Sevgi Dolu Sorunsallar Fakirhanesi

Bilenler bilir, dünya görüşü olarak “tavan“ı benimsemiş bir insanım, hep tavanı görelim isterim; yatma şansımız varsa yatalım isterim, ha olmazsa en azından oturalım derim. “Tembel” sıfatını değil “kolayını seven” sıfatını tercih ederim. Eylemsizlik prensibi benim, küresel simetri onların olsun isterim.

İşte evvelsi gün gene bu tavanı seyretmelerimden birinde -astral seyahat değil abi, tavanı seyretme- “duru görü“ye mi eriştiysem artık, ne olduysa işte gözümün önünde şöhretli ses ve sahne sanatçısı bay tevetoğlu geldi bi anda, “çamaşır yıkayan kadınları seyretmeye bayılıyorum, hatta bazen çamaşır makinasını seyrediyorum saatlerce, hahaha, canıımm” diye bişeyler geveledi, gitti. Sonra kendimi biraz zorladım Tarkanı geri getirmek için, şaşı bak şaşır filan yaptım tavanda, olmadı; gelmedi. Onu geri getirseydim günlerdir yıkanmayı bekleyen tişörtlerimi kaç dereceye atmam gerektiğini soracaktım.

Zira halk arasında bununla ilgili epey rivayet dolaşıyor. En son “Eskişehir Sivil Yerel Oluşum 1. Pikniği“nde tanıştığım bir hanımefendi, onlar “40 derece yazıyosa sen 50 derece de at, 10 derece şeysi var onların” diye akademik bir anımsatma yapmıştı bu çamaşır meselesi için. Hakkaten o “10 derece şeysi” yoksa ve benim tişörtler “niyazi” olacaksa, bu “Sivrihisarın çevre Köylerini Kendin Pişir Kendin Ye Tesislerinden Arındıralım Mı Derneği“ndeki hanımdan tişörtlerimin hesabını sormam epey zaman alacaktı; dolayısı ile dikkatli olmalıydım.

Ben Tarkan’ı geri getirip de işin aslını sormaya bir kaç defa daha çalıştım; iki defa yaklaştıysam da birisinde AVEA’dan gelen “keremcem’in son albümü, kibariyeyi hiç böyle görmediniz” SpamSMS’inin sesi, diğeri de odama langadanak giren sevgili bir arkadaşımın “Ohoo, saat oniki oldu hala yatıyon lan; nokya şarzını versene az; şu CDleri de alıyom bakıcam bi” yollu tacizleri ile yalan oldu; olmadı. Olmayınca kalktım, “kaç yazıyosa o dereceye atarız arkadaşım” dedim, “tabiki de lan” diye kendimi teyid ettim, gaza getirdim.

Tişörtlerin zamazingoları genelde 40 ve 30 derece arasında değişen sıcaklıkları gösteriyorlardı en yüksek sıcaklık limiti olarak. Ortalaması olan 35 derece olmadığı için makinamızda 40′a yuvarladım dereceyi.

çamaşır makinası denen şey çok enterasan bi alet, zira böyle sürekli dönüyo. Dönüyo dediysem içi dönüyo. Seyretmeye koyuldum biraz. çok zevkli bıraksalardı durulama ve sıkma işlemine kadar seyrederdim. Az önce enterasan dedim ya, valla bak az bile. Su aldı biraz galiba şimdi, demin bir yöne dönüyodu, şimdi de öbür yöne dönmeye başladı. Valla bravo. “Seni atsam içine bembeyaz olursun lan” deyişi geldi devlet parasız yatıldaki hademenin. Bi de bizimkinin adı Vestel Vilma 800 T biliyo musun, haha. İçimden, “Demek Vestel Ar-Ge’sinde çakmaktaşlar seyrediliyo” dedim. Kendimceleyin “Betty 1000 de var mıdır acaba“, “Fred Buharlı diye de ütü olsun bari” şeklinde peşi peşine espiriler türettim. Sonra kendimden ufak çapta bir tiksinme ve hazzetmeme duygusu geliştirdim. Bunların hepsi bir iki dakikada olan biten şeyler cancağızım, yazınca uzun gibi geliyo. O yüzden hep derler ya hani, aklına gelince hemen yaz; yoksa unutursun. Hiç bişe yapamadın SMS at, illa ara demiyoruz ya. Tamam insanın telefonu kapalı olabilir, şarzı bitebilir. Ama insan merak ediyor di mi ? Şarzın bitti ise veya şarjın bittiyse, gir yan odadan arkadaşının odasına lamburlumbur, ama hemen niyetini belli etme bi espiri yap “Taam abi senin 13 saat doldu uyanabilirsin, ehiehi” güzel mesela, sonra hemen konuyu sıkıştır araya, “Aaa, boştaysa şunu alayım da şarz edeyim cebi” de, en sonunda da kısa günün kârı hesabı gözüne kestirdiğin malzemeyi “hacıla“, misal “Oooo bu parfüm yeni mi lan, dur bi gömleğime sıkıp getireyim ben“. Sonra usulca sıvış.

Yani şarzım bitti bahane değil. Hallediliyo o mesele. Mesele, o tavandaki siluetin perdenin gölgesi olduğunu idrak edebilme meselesi. Ben bir kaç yüzyıl daha hayatta kalabilirsem, anlatıcam meselenin geri kalanını.

* Başlık üretimi için teşekkür: Fikir ve Sanat Eserleri İçin Başlık önerileri

Muhtemelen alakalı yazılar



yorum ekleyin veya yorumları okuyun:


  1. 1 Ceydax 19 Jul 2006 @ 11:17

    Nahnu sen gerçekten yazmak için yaratılmışsın:)Saçmalarken bile güzel zaçmalıyosun yawf..

  2. 2 montargisli quentin 20 Jul 2006 @ 00:45

    hakikaten bu çamaşır makineleri cok enteresan şeyler. seyret seyret bıkmıyor insan. bizde makine sofada, odamdan görülüyor. masamda oturup biseylerle ugrasiyor numarasi yapıp doya doya bakabiliyorum. yegenim üc yasinda, e tabi garip gorunmek gibi bi derdi yok. makine gurultuyle sıkma moduna gecince salondan kosa kosa geliyo, onunde durup bakmakla da yetinmiyo, kapaktaki cukura dayiyor basini, ordan seyrediyor. yaklasabildigi kadar yakından yani. makine bosken icine sokmaya calistim cocugu ama korktu.

Yorumunuzu yazın



Sağdan Soldan Bak