ne zaman?
nerede?


Arşiv

Keşke bir düzenleme yapılsa ve emekliler maaşlarını istedikleri bankalardan alabilse. Böylelikle devlet bankasına kapağı atmış onlarca suratsız memur ve memurenin “of-puf-afra-tafra“sından kurtulurlar.

Hem belki, özel bankalar arasındaki rekabetten doğacak promosyon savaşı ile de yüzleri güler birazcık.

  • bu da tinerci çocuklardan, onlara nasihat etmeye çalışan anneme gitti: “boşverin yaa, haydin gidip tramwaya kaçak binelim” #
  • annemden devlet dairesindeki bi memura gitti bu: “sen buraya özürlü kadrosundan girdin heralde!” #
  • özdalların bitirme tezi için poster hazırladık, film afişi gibi oldu “Retun of the TOKİ” #

Ne ola ki?, leb demeden leblebiyi anlarım diyenler için, ayrıntısından resmin bütününü yakalama oyunu. Hemen hemen hiçbirini tahmin edemedim.

listeny logo Sevgili dostlarım Selim ve Eray, beğendikleri müzikleri ve müzisyenleri Listeny.Com üzerinden bizlere empoze etmeye çalışacaklarmış. Hem de bunu eğlenceli vblog bölümleri halinde yapacaklarmış. İlk bölüm için seçtikleri parçaları beğendim.

Görüntü geçişlerindeki fadeout/fadein yerine daha haraketli bir geçiş seçip, gizli sigara reklamlarını da kaldırırlarsa ben müptelası olmaya hazırım ;)

Christophe Huet‘in çeşitli markalar üzerine hazırladığı fotoğraf işleri. Bazılarının son halini alıncaya kadar geçtiği aşamaları da yan menüden making of‘u seçerek bakabiliyoruz.

PC World’de “Google’ın patlayan servisleri” başlığı altındaki Google Voice Search ilgimi çekti. Google, gayet deneysel bir çalışma olan GVS‘den elde edilen bilgilerle şu anda GOOG-411 adında bir hizmet sunuyormuş.

goog-411 logo İşleyişi gayet basit, önce servisin ücretsiz numarasını çeviriyor, ardından bulunduğunuz yeri tarif ediyorsunuz. Sonra da bilgi almak istediğiniz sektörü söylüyorsunuz. Ve GOOG-411 size isterseniz anında isterseniz de SMS olarak bilgi veriyor. Şimdilik sadece ABD ve Kanada için kullanılabiliyormuş tabi.

HolyTaco, Starbucks’da bulabileceğiniz cansıkıcı tiplerden 8 tanesini tespit etmiş. “Starbucks’ı sevmediği halde her gün gidenler” ve “Yazar olduğunu anlamanız için elinden geleni yapanlar” ilginçmiş.

Aslında bir konu var- Yasemin Mori

Aslında bir konu var, Yasemin Mori [via].

Yani neymiş, FriendFeed bazen güzel klipler bulmanızı da sağlıyormuş.

JCI Girişimcilik Akademisi (Bilgi Ekonomisi) 2. gün izlenimlerim

JCI Girişimcilik Akademisi 2. gün etkinliklerinden IT Ekonomisi Farklı Yaklaşımları ve Uygulamaları Eğitimine katılacağımı söylemiştim. Dün oradaydım ve baştan söyleyeyim çok verimli geçti. İlk gün izlenimlerine dair ne varsa, EBİ İş Geliştirme Müdürü Zafer Babür enfes sunumu ile sildi attı, yerini büyük bir memnuniyete bıraktı.

Bu kısa süreli eğitim, Wikinomics diye başlayıp sosyal ağlardaki iş fırsatlarına, oradan da bloglara kadar uzanan bir çizgi üzerine oldu. Şahsen, 6-7 senedir blogküreyi takip eden birisi olarak, blogküre hakkındaki araştırmaları ve geleceği ile ilgili öngörüleri kaçırmamaya çalışıyorum. Açık konuşayım, bu konunun geneli hakkında son zamanlarda gördüğüm en güzel sunumdu. Zafer Bey’i ve kendisini davet eden JCI Eskişehir‘i tebrik ediyorum.

Öncelikle “Blog nedir bi bakalım? Önce toz ve gaz bulutları vardı, sonra web ile log kelimeleri brden birleşti…” gibi geyiklerinin pas geçilmesi ve daha çok bir mecra olarak internetin (özelde sosyal ağlar ve blogların) getirdiği felsefe ve yol açtığı fırsatların anlatılması beni çok memnun etti.

