Orijinal Demokrasi Reklamı

Televizyon’da gördüm geçen gün. Önce ne olduğunu anlamak için baktm bön bön. Sonradan anladım. Çok şahane yapmışlar. Tıpkı AbShaper reklamları gibi olmuş. Beğendim.

Ne olduğu hakkında en ufak bir fikrim yok, Radikal Gazetesinin bir atraksiyonu olduğu dışında.

Muhtemelen alakalı yazılar



yorum ekleyin veya yorumları okuyun:


  1. 1 gCg 7 Jul 2007 @ 19:29

    Çok başarılı bir reklam olmuş, yakaladığın ve paylaştığın için memnun oldum :)

  2. 2 Kubio 7 Jul 2007 @ 21:08

    nahnu harikasın sen ya video harika ilk yorumu ben yapayım..gülmekten öldüm buna ben ya din ayrımı yok puahaha …Ayrıca burdan wolkanca ya tebrikler hayırlı olsun…

  3. 3 sule 7 Jul 2007 @ 22:26

    Meraklı meraklı gazeteyi aldık, reklamda ki gibi öyle ahım şahım bir şey değil.

    İç sayfalardaki haberlerin üstüne bir damgavari eda ile not düşmüşler. Ek bile değil.

  4. 4 Ensar 7 Jul 2007 @ 22:58

    yaw arkadaş sen bunları nereden buluyorsun… eline sağlık…

    (yalnız biz seni eskişehirde bulamıyoruz)

  5. 5 amarat 7 Jul 2007 @ 23:23

    bu radikal gazetesi çok üçkagıtçı bence , nedeni ise bu gazete ilk çıktıgı zaman radikal diye fener taraftarını , Bediüzzaman Said Nursi’nin resmi falan vardı o bir radikal diyordu , yeni yüzyıl varib ir gazete olarak beklerken ola ola sol düşüncenin ılımlaştırılmış cephesi oldular, hal boyle iken gene aklıma geliyor , demokrasi , ama kimin demokrasisi..

  6. 6 Halid 8 Jul 2007 @ 12:50

    bence radikal gazetesini öne çıkarmak için amaçsızca bir reklam.

    ama ortada radikale ait bir demokrasi var mı tartışılır bir konu…

    bu arada reklam fikri süper ;)

  7. 7 Baris Unver 9 Jul 2007 @ 23:18

    Radikal hakkındaki fikirleri (fikir ne yönde olursa olsun) reklamdan soyutlamak lazım reklamı tarafsızca eleştirebilmek için. Bendeniz, yani Radikal hakkında fikri ve hatta bilgisi olmayan biri olarak diyebilirim ki reklam süper :).

  8. 8 bitlikirpi 10 Jul 2007 @ 11:32

    Radikal gazetesinin sahibi kim bir de ona baksanıza! Ağzıyla kuş tutmuş banane? Anasına bak kızını al diye boşuna dememişler.

  9. 9 nahnu 10 Jul 2007 @ 12:21

    konu ile ilgili bir yazı: ismet berkandan İki reklam arasındaki bir temel farkı bulun

  10. 10 bitlikirpi 10 Jul 2007 @ 15:04

    Demokrasi nedir? Bana sorarsanız demokrasi dediğimiz şey insanlık tarihinin en büyük yalanıdır. Önceden tespit ettiğiniz 3