The Private Life of Sherlock Holmes, “Sherlock Holmes’in özel hayatı” diye çevirilmiş, 1970 yapımı bir film. Pek keyifli. Holmes’i oynayan Sir Robert Stephens‘u acayip derecede Nicolas Cage‘ e benzettim film boyunca. Dr. Watson da tarihteki en iyi ikinci adamlardan birisi oluverdi gözümde.
Her Agatha Christie muhebbetine, “Christie’nin Hercules Poirot‘u ile Doyle‘un Sherlock Holmes’ u ayıran en temel özellik şudur; Christie’nin Poirot’un gördüklerini biz de görebilir, sonuca ondan evvel gidebiliriz ama Doyle’un kitaplarında bunu yapamazsınız, Holmes sizin göremediklerinizi görür, duyamadıklarınızı duyar” mealli klişe fikir örgüsüyle katılan arkdaş geldi birden aklıma. Sanırım haklıymış. Bu Sherlock Holmes ile ilk temasımdı, şimdi hemen bir iki kaliteli çeviri edinmeliyim.




« 23 Nisan, hatırladıkça gıcık oluyor insan
Penguen ekibi Eskişehir’deydi »
yorum ekleyin veya yorumları okuyun: