üçüncü Dünya Savaşı

3. dünya savaşı Metal Fırtına kitabının “Co-Author“u Burak Turna’nın yeni kitabı; üçüncü Dünya Savaşı. Bir seferde 100 bin basarak 7.5 YTL den raflardaki yerini almış, ve jatta Ekşi Sözlük‘e tematik reklamını vermiş.

Kardeşim artık bir ritüel haline geleno meşhur “maaş günü kitapçı gezmeleri“ni, bu sefer Eskişehir’in bilimum kitapçılarında yapmış. Ona koyduğum para limitini aşmasına kızmamam için bana da “üçüncü Dünya Savaşını” almış. Tıpkı Orkun Uçar’ın kaleminden çıkacak “Gri Takım: Kayıp Naaş“ı beklediğim gibi, bu kitabı da heyecan ile bekliyordum. özellikle de Metal Fırtına‘ dan sonra aldıkları eleştirilerin yazarları etkileyip etkilemeyeceğini merak ediyordum.

Uyarı: Biraz sonra anlatılacaklar okuma zevkinizi baltalayabilir.

Uyarımı da yaptıktan sonra hemen söyleyeyim, kitap Metal Fırtınanın bıraktığı yerden devam etmiyor. Yani onun üzerine devam edildiğine dair bir ibare bulamadım ben açıkcası. Esasından Metal Fırtına’nın kaldığı yerden iki yazardan iki farklı kitap olsa idi ve bu iki kitabın yolu tekrar “Metal Fırtına : Kurtuluş” adı altında birleştirilip sonlandırılsa idi, süper olurdu diye düşünüyorum. Hatta üçüncü Dünya Savşını okuyana kadar da böyle olacağını zannediyordum.

Kitabın kurgusu Metal Fırtına’daki kadar olmasa da kafanızda soru işaretleri bırakıyor kafanızda. Mesela en başta ismi geçen Doğunun mistik liderinden veya Vietnamlı eğitmenin son durumundan haber alamıyoruz. Ayrıca 10 Fantom gücündeki Oğuz’un da bir kadın hülyasına (ki bu da muamma olarak kalıyor ya) zaafiyet göstermesi pek komik. Bilmiyorum belki bunlar devam kitaplarında cevaplanacak sorular. Zaten bütün olarak ele alınca , kitabın bazı sayfalarını atlayarak okumama rağmen konuyu anlayabiliyorsunuz :) . Yer yer Hollywood benzeri repliklerle süslemiş diyaloglar var. Bazen “Yuh abi daha neler” dedirten sahneler de var. Bende, “Aman aman, ilerde filmi filan çekilirse buralar güdük kalmasın” diye serpiştirildiği izlenimini bırakıyor bunlar.

Romanın bir dünya savaşını kurguladığı için ABD, çin, Hindistan, Fransa, Almanya, Rusya ve tabiki Türkiye başrollerde. Kullanılan mataryeller de çok ilgimi çekti; Şimdilerde bilim/popüler bilim dergilerinin kapaklarını süsleyen “nanoteknoloji” ve “göktaşlarının birer silah olarak kullanılması“. Bunlara bir romanda rastlamak gayet hoş. Casusluk/Karşı casusluk muhabbeti de suyu çıkarılırcasına kullanılmış. Bir ara her karakterden şüphelenmeye başlıyorsunuz. Kullanılan çatı ise
iyi - kötü çekişmesi, klişe. Burada İlluminati ve benzeri kardeşlik örgütlerin bir kademe daha üzerine çıkarılıyo mesele. İyi-kötü ruhların savaşana ve hatta bizzat şeytanlardan emir alan bir lidere sahip “ölüm Kardeşliğine” kadar vardırılıyor. Politika eğitimi almış bir imam ve bir hintli mistik te sokuşturulmuş kitaba. Bunların maceraları da hep yarım kalıyor. Dilerim eğer bir devam kitabı gelecekse eğer bu öykülerde tamamlanır.

Kitapta ilginç olan konulardan birisi de Vatikanın aslında bir Pagan grubu olduğu, bunun bir sır olarak saklandığından bahsedilmesi. Ve bu bahsi geçen ölüm Kardeşliğinin de, bu sırrı açıklamak ile tehdit ediyormuş yüzyıllardır Vatikanı. Burası ilginç geldi bana. Bir de kitapta İsrail’in ve Yahudilerin hiçbir rolü yok. Yani hiç bir şekilde bahsedilmiyor. Aynı şekilde araplardan da bahsedilmiyor.

Metal Fırtına daTürk Ordusuna ait bazı tasvirlerinden dolayı eleştirilmişti yazarlar. üçüncü Dünya Savaşı’nın böyle bir eleştiri alacağını zannetmiyorum bu açıdan. Bunun yerine “mübalağa sanatının” ile ilgili eleştiriler olabilir.

Şahsi kanaatim, sıcaktan mayıştığımız şu günlerde casus/polis romanlarından hoşlananlar için alınıp okunası keyifli bir kitap.

Bu arada bahsedeyim hemen, bir şekilde ulaştığımız bir bilgiye göre Armageddon ile gönlümüzü fetheden, ama sonra patır - patır çıkardığı diğer piyasa kitaplar ( Apokalipse, Haarp vs. vs. ) ile bizi biraz üzen Aydoğan Vatandaş yeni bir kitap hazırlığındaymış. Bir aksilik olmazsa son baharda raflarda yerini alacakmış. Umalımda bu sefer beklediğimiz gibi, Armageddon ayarında ve tadında bir kitpla çıksın karşımıza.

Muhtemelen alakalı yazılar



yorum ekleyin veya yorumları okuyun:


  1. 1 junkie 25 Jul 2005 @ 07:27

    galiba soner yalçın gibi olmak istiyorlar.. biraz daha , çok daha fazla yol katetmesi lazım. kafasına göre savaş yazıyorlar masal gibi. bakalım bunda türkiyeye kaç saatte giriolar rekor kırılcak mı …

  2. 2 nahnu 25 Jul 2005 @ 15:36

    junkie, soner yaçın politik kurgu yazmıyor ki, tamamen reel politik yazıları var yalçın’ın, biyografileri var, araştırmaları var ama politik kurgu romanı yok.

    ama bi dan brown olmaya çalışıyor olabilirler mi ? bu sorulabilir belki.

  3. 3 junkie 26 Jul 2005 @ 16:03

    ben bilmem dan brown filan , biliolar türk milleti böle hikayelere meraklı , yardır gitsin düşüncesiyle saçma sapan kitaplar yazıyolar (nerden vardın kanıya bkz : metal fürtüna) bu herif ağzıyla kuş tutsa artık ne kitabını alırım ne günahını.

  4. 4 echo 31 Jul 2005 @ 16:13

    Metal fırtına tarzında amerika-Türkiye savaşı pek çok kez yazılmış kurgulanmuş bişeydir merak edip çoğuna göz gezdirdim hatta bi tanesinde [bunu yazan bir prof. isim vermiycem]türkler yeniyodu.Tamamen hepsi komediydi ciddiye alıp okumak anlamsızdı ama belki gerçektende çok sağlam bir araştırmanın ardından üstü kapalı olarak yazılacak bi kitap olarak düşünmüştüm metal fırtınayı ve 3.dünya savaşını

    ‘3.dünya savaşı’ böyle birşey herkesin aklının bir köşesinde yer edinmiştir ama merak edilen yapılacak kurgunun ne kadar gerçekçi olabileceği ama Metal Fırtınadan ve 3.Dünya Savaşıda bu komedi unsuru şeylerin önüne geçemedi
    e tabi yargılamamak lazım gerçekten yazılma amaçlarının ne olduğunu yazar dışında kimse bize söyliyemez.Bunlar şahsi düşüncelerim ve diyorum ki bu kitapları okuyacağınıza Osmanlı tarihi okuyun bişeyler öğrenin daha yararlı olur he diyosanızki illa okumak istiyorum yaşayarak öğrenmek en iyisidir

  5. 5 ism 31 Jul 2005 @ 21:09

    Walla ne yalan söliim, merakla bekleyenlerden biriydim ben de. Bugünkü sabah gazetesinde de röportajları vardı. Orda görünce sevindim, burda görünce de “Adamlar yine gündem yaratmyı başardılar” dedim. Burdan da anlaşılıuor ki, nahnu yakında yorumları kapatmak zorunda kalacak :)
    Bakınız: http://www.nahnu.org/?p=345

    Ve son yazıda muhtemelen şöle bişiy olur:
    “hehe, sadece son yorumu okuyup ona katılmakta ayrı bir acayiplikmiş :))) Bu vesile ile de bu yazı hakkındaki yorumları kapatıyoruz. Bahisler kapandı gibi oldu biraz ama :)) Eh, olacaaaak olacaaaak, olacaaaak o kadar.”

  6. 6 ism 31 Jul 2005 @ 21:12

    Hımmm ben de hemen çıkıp Eskişehir’in bilimum kitapçılarını geziyorum ve nahnu’dan kazandığım bedava ekmek arası tavuk döneri almak üzere en yakın dönerciye koşuyorum.

    Bakalım kitapçı turundan sonra elimize geçen kitabı okuma cesareti de gösterirsek düşüncelerimizde ne denli hareketlilik olacak ? Yoksa Amerikaya karşı biraz daha milliyetçi bir tutum mu kazanacağız ? Bakle ve gör politikası izleyelim…

  7. 7 Pooier 1 Aug 2005 @ 20:49

    Millet bu kitabin filmi cikacakmi?

  8. 8 nahnu 1 Aug 2005 @ 21:28

    hehe hastasıyım, böyle yorum yazarken “millet” diye yazana, devamında da “nahnu, her zamankinden ver bana, bu gün canım çok sıkkın” filan diye devam edecek diye bekliyorum ama haybeye..

    .. e yoruma da cevap vereyim di mi, bence çekilmez, metal fırtına bile çekilir, ama 3. dünya savaşı çekilmez. aha da buraya yazıyorum (bu kitabın filmi diyorum ama bakın, sonra bi film çekilir 3. dünya savaşı filan.. katakullinin klitabını yazdım ben)

  9. 9 selcuk 3 Aug 2005 @ 20:49

    türkiyeyi hangi yazar dünyanın süper gücü yapacak yapsınlarda biraz tad alalım.gerçekte nasıl olsa bi hayal

  10. 10 metsepman 5 Aug 2005 @ 08:33

    –”Politika eğitimi almış bir imam ve bir hintli mistik te sokuşturulmuş kitaba.”(O DA NESİ!?!)

    – “Bir de kitapta İsrail’in ve Yahudilerin hiçbir rolü yok. Yani hiç bir şekilde bahsedilmiyor. Aynı şekilde araplardan da bahsedilmiyor.”(YUH!)

    cümlelerinden anladığım (yazarları ve önceki ucube kitaplarına kıl kapmam da dahil) kadarıyla bu kitap ancak önceki kitaplara hasta olana ve tv lerde yapılan reklamdan etkilen insanlara satar.

    Ayrıca dan brown şahsiyetinden de pek hoşlanmıyorum, kutsal kasesini tekmeleyesim geliyor!

  11. 11 murat 6 Jul 2007 @ 10:29

    metal fırtına gibi olamaz

Yorumunuzu yazın



Sağdan Soldan Bak