Entre paranthese bir şey daha; konuşmacının bir blogger olarak, bir sosyal ağ kullanıcısı olarak kendi deneyimlerini ve birikimini aktarması, öte yandan bir iş geliştirici ve bir işveren bakışı ile bu mecralardan beklentilerini paylaşması çok tamamlayıcı oldu. Bu anlamda da memnun kaldım.

Bununla beraber Zafer Bey’in, IT Ekonomisi üzerine eğitim almaya geldiği halde wiki’den, blog’dan bihaber bir kitleye konuşmaktan haliyle biraz sıkıldığını farkettim. Keşke Blog Konferansı gibi bir etkinlikte daha geniş bir zaman diliminde, daha heyecanlı ve daha interaktif bir toplulukla buluşsaydı, süper olurdu. Kendisi ile bunu paylaştığımda öğrendim; zaten Blog Konferansı için davet almış, ancak katılamamış.

JCI Girişimcilik Akademisi’nin son gün programında ilgimi çeken başka eğitim olmadığı için, bu maceranın sonu diyorum.

Not: Zafer Bey sunumunu paylaşıma açınca haberdar edeceğini söyledi, adresi öğrenince ben de buradan paylaşacağım. Eminim istifade edeceksiniz.

Teletubies mecliste!

Bobiler.org’un son günlerdeki en harika montesi budur bence.

  • bişey kurdum, yorumcunun adının üzerine gelince son 3 yorumu görünüyor, kendi blogundan excerpt mi ne çekiyor bi de, çok acayip güzel oldu. #
  • jci girişimcilik seminerindeydim, iş planı eğitimi adeta bir facia idi. kötüydü manasında. facialar zaten kötüdür. #

Zaman’ı artık Sabah Grubu mu dağıtacak?

Zaman Gazetesi, Gülen Hocaefendi hakkında çıkan haber ve köşe yazarlarından iyice rahatsız olmuş ve dağıtım işlerini Doğan Grubundan, Sabah Grubuna devretmeye hazırlanıyormuş. Kendilerince haklı bir sebep sayılabilir tabi.

Peki bu manevra Necip Türk Medyası için bir kırılma noktası olabilir mi acaba? Çünkü
Zaman’ın dağıtımının Sabah Grubuna geçmesi demek bir manada da “Safları sıklaştıralım ey cemaat, biz geldik” demek olacak. Öte yandan günlük 700-800 bin gazetenin dağıtımı da çok büyük bir mebla tutuyor, bunun elinden gitmesi hem de rakip bir gruba gitmesi, Doğan Grubunu epey üzecek ve hatta kızdıracaktır. Daha önce Emin Çölaşan’a Zaman Grubu için “Gözünü seveyim, bunlarla ilgili bişey yazma” diyenler, “Gözünüz aydın, artık atış serbest” diyebilir. Zaman Gazetesi de daha rahat bir pozisyona geçmiş olacağından, Doğan hakkında bir şeyler yazabilir. Acayip bir curcuna olabilir. Belgeler, dosyalar havada uçuşabilir. Daş düşebülür, ayı çıkabülür. Filan. İhtimaller denizi gibi oldu valla, ama tahminlerim böyle.

Bu arada Ciner Grubunun çıkaracağı gazetenin başına da beklenildiği üzere Fatih Altaylı getirilmiş.

JCI Girişimcilik Akademisi (Bilgi Ekonomisi) 1. gün izlenimlerim

JCI Girişimcilik Akademisi, Anadolu Üniversitesinde her yıl olduğu gibi bu yıl da çeşitli eğitim, seminer ve paneller düzenliyor. Bu senenin konusu Bilgi Ekonomisi. Etkinlik programında IT sektörü ile ilgili eğitimler dikkatimi çekti.

Hem sertifikalı hem de 10YTL olunca, dün gittim, ilk gün programından ISI Emerging Markets Genel Müdürü Kerim Alain Bertrand‘ın vereceği Click Into Your Future (İnternet Ortamında Geleceğin Şirketini Kurun) başlıklı eğitimi seçerek kayıt yaptırdım.

Eğitim saatinden biraz önce vardığımda şok oldum. Kerim Bey yurtdışında olduğu için gelemeyecekmiş, dolayısı ile “Click Into Your Future” eğitimi iptal edilmiş. Olabilir, ben de bir kaç yıl STK’larda çalıştığım için biliyorum, zordur, eğitimci, panelist son dakika golü atabilir, işi çıkar, hasta olur, bişey olur yani; bunu katılımcılara anlatmak da çok güçtür. Ama benim anlamadığım şey, ben katılım biletimi perşembe akşamı satın aldım, iptal edildiği muhtemelen belli olan etkinlik için neden bilet satıyorsunuz? Bunu JCI’a yakıştıramadım. Bir beceriksizlik olarak kayıtlara geçti.

jci logo (c) maxi haber

Bu sıcakta teptiğim yolu geri gitmemek için ve de zorluk çıkarmamak için, teklif ettikleri üzere eşzamanlı başlayacak başka bir seminere kayıt yaptırdım: İş Planı Eğitimi.

İş Planı Eğitimi, ise iş planı eğitiminden başka herşeye benzedi. Beğenmedim. Programda 3 Eğitimci gözüktüğü halde Akdeniz Üniversitesinden gelecek olan Dr. Nuray Atsan Hanım yoktu. Bizim üniversiteden katılan Doç. Dr. Mehmet Başar Hoca da 15 dakika Girişimcilik üzerine bir şeyler anlattı ve bir yakınının sağlık problemleri ile ilgilenmek için müsade istedi gitti.

Kalan tek eğitmen, AB İş Geliştirme Danışmanı ve JCI yöneticilerinden Abidin İçden de girişimcilikten, JCI’nin faaliyetlerinden bahsederek ve konusu İş Planı olan bir eğitimin yalnız 20-25 dakikasını “iş planı hazırlamaya” ayırarak eğitimi bitirdi. Ayırarak dediysem kibarlığımdan diyorum, siz bunu hazırlanan slaytların hızlı hızlı geçilmesi olarak anlayın lütfen.

Zaten katılımcılardan birisi de bunu yüksek sesle dile getirdi. “Biz buraya İş Planı Eğitimi almaya geldik, eğitimin bitmesine 35 dk kaldı hala İş Planı’na dair bişey işitmedik” diye. Hakikaten teması İş Planı olan bir eğitimin, geç başlayıp bir saat geç biterek bu kadar baştan savma ve plansız yapılmasını ayıpladım vallahi.

Eğitim sonunda, “Click Into Your Future” eğitimden bu eğitime dahil olanlara sertifikalarının sonradan verileceğini öğrendik. Tuz biber oldu bu da. Keçeli kalemle doldurulan bir sertifika için bir ton angarya daha çekmemek için görevli öğrencileri (maalesef) kâle almayarak, gittim yetkili (gravatlı) birini bularak durumu aktardım, sonra orada bizim için yeniden sertifika yazdılar. Bir ton angaryadan kurtardığım insanlar için ufak bir kahramanlıktı bu galiba.

Şu anda keşke evde kalıp uyusaydım diyorum, vallahi daha verimli bir gün olurdu benim için.

Merak ettiğim iki eğitimden diğeri, Eczacıbaşı Bilişim A.Ş. İş Geliştirme Müdürü Zafer Babür’ün IT Ekonomisi Farklı Yaklaşımları ve Uygulamaları eğitimi için yarın sabah yine Anadolu Üniversitesi Kırmızı Salondayım. İnşallah, bu sefer umduğumuzu buluruz, laf salatası yerine işe yarar bir şeyler öğreniriz. Ümitliyim.

Edit: 2. Gün İzlenimlerim (Zafer Babür - IT Ekonomisi Farklı Yaklaşımları ve Uygulamaları eğitimi)

Bir çeşit lifestream

Yan tarafta blogkürede bugün diye bir bölüm var, google reader üzerinden ilginç bulduğum blog yazılarını filan paylaşıyorum. Şimdi bunu biraz daha genişleterek müstakil bir sayfaya taşıdım: Paylaşılan Öğeler.

Google Reader paylaşımlarının yanısıra, Del.icio.us, Stumble Upon gibi birkaç siteden de beğendiklerimi eklediğim bir liste olacak orada. Facebook, Twitter gibi kişisel zımbırtılarımı koymadım. Çünkü daha ziyade canı sıkılanların takılabileceği bir alan olarak düşündüm. Tam manası ile olmasada bir çeşit lifestream yani.

profilactic

Bu arada, bu RSS akışlarını birleştirmek için profilactic adlı servisi kullandım.

Sigaraya başlamak nasıl arkadaşlardan görerek oluyorsa bırakmak da arkadaşlardan görerek olabiliyormuş. Diğer bir değişle sigarayı bırakmak bulaşıcıymış (Butting out together).

19 Mayıs’tan itibaren genişletilen sigara yasağından sonra bir çok arkadaşımın sigarayı bıraktığını gördüm, sevindim onlar adına.

Türlü sebeplerden açılan bloglar, aynı şekilde, türlü sebeplerden kapanabilir. Sahibinin/ sahibesinin keyfine bağlı olarak yaşanabilecek bir gelişme. Ekseriyetle üzülmüyorum kapanan bloglara. Ancak, İzlenimler ve Düşünceler veda yazılarını yayınlayınca değişik bir burukluk yaşadım. Sanki devam etse daha iyi olacakmış diye düşündüğüm için olabilir.

Derin Sular’dan Serdar Kaya da bir şeyler yazmış bu “nerde trak orda bırak“larla alakalı olarak: Yorum Blogları Birer Birer Kapanıyor. Özellikle son paragrafı çok beğendim, güzel bir tespit var:

Bence her blogu müstakil bir proje olarak ele almak gerekli. Tabii bu kısa ya da uzun vadeli, yani sonlu bir proje de olabilir. Bu durumda, sona eren projenin arşivi de zaten baştan hedeflenilen eserin kendisi anlamına geleceğinden, elektronik ortamda hizmet sunmaya devam eder. (Bir heykeltraşın eseri gibi.) Konuya bu şekilde bakıldığında, bir blog projesinin sonunda değil başlangıcında alınan kararlar önemli hale geliyor.

  • eskişehire döneli iki gün, kendime geleli üç saat oldu. #

Konya Mutfağı ve Kukla Kebap

Haftasonu hem Konya esnafının yüzünü güldürmek, hem de onları hayattan tiksindirmek için Konya’daydım. Mobilya, perde ve halı bahsini kapatmak için, şehir merkezindeki hemen hemen bütün sektör mensupları ile bire bir görüşmelerde bulundum. En nihayetinde bütçemiz çerçevesinde, metresi 35 ytl’ye akrilik yün Dinarsu halılar ve yolluklar, Brilliant’ın VIP serisinden metresi ortalama 17 ytl’ye şirin ve sevimli tüller aldık. Peşin paranın gözünü seveyim; açmadığı kapı, sebep olmadığı iskonto yok.

etli ekmek @ hacı bey

Alış verişimiz sırasında habire yedik içtik ayıptır söylemesi. Bu arada iki yer keşfettik. Birincisi, şehir merkezindeki Kule Site AVM’nin içinde bir yer açılmış, Konya Mutfağı adında. Gayet nezih, temiz ve sakin. Etli ekmek ve karışık kebap için ödeyeceğiniz komik ücret de cabası. Servis de muazzam. Diğer mekan ise Kukla Kebap. Ankara merkezli bir zincir restoran’ın Konya şubesine gittik. Burayı ilginç kılansa lezzetli yemekleri değil, siz yemekteyken yapılan kukla gösterileri. Mehterandan, İbrahim Tatlıses’e, Şakira’ya kadar bir çok komik kukla gösteri yapıyor. Çocuklar için ve hatta çocuklu anneler için ne muhteşem bir şey olduğunu bizzat gördük.

Bu sefer süre kısıtlıydı, darısı diğerlerinin başına :)

Peşinizden söylenmiş olma ihtimalinin sizi yıktığı cümleler serisinden:

Çok terakki edeceği ümidini besleyip hayal kırıklığı yaşadığım öyle kimseler var ki, zannediyorum, bazı günahları küçük gördüklerinden kurbet yolunda mesafe katedemiyor ve oldukları yerde sayıyorlar; oysa, mü’min bir harama nazar, bir hilaf-ı vaki beyan ya da bir gıybetten dolayı ömür boyu ızdırap duymalı…

  • şehire sirk gelmiş, hiç işim olmaz! #
  • @YuSuPh teşekkür ederim, dünyanın en güzel mihmandarı beni bekiyor olacak ;) #
  • yamangezginkayboldu.com’dan kutu geldi, içinden çıkan cocostarları annem yedi! 41-29, hakikaten muhteşem bir iş olmuş, tebrikler teşekkürler #
  • konya yolcusuyum akşama, etli ekmek isteyen? #