Konu: 'konya'

Müezzin Mahfili

6
4 ay, 5 gün evvel. yayınlandı, hafifçe tıkla, twitter'da yayınla

Memlekette Ramazan’ı duya duya yaşayabileceğiniz en güzel ikinci yer olan Konya’dayız. İkametgah burada (orada) olacak artık. Ee, Ramazan’ı Konya’da karşılamak nasip olunca onlarca cami arasından Teravih için seçim yapmak epey zor oluyor. “7 farklı camide teravih kıl, hacı sevabı cebine gelsin” artık yutmadığımız bir şey olsa da, hem yılda bir kere olan bir güzellik hem de yanında bir akşam gezmesini de hediye ettiği için ailecek seviyoruz teravihi.

Yalnız “imam-ı ferrari” ekolünden bir hocaya denk gelirseniz yoruluyor ve bunalıyorsunuz. Yoruldum ve bunaldım oradan biliyorum. Gerçi geçen gün rekat aralarında saflardaki boşluklardan faydalanarak pencere kenarına kadar ulaştım. Hatta abarttım müezzein mahfilindeki bir boşluğu da ustaca değerlendirerek oraya ulaştım. Püfür püfür esiyordu vallahi. Kendimi iyice kaptırmışım, aralarda getirilen selavatlarda müezzinlere mikrofondan eşlik ettim, o derece. Hatta bir ara “n. hanım çıkışta demir kapının orada buluşalım” diye anons edecek oldum, vazgeçtim.

İhlas’a giden yol riya’dan geçermiş” diyorlar mı hala bilmiyorum. O hesaba yazın bunu. Selametle efem.

Muhtemelen alakalı diğer yazılar:

Yaman Gezgin kadar olmasa da, kendi çapında gezmeyi çok seven bir amcam var. Konya’daki kına gecesine gitmek için güzergahı Eskişehir- Kütahya- Afyon- Isparta- Eğirdir- Beyşehir- Konya olarak ayarlamasından başımıza gelecekleri az çok tahmin etmiştik. Hakeza, nikah merasimi için belirlenecek güzergahı da Tuz Gölü’nden, İç Anadolu’nun bilimum kuş uçmaz kervan geçmez şadırvanından su akmaz köylerinden ve inişli çıkışlı yollarından geçirerek bizi yanıltmadı.

Akıllarda kalanlar; Kütahya Valiliğinin agresif otoparkçısı, Üst geçitten bozma kafe, Yol tarifi için “Buralarda bir kavanoz varmış, nereye düşüyor” diye sormak, Göbekteki kocaman porselen vazo, Afyon Kalesine araba yolu sorduğumuzda “teknoloji o kadar gelişmedi malesef” diyen şakacı trafik polisi, Ahşap kolonlu huzur dolu Afyon Ulu Cami, Çık çık bitmeyen Afyon Kalesi merdivenleri, Merdivenlerin yanındaki ağaçlara dilek için bağlanan pazar poşetlerinden çaputlar ve erikli su şişeleri, Afyon Kalesindeki kocaman boşluk ve gördüğümüz enfes Afyon Manzarası, İn in bitmeyen Afyon kalesi merdivenleri, Isparta’nın enfes piknik alanları ve fıskiyelerle oynamak, Circibit ıslanmak, Göbekteki elinde şapkası ile Süleyman Demirel Heykeli, Güzel bir dostun yanında bir gece ailecek konaklamak, Cennet Bahçesi, Eğirdir Gölünde yüzmek, Ve Konya, A3′e basılmış Google Maps çıktıları ile bile evin yolunu bulamamak, ve Kına gecesi.

tuz gölü

Konya’dan çıkış, KGM haritalarında Tuz gölünü aramak, Tuz gölünde çıplak ayak koşuştururken tuztopu savaşı yapmak, Kaman’ın roller coaster misali yolları, Köylerin şadırvanından su akmayan camileri, Ördekler ve kazlar, Saman tozları, Ekibimizin en ufağının geçmişinden “anneee, halam mı büyük dedem mi?” gibi anılar dinlemek, “e oğlum o, onun babası ya” cevabına verdiği “aslında aralarında pek de yaş farkı yok sanki” cevabı ile kopuşlarda bir daha kopmak, Nasıl olduğunu anlayamadan Samsun ve Karadeniz, Deniz kokusuyla giderilen hasretlik, Çarşamba da bastıran ve sadece Çarşamba’dan çıkar çıkmaz bizi bırakan sağanak yağmur, Gecenin bir vakti Bolaman’da yenilen yağda kızarmış lezzetli Yalıköy köftesi. Ve Giresun. Memleket, ve Nikah.

Şimdi Eskişehir’deyiz. 4 Haziran’dan bu yana herbiri diğerinden daha yorucu günler geçiriyorum. Ama sanırım bütün bu koşuşturmacaya değdi.

Bu vesileyle, her türlü iletişim aracı üzerinden bize güzel dileklerini ve hayırlı dualarını ileten eşe dosta olan teşekkür borcumu ödemek isterim. Müteşekkirim, Allah eksikliğinizi hissettirmesin.

Özel teşekkür ise sadece bütün bu yolculuk sırasında değil, bütün bu hayırlı iş sürecinde daima yanımda olan amcama gidiyor.

Muhtemelen alakalı diğer yazılar:

Davetiye

41
6 ay, 13 gün evvel. yayınlandı, hafifçe tıkla, twitter'da yayınla

Malumunuz düğün-dernek işleri ile ilgili bir koşuşturmaca içindeyiz. Ancak yazabiliyorum: Nagihan ile bendeniz dünya evine girmek için, 5 Temmuz Cumartesi, Saat 14:00′te Giresun Belediye Nikah Salonu‘ndayız. Çiçek veya çelenk yerine bizzat gelinmesi tercihimiz :)

Detaylarla ilgili bir davetiye sayfası yaptık, ilginizi çekerse buyrun.

Muhtemelen alakalı diğer yazılar:

Haftasonu hem Konya esnafının yüzünü güldürmek, hem de onları hayattan tiksindirmek için Konya’daydım. Mobilya, perde ve halı bahsini kapatmak için, şehir merkezindeki hemen hemen bütün sektör mensupları ile bire bir görüşmelerde bulundum. En nihayetinde bütçemiz çerçevesinde, metresi 35 ytl’ye akrilik yün Dinarsu halılar ve yolluklar, Brilliant’ın VIP serisinden metresi ortalama 17 ytl’ye şirin ve sevimli tüller aldık. Peşin paranın gözünü seveyim; açmadığı kapı, sebep olmadığı iskonto yok.

etli ekmek @ hacı bey

Alış verişimiz sırasında habire yedik içtik ayıptır söylemesi. Bu arada iki yer keşfettik. Birincisi, şehir merkezindeki Kule Site AVM’nin içinde bir yer açılmış, Konya Mutfağı adında. Gayet nezih, temiz ve sakin. Etli ekmek ve karışık kebap için ödeyeceğiniz komik ücret de cabası. Servis de muazzam. Diğer mekan ise Kukla Kebap. Ankara merkezli bir zincir restoran’ın Konya şubesine gittik. Burayı ilginç kılansa lezzetli yemekleri değil, siz yemekteyken yapılan kukla gösterileri. Mehterandan, İbrahim Tatlıses’e, Şakira’ya kadar bir çok komik kukla gösteri yapıyor. Çocuklar için ve hatta çocuklu anneler için ne muhteşem bir şey olduğunu bizzat gördük.

Bu sefer süre kısıtlıydı, darısı diğerlerinin başına :)

Muhtemelen alakalı diğer yazılar:

Barda

13
1 yıl, 10 ay evvel. yayınlandı, hafifçe tıkla, twitter'da yayınla

anasayfa_gg__18 BardaBarda“, Serdar Akar’ın son filmi. Nejat İşler başrolde. Nasıl bir başrolse artık hala çıkamamış sanırım, TV ekranlarında hala aynı halde görüyorum kendisini. Bence yönetmenin stop direktifini duymamış olabilir. Yoksa neden psikopat rolüne devam etsin ki?

Alo? Helsinki ? Psikopatlık, kavga, kaybedecek bişeyi olmamak, kaybedecek çok şeyi olmak üzerine senaryosu kopuk, sırf sondaki bi cümleyi en baştaki bir vakkaya ilmeklemek için çekilmiş bir film(gibi). Ama bu yazının asıl sebebi filmin kritiği değil, seyredeceklere bir uyarı: Filmin özellikle lise iki ve yukarısındaki gençlerde “+18miş, kesin gidelim olm” önermesi çerçevesinde uyandırdığı “acayip erotizm, pozisyon vs. göreceğiz - yihahaha” duygusunun aslında olmadığı. Zira Serdar Akar daha evvelki gibi tecavüz sahnelerinde sadece bağyanların kolunu gösteriyor, ardından da Demir Bükey çıkıyor. Çıksa Komik olurdu - mühe.

Sinema salonundan çıkarken küfür eden gençlere kulak misafiri olup dinlediklerim, anladıklarım bunlar. Öte yandan “küfür ve sövgü” konusunda ihtisas yapmak istiyorsanız hemen seyredin de diyebilirim. Bunu da teşhis ettim. Ama dikkat buyurun seyredin demedim. Diyemedim.

Muhtemelen alakalı diğer yazılar:

rss takipçi sayısı twitter takipçisi

departmanlardan