Kırmızı gezegen diye bildiğimiz, hatta adına Red Planet diye filmler çekilen Mars’ın aslında biraz da mavi olabileceği konuşuluyor.
Uzmanlar, NASA uydularının Mars yüzeyinden gönderdikleri fotoğraftaki bazı renklerin, uydunun dünyada çekilen fotoğrafındaki renklerden farklı olduğunu tespit etmişler.
Bunun üzerine haklı olarak kıllanan bu komplocular, “hmm bu nasıl olabilir ki” diye biraz düşününce, bunun ancak fotoşoptaki hue/saturation ayarı ile oynandığında oluşabilen bir efekt olduğunu anlamışlar.
İnsanlar, NASA’nın neden kaşif robotun Mars yüzeyinden gönderdiği fotoğraflar üzerinde azıcık oynayarak mavi görünen yerleri kırmızı yaptığını merak ediyor. Bunun sebebi, dünya insanlarının kırmızı bildiği Mars’ın aslında mavi olduğunu öğrendiklerinde ortaya çıkacak arbedeyi önlemek olmadığına göre, haklı olarak, “Neden NASA, neden!?” demekten kendilerini alamıyorlar.
Belki de bu büyük şeytan Amarika’nın Mars’ı dünyada su sıkıntısı baş gösterince kullanmak üzere kendine sakladığı bir su deposu olarak görmesinden kaynaklanıyor. Ya da Mars’lıların NASA insanları ile teknoloji paylaşımı yapmalarının tek şartı şu muydu: “Mars, kırmızı olarak gösterilecek, karizma korunacak!”
Yoksa durduk yere neden oynasın ki adamlar uydunun renkleri ile? Varsın Mars mavi olsun!
Belli ki bi iş var arkadaşım! Demek ki var bi katakulli! Var bi çapanoğlu!
Esasında Hubble’ın gönderdiği son fotoğraflarda Mars’ın kutup bölgelerinde bariz olarak görünen mavi atmosferi ve zaman zaman basına yansıyan “Mars’ta su bulundu, ama Ankara Büyükşehir Belediyesi boru hattını döşemeye yanaşmıyor” tarzı haberleri biz de önemsemeli ve kıllanmalıydık. En azından bi düşünmeliydik, “N’oluyo?” diye.
Elin adamı Cape Kennedy‘den habire mekik kaldırıyor semaya doğru, soranlara “Ya işte, Uzay istasyonunun kapısındaki menteşe gevşemiş, iki arkadaş gönderiyoruz” diyor. Oradan ne olduğunu da sadece onların bize gösterdiklerinden öğreniyoruz.
Ama gel gör ki, işte bazen, basiretleri bağlanıyor, Ay’a ayak basma geyiğindeki (!) gibi kıllanan adamlardan kaçamıyorlar. Sırf Mars’taki gariplikleri araştırmak için bile Mars Anomali Araştırmaları diye örgütlenmiş bu kıllanan adamlar.
Ben Mars’ta su olduğuna inanıyorum. Acı ama gerçek Ankara da su yok ama Mars’ta var.
Mars’ı sevmezdim eskiden, bilmiyorum belki Ata Nirun’un bi kitabı dolayısı ile yediğim kazığı hala unutamadığımdan veya kırmızı renginden dolayı. Ama renk konusu kapandığına göre, kazık konusunu da unutabilirim sanırım.

Ne bileyim bi sempatik göründü mavi renk gelince suratına bu Mars’ın.
Valla düşündüm de, şahsen Mars’ta reşit olacak olsam bi dakka durmaz, şimdi kendimi yazdırırdım ilk mekiğe, ama gelin görün Mars’a göre henüz sadece 13.1 yaşındayım. Hay bin metreküp su!
Muhtemelen alakalı diğer yazılar:


Buldurur
yorumlaré
RSSinternetist
celil, hitman, yavuzselimk [...]
hasan kose, aleysan, bünyaz [...]
Keyifvakti
birblog, bünyaz, hakan yamanoglu [...]
birblog, nahnu, MaFiAMaX [...]