Bilmiyorum ilaç reklamı yapmak yasak mı bloglarda, ama strepsils denen pastiller şimdilerde tek arkadaşım, ben de bugünlerde gayet strepsilsistim. Yaklaşık bir haftadır yorgan döşek olmasa da yatalak vaziyetteyim. Hatta dün akşamüstü de sesimi kaybettim, başımız sağolsun. Bu arada yatıyorsam da boş durmadım, evden çıkmadan yapılabilecekler listeme “gün boyu” diye bir kategori açtım; İngiltere Premier liginden 3 maç izlemek, NFS Most Wanted’da 7 bölüm geçmek, 3 kitap bitirmek, 300 gram kuruyemiş yemek, 3 litre kola içmek gibi şeylerle doldurdum bu başlığın altını.
Güzel şeyler de oluyor tabi, mesela TOEFL sınavımın sonucu gelmiş, Allah bizi inandırsın 500 gerekiyordu tam 500 almışım ne 499 ne 501, var bu işin bi hikmeti ama dur bakalım sebastiyan! Ayrıca sevgili arkadaşım, ağabeyim Compir bundan böyle Baltimore’dan bildiriyor.
Hastayken aklıma bir kaç şey geldi, ama son iki günü gayet bitkin olduğumdan bir türlü işe koyulamadım. Yılan ve yalan hikayesi olan ama bu hafta içi yayına girecek Bloglama.Kom‘a Zamazing ve 3Ayak haberlerini yetiştirebilirim umarım. Bildirgeç ve Hafif ne leziz olmuş di mi, ben tuttum valla! hafif uyku ve aftermath’in şahsında epey kutlamak lazım ekibi.
öte yandan, mail atıp 2 saat sonra da “neden cevap yazmıyorsun, sen kendini ne zannediyorsun” şeklinde serzenişte olan insanlar var. Kapanış konuşması için istiklal marşının 10 kıtasını ezberden okuyacaktım ama takatim yok valla, onun yerine Elif Şafak hanımefendi hakkındaki izlenimlerimden bahsedeyim iki cümle ile ve defolup gideyim:
Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge’sinde izledim kendisini, evet seyretmedim efenim “izledim”. Dikkat ettim cümle kurarken büyük/küçük ünlü uyumuna dikkat ediyor, dar ünlüler ile başlayıp dar ünlüler ile devm ediyor, zaten sesine bayılıyorum, bir de böylesi bir akustik ile süsleyince konuşmalarını daha da zarif oluyor. İşte Elif Şafak‘ın kimsenin bilmediği bir yönüne de böylelikle parmak basmış olduk.



Elif Şafak bana yazılarında da bu akustik etkiyi vermiştir.
nahnu öncellikle çok geçmiş olsun. bende yeni doktordan geldim valla. Rabbim kimseyi hasta etmesin. Sonrada TOEFL sınavı için tebrik ederim =) Bu arada Elif ŞAFAK’ın yazılarını ilgi ile takip eden başka insanlarında bulunması beni mutlu etti. Tekrardan geçmiş olsun.
norvec’e gidiyor musun bari?
elif şafağı sevmiyorum. ben Jelezorukov abimi özledim.
bundan seneler seneler önceydi, çayır çimende top tepme, dripling yapma sevdasına düşmüştük. üstümüzde bir güneş ki kavuruyor, ya rab! etleri de tıkınmışız, çıktık çayıra, tüm amacımız iki pas yapmak, bir şut çekmek, olur da anglosaksonların “tackle” tabir ettikleri müdahalede bulunup top kazanırsak, eski trafoda gol atmış eric cantona gibi sevinecektik fakat ne mümkün? na mümkün! bir yiğit var ki nahnu derler, nasıl bir hız, son 5 yıldaki süperkahramanlı holivut filmlerinden fırlamış bir enerjiyle, fast motion olarak her topa dalar, atar tutar, yeminle, şu kadar senedir ev halılarında ve halı sahalarda top koştururum, soğuttu futboldan aldığım lezzeti de, gol atmaktan aldığım hazzı da, aldı götürdü hepsini eski bir şehre. nezle de olur, grip de olur o performans, bu kadar yıl geçti, korka korka barcelona maçlarını izlemeye başladım, messi gider nahnu gelir gibi bir durum.
eklemek isterim ki, elif şafak’ın tüm röportajlarında, pozlarında vs. sol elindeki bileklikten uzanıp yüzüklerine bağlanan bir zincir var, tüm popülarite oradan geçiyor efenim, akustik uzam oradan başlıyor.
ya nahnu sen git çöpe at kendini yaa. hala bloglamacom diyorsun vallaha haha. ben bunu 1sene öncede duyuyordum
Elif Şafak kadar melodik yazsam, akustik akustik okunsa daha ne isterim?
Bu adam tam siyasetçi olacak adam, bak bir seneden beri seni (beni, onu) oyalıyor bloglama.kom diye
çıktı
Toefl sonucu hayırlı olsun. çok sevindim.