Her sene aynı tantana oluyor, 1 Mayıs için Taksim Meydanı yine yasak. Vali Güler bunun sebebini yasadışı örgütlerin eylem yapacağı konusundaki istihbarata dayandırmış. Bir de Taksim Meydanı’nın gösteri ve miting için ayrılmış alanlardan olmadığına değinmiş.
Bu konudaki nacizane kanaatim “ver kurtul“dur benim. Yani şu işi tatlılıkla çözmek mümkünken, “vermeyeceğiz aslanım, akıllı olun/ izin istemedik ki zaten, her türlü oradayız” şeklide bir restleşme ne oluyor aklım almıyor, koca koca adamlara yakıştıramıyorum.
Taksim Meydanı’ndan bir kere geçtim, o da koşa koşa. Net hatırlamıyorum bile. Ama (herhangi) bir miting alanının güvenliğini sağlayamayacak devlet olabilir mi? Ya hu aç meydanı işçilere, al güvenlik önlemlerini. Yapsın millet mitingini, gösterisini. Yılda bir kere olan bir şey. Bitsin bu gerginlik.
Karşındaki “Bize göre Taksim’de 1 Mayıs’ı yapmamızın önünde hiçbir engel yoktur” diye abuk bir kışkırtıcılık yaparken, hukümetin başının ayak-baş muhabbeti yapmasının ne faydası var? Şimdi gösteri yasağı koyulmuş ya, kimse girmeyecek di mi Taksim Meydanı’na? Haddini bildirmek başka bir şey, “ayar vereyim derdinde olmak” başka bişey.
Başbakan şu “altta kalmayayım, dur lafı gediğine koyayım” psikolojisi yerine, yine kendisinin dillendirdiği “Türkiye kazanacaksa ben kaybetmeye hazırım” söyleminin peşinden gitmeli bence. R. Tayyip Erdoğan’ı bilmem de, Başbakanlık makamına yakışan odur.
2-3 gün kalmış, umudum yok ama bir orta yol bulunur inşallah.
diğer şeyler
- 1 Mayıs İşçi Bayramı ~ Vikipedi Başlığı
- Kanlı 1 Mayıs ~ Vikipedi Başlığı




Hemen yan binanın duvarında kuçağına taş toplayan çocuk resimleri yapıştırılmış, 1 Mayıs ta Taksim de hesap sormaya diyor resmin altında, Taksim de ölen insanların resimlerini yapıştırmışlar…
Geçen sene trafiği felç eden 31 Mart akşamı ve 1 Mayıs sabahında Taksime girerken yakalanan 2 silah, onlarca molotof kokteyli, sopalar, bıçaklar ölüleri anmak için değildi sanırım…
İllaki gövde gösterisi yapacaksan, topla kalabalığı git kazlıçeşmeye, en az 1 milyon insan alır… Fakat orada gündem yaratacak bir argüman, camı çerçevesi indirilecek dükkan yok, yoldan geçen vatandaşla polisi birbirine düşürecek ortam yok…
Hazırlıklar bağcının dövülmesi üzerine…
Burası Türkiye; her an herşey olabilir, tabir-i diğer ile “taş düşebülü ayu çıkabülü”.
Bırakın girsinler Taksim’e. Bakalım ne yapacaklar? “Dengesizlik” yapanlar başka yerde de yapmıyorlar mı? Poliside heba etmeye gerek yok; bırakın halk hesabını bir görsün (!).
Müslüman mahallesinde salyangoz satacaklar “işçi-emekçi” diye. Geçiniz efendim “işçi bayramı” hikayesini. Öyleyse ben de geleyim bu bayrama. Ama maalesef değil (bizde), belki safiyane düşünenler vardır; belki.
Bu tip günler Türkiyemde tertip-kaos günleridir; bazı şerefsizliklerden nemalanmak isteyen adilerin pusu kurup beklediği günlerdir.
Keşke işçi bayramı olsaydı da hep birlikte kutlasaydık. Keşke sendikalarımız sendika olsa, keşke valilerimiz vali olsaydı; keşke topyekûn adam olsaydık. Sözlerime kızanlara söylüyorum: Bu manzara bizim manzaramızdır ve pek de iç açıcı değildir ve hatta yürek yaralayıcıdır.
Bir futbol maçında bile iki takımın seyircisinin yanyana oturamadığı bir medeniyet seviyesinde olduğumuzdan “katedilecek daha çok mesafemiz var” diyebiliyorum ancak. Maalesef.
bizde 1 mayısta AB parlamenteri Mr.Jorgo ile Türkiye - AB ilişkileri hakkında görüşecegiz.herkesi bekleriz.
http://frekans.googlepages.com/ab2.jpg
The Third Man’de Orson Welles’ın söylediği güzel bir söz var..
“italya’da 30 yıl boyunca borjiyalar vardı. yani terorizm, kıyım, cinayet… ama michalengelo, leonardo ve rönesans aynı dönemde var oldular. Oysa isviçre’de kardeşlik, 500 yıllık demokrasi ve barış vardı. Ama ne yaratabildiler? sadece guguklu saat..”
Ne diyelimki … işçiler Bu ülkenin herşeyi . Ama en fazla horlananlarıda onlar …
Yarın bakalım ne olacak.Hükümet alınmaycak dedi.Sendikalar ise 500.000 emekçimizle ordayız diyor.Sonun çok kötü olacak kanımca.Keşke bir orta yol bulunsaydı.
İlk öğretim okulunu taşlayacak, gariban balıkçının motoruna molotof atarak yakacak, molotoflar DİSK binasında yapılacak, kaldırım taşları sökülerek polise atılacak, polis kim lan diyen bir zihniyet işçiden öte bişe olması lazım..
Hepsi terörist jop yediklerinde demokrosi akıllarına gelen zavallı topluluk.
Dikkatimi çeken bir afişte “kürt sorununu 1 mayısta meydanlarda çözelim” sadece dikkatimi çok çekti.