Konu: 'kuaför'

Dün Tataroğullarından kardeşim Erhan’ın nişan davetine icabet etmeden evvel son dakika kararı ile Berber Adem’e bir uğrayayım dedim. Muhabbetini sevmediğim bu mıymıntı herifin dükkanı bizim eve iki sokak ötede. Çıktım gittim. Gittim ama, ne göreyim dükkanı devretmiş yerinde bakkal var. Saya söve, cadde üzerinde yürüyerek devam edeyim, gördüğüm ilk berbere dalayım dedim.
berber Bir günde iki berbere giden adam
Bir tane berber buldum, girdim içeriye. Adem’in yirmi yıl yaşlanmışı sanki, aynı mıymıylık, aynı hımbıllık.

Muhabbet açmak için “Üniversite de mi okuyosun“dan sonra kurduğu ilk cümle “Yaa yanlış anlama da, sizin üniversitede de çok fuhuş, çok sigiş-soguş oluyo yaaa” diyen bi adam. “Nerden biliyosun gördün mü gözünle” dedim, güvenlikçi arkadaşı anlatmış. Neyse artık başa gelen çekilir dedim, kendimi teslim ettim “Her yerden 2-3 santim kısalt” diyerek.

Felaketin başlangıcı, makasın sağ kulağın üzerinde kayıp 5 santimlik bir saç kütlesini götürmesi oldu. Sonra orayı eşitlemek için öbür tarafa geri döndü. Orayı da kuş etti. Merak ve ızdırap karışımı bir his ile seyrettim biraz. Sonra dayanamadım sordum “Napıyosun, hayırdır” dedim, “Sen böye demedin mi?” dedi bişkin bişkin. Yapılacak bir şey olmadığını anladım, saniyeler içinde güzelim saçlar gitmiş yerine Yılmaz Morgül ve Elvis ortası bir peruk modeli iliştirilmiş kafa sahibi olmuştum. Bari nişan yanmasın diyerek alelacele yarı para vererek çıktım.

Nişana geçikmeli olarak vardım kardeşimle. 10-15 dakika durduk, tebrik ettik çıktık. Esasında Muzo namındaki bir arkadaşla gidecektik, beklendiği üzere satışa getirdi bizi. Nişan yerine gittiği diğer organizasyon için davet etmemesini ise zaten pas geçiyorum. Öyle anlarda insan kardeşinin değerini anlıyor işte.

Şehrin bilimum kalabalıklarında o antika şekil ile gezdikten sonra Üniversite Cd. üzerinde klas bir berber keşfettim akşam üzeri, Berber Erdal. Anlattım başımdan geçenleri, “Abi büyük geçmiş olsun” filan dediler, öbür berbere de iyice sövdüler. Ben de gaza geldim heralde, ben de sövdüm biraz. Onlar söverken model küfürler duydum, ben de hızlıca tekrar etmeye çalıştım hepsini, çok yerde yetişemedim ama. Sonra Erdal abi hızını alamadı Necati’ye İbrahim Akın’a filan da küfür etti. Ertuğrul’a küfür ederlerken ben, “Efendi adam o yaa” diye araya girdim. Sonra biraz da birbirlerine küfür ettiler. Arada bana da geldi mi bilmiyorum.

Eve vardığımda geriye doğru fönlenmiş kısa saçlarımla tıpkı bir armut gibiydim. İyisinden ama.

Muhtemelen alakalı diğer yazılar:

rss takipçi sayısı twitter takipçisi

departmanlardan