Haftalar var ki, istiyorum, şöyle oturayım bi Perihan Mağden gibi, bi Jaymes Joys ve diğerleri gibi gibi bilinç akışı tekniğini kullanarak kliki klükü diye klavyenin tuşlarını tıkırdatayım. Gel, gör ve de sarsıl ki nasip bu güneymiş; değerli okur önce sana biraz cumartesiyi anlatayım, dinlersen:
Cumartesi ki güneşli günlerin en güneşlisi, trenli günlerin en trenlisi, ayranlı günlerin en köpüklüsü, ve hüzünlü akşamların en ayrı düşeniydi. “Remember, remember X of the November“lere bir yenisi olarak eklendi sadece; “18 Kasım“. “Nahnu” ifade-i şahanesinin hakkını nasıl veririz kaygısını geçtiğimiz haziranda atmaya başlamıştık üzerimizden hatırlatırım, zira iş bu cumartesi o kaygıdan kalan son parçalarını, gözümüze kaçan güneşlerle, attık gitti. Evet pek sayın bir sevgili arkadaşımızın fi tarihinde dediği gibi, gözümüze güneş kaçsın istiyoruz!
Cumartesiden anlatacaklarım bu kadarla sınırlı değil elbet ama bizi sinsice ve tıpkı bir gizli hafiyeymişçesine takip eden kediye ve sayılarını 2şer 4er arttırarak bize eskortluk eden sevgili serçelere buradan bir selam yollamak istiyorum. Ve kestane balına, ve B Class şarkıcı kolleksiyoncusu Hacı Bey’e, Alaaddin’e ve sihirli lambasına ve suböreğine, ve Hazret’e, ve Hokkabaz’a.
Ve herşeyin evvelninde ve ahirinde andığımız Zat-ı zülcelale şükranlar, bizi (bu güne) kavuşturduğu, bizi bu günlerden daha güzellerine kavuşturacak olduğu için.
Pinhani’nin dediği gibi, “Hiçbir cumartesi günüm bi türlü yetmedi”, evet maalesef günler 24 saat, tren 21:15′te. Ama çok şükür, her giden trenin bir dönüşü var.
İyi ki var, sın.

yorumlaré
RSSsamedus, amarat, Çilekli Süt [...]
GÜMÜŞ, hakkı alacalı, KÜRŞAT [...]
FeRHaD, bobby_generic, Nohut [...]
bobby_generic, kerem, nohut
SDC, BooZeR, müJdaT [...]
Serhan, eylos, nahnu [...]