bunun elinden gitmesi hem de rakip bir gruba gitmesi, Doğan Grubunu epey üzecek ve hatta kızdıracaktır. Daha önce Emin Çölaşan’a Zaman Grubu için “Gözünü seveyim, bunlarla ilgili bişey yazma” diyenler, “Gözünüz aydın, artık atış serbest” diyebilir. Zaman Gazetesi de daha rahat bir pozisyona geçmiş olacağından, Doğan hakkında bir şeyler yazabilir. Acayip bir curcuna olabilir. Belgeler, dosyalar havada uçuşabilir. Daş düşebülür, ayı çıkabülür. Filan. İhtimaller denizi gibi oldu valla, ama tahminlerim böyle.

Bu arada Ciner Grubunun çıkaracağı gazetenin başına da beklenildiği üzere Fatih Altaylı getirilmiş.

Ehl-i tarikin eli ağırmış

6
6 ay, 18 gün evvel.

Mahmut Ustaosmanoğlu’nun evinin önünde Vatan Gazetesi muhabirleri temiz bir sopa yemişler. Yeni Şafak bu dayak olayını, muhabirlerin çevre duvarların üzerine çıkıp, ısrarla görüntü almaya çalışmasının sonucu olarak vermiş. Vatan ise muhabirlerini savunarak görevlerini yapıyorlardı, sadece soru sormak istediler, az kalsın linç edileceklerdi diye vermiş.

Bana sorsalar resmen paparazzilik derdim, tarikat paparazzisi muhabirler.

Bir süre önce de Hürriyet’te 1.7 milyonluk villa haberi vardı. Sonradan evin 250 bin ytl olduğu ortaya çıktı. Doğan Medya’daki bu Mahmut Hocaefendi sevdası nerden ileri geliyor bilmiyorum, ama fotoğraflardan gördüğüm kadarı ile tarikat ehlinin eli epey ağırmış.

Okuma Parçası

Daha önce her sabah memleket gazetelerinin birinci sayfalarını veren NetGazete’den bahsetmiştim. Eğer bu sizi kesmediyse, 55 ülkeye ait 589 gazetenin birinci sayfasına göz atmak için Newseum’u deneyebilirsiniz. Bu gazetelerin arasında Türkiye’den de 5 gazete var.

Hürriyet Gazetesi 60 yaşında

0
6 ay, 21 gün evvel.

Dün Hürriyet Gazetesi 60. yılı dolayısı ile bir poşet dolusu ilave verdi. Çeşitli konularda son 60 yıldaki gelişmelerin yanısıra, gazete çalışanlarından oluşan bir albüm ve ilk nüshasının da bir kopyası vardı poşette. Çok güzel bir çalışma olmuş, cidden tebrik ettim.

Vakit buldukça inceleyeceğim bu kolleksiyon sayısından ilginç bulduğum yerleri aktarmayı düşünüyorum.

Hakan Şükür ve Kutlu Doğum

19
6 ay, 29 gün evvel.

Ben şu kısacık ömrümde, medyanın halkına bu kadar yabancılaştığını görmedim. Hangi medya diyecekseniz cevabım hazır: Henüz yılın başında küçük kızın dilinden “Noel Baba gerçekten var, ben buna inanıyorum” dedirtip Selenası ile çocuklarımıza çakma Noel Ruhu yaşatan medya. Mevlid Kandilinde, “Yellenerek müzik yapan adamı” sunup, bunu mucize zanneden medya. Beynamaz akademisyenleri sabah sabah din hakkında dobra dobra konuşturan medya.

Şimdi de, Hakan Şükür’ün hafta sonu oynanacak müsabaka için, “Kutlu doğum haftasına yakışır bir derbi olsun ” demesi üzerinden koparıyorlar yaygarayı. İlla bir temenni yapılacaksa bunun statükocu, devletçi bir cihetten yapılması gerekiyormuş galiba. Ya hu adamın dileği temennisi bu yönde, inancı istikametinde, size ne oluyor. Mesele Hakan Şükür değil zaten. Nereden yontarız, nereden sulandırırız, nereden çakarız, nereden dezenformasyon yaparız onun hesabındalar.

Biraz önce bahsettiğim medyanın mümtaz şahsiyetlerinden birisi olan Fatih Altaylı da, kendine vazife çıkarmış ve divan kurulu başkanlığına bir mektup yazmış.

Mektupta bir ifade var ki akıllara zarar:

Son olarak Hakan Şükür isimli futbolcumuzun oynanacak bir derbi müsabakasının kutlu doğum haftası olarak bazı kesimler tarafından kutlanan bir hafta ile bağdaştırması son derece manidardır.

Bazı kesimler” dediği heralde Diyanet İşleri Başkanlığı. Diyanet, yaklaşık 20 yıldır kutlu doğum etkinlikleri düzenliyor. İnsanda biraz utanma olur, içinde yaşadığı topluma saygı olur.

Nedim Hazar’ın bu günkü yazısından (Bu rahatsızlık niye?) bir alıntı:

Anmak ile ibadet arasındaki farkı bilmeyene oturup ne anlatabiliriz bilmiyorum ama kısa süre önce ‘kandil gecelerine’ takan, daha önce de ‘Bir yılda iki kez Kutlu Doğum kutlanıyor olur mu hiç?’ nevinden saçmalıkları yazı diye yayınlamışlardı. Bir süre önce mevzi değiştiren ve kendini ‘tek’ zanneden bir zavallı ekranda yakaladığı bir kulüp başkanına ‘futbol ile inanç’ arasındaki ilişkiyi eleştirmesi için ukalaca sormuştu. Başkan öyle bir cevap nakşetti ki suratına laftan anlayan için yerin dibine girmek daha iyiydi. Yerli yabancı neredeyse her maçta, önce yahut golden sonra dua edenler, teslis yapanlar, bilmem ne yapanları görmezden gelip gıkları çıkmayan çapaçul zihniyet akılları sıra bu tür baskılarla kendileri gibi olmayan, düşünmeyen insanları baskı altına alacaklar.

***

Bazen, başımızda muhafazakar bir hukümet olmasaydı, bu medya farklı mı davranırdı acaba diye düşünüyorum.

Sessiz kalkan F16lar

0
7 ay, 4 gün evvel.

Terör örgütüne yönelik hava ve kara harekatları sırasında basında çıkan “F16lar sessiz modda kalkış yaptı” gibi komiklikleri derlemişler: “Harekat Komedileri“.

CHP de kapatılabilir mi?

10
8 ay, 6 gün evvel.

Zaman Gazetesi, Ak Parti’nin kapatılma davasındaki iddianamenin içeriğinden yola çıkarak bir kontr-atak yapmış: “Başsavcının ’suç’ tanımına göre CHP de kapatılabilir“.

Geçenlerde de bir başka gazetenin haberinde, Şemdinli Davası’nda iddianameye Genelkurmay Başkanını dahil ettiği gerekçesi ile meslek hayatı bitirilen savcıyı örnek göstererek; bu davaya Cumhurbaşkanı’nı, ki aynı zamanda Başkomutandır, dahil ettiği için Yargıtay Başkanı’nın da aynı şekilde muamele görmesi isteniyordu.

Taraf Gazetesi artık 40 kuruş

0
8 ay, 17 gün evvel.

Taraf Gazetesi 1 lira olan fiyatını 40 kuruşa indirmiş [via]. Şimdilik sadece birinci sayfayı gösteren siteleri de çok yakında hazır olacakmış.

MedyaKronik tekrar yayında

0
9 ay, 3 gün evvel.

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya Bölümü öğrencilerinin hazırladığı bir internet portalı MedyaKronik, tekrar yayında. Giriş sayfasında bizi etiket bulutu ile karşılayan sitenin, geçmişte yaptıklarından dolayı”Türkçe İçerik” ve “Türk Medyası” açısından önemi büyük.

Yaklaşık 10 kişilik bir profesyonel ekip tarafından hazırlanan sitenin eski yazılarından derlenerek hazırlanan bir de kitabı bulunuyor.

Dünyaya yeniden kim gönderilsin istersiniz?” diye abuk bir soru etrafında anket düzenlemiş “Who should live again?” adlı sitede. Atatürk birinci gelmiş, oyların %90′ını alarak. İşin ilginç yanı siteyi ve anketi hazırlayan arkadaş bir Türk. İyi etüt etmiş milleti, “ben buradan sağlam ekmek yerim hacı” demiş belli ki, yapmış siteyi, sonra facebook senin forumlar benim, google grupları onun forward mailler öbürünün diyerek yaymış konuyu, “Haydin atamızı birinci sıraya yerleştirelim” diye. Kendin pişir, kendin ye.

Barış bir iki sefer yazdı Beyn’de; “Atatürk sevgisini sömürerek para kazanmak” , “Who Should Live Again balonu söndü“. Detayları ile var, Barış ısrarla peşine düşmüş konunun. Ben okuduğumda vay anasını demiş, helal olsun Barış’a demiştim.

Milliyet‘in sitesindeki manşetinde gördüm bu sabah: Tekrar yaşaması istenen kişi Atatürk, ANKA’nın haberi, ve “Sizin gazeteciliğiniz bu kadar işte” dedim. Hakikaten biraz araştır, biraz kurcala öyle gir şu haberi. Abdi İpekçi için “Tam 29 yıldır faili meçhul!” diye sızlanacağına, düşün, “Abdi İpekçi yaşasaydı Milliyetin internet sitesi böyle mi olurdu acep?” diye. Herneyse…

Ama bu tür siteleri, anketleri yapan adamlar konvansiyonel medyanın bu durumunu da biliyor, daha da bir hevesle giriyor bu işe.

Son söz olarak şimdi o anketlere filan şehvetle oy kullanıp vicdanlarını rahatlatanlara hakikaten sormak istiyorum, Atatürk birden belirse arkanızda da ankette oy kullanırken, kulağınıza yapışıp “Ne yapıyorsun ey Türk gençliği” demez mi? Bence kralını der, yerinden kalkamazsın.

O zaman şunu bilmeliyiz; sevdiklerimiz uğruna bir şey yaparken düşünmeliyiz, “Acaba onun aziz hatırasına hürmetsizlik edip bir kaç akıllının ekmeğini tereyağlı ballı ekmek mertebesine mi yükseltiyorum” diye sorgulamalıyız. Çok bir şey değil yani, azıcık uyanık olun yeter.

Birinci Sayfalar

0
10 ay, 6 gün evvel.

Sabah işe başlamadan evvel, gazetelerin ilk sayfalarına göz atmak isteyenler için: Gazetelerin birinci sayfaları.

İnternethaber’den Günsel Günhan, Hürriyet Gazetesi’nin son dönemde yaptığı yalan haberler üzerine güzel bir yazı yazmış ve 15 yalan haberi listelemiş.

Yalan haber, peki neden?

5
12 ay, 1 gün evvel.

Bir kısım medya‘nın balıklama atladığı bir haber gündemdeydi: Kız lisesindeki namaz baskısı. Manşetlerde yer alan bu haberin aslı (Namaz baskısı hiç olmadı bölümümüzü sevmiyorduk) ve tepkiler (Yalan haberler yargıya taşınıyor).

Google sonuçları da çok ilginç, hep beraber arayalım “Kız lisesinde namaz baskısı“.

Acaba başımızda dini hassasiyetlerini açıkça deklare eden bir iktidar partisi olmasaydı, yine de bu asparagas irtica haberlerine rağbet edilir miydi? Başka sorum yok sayın hakim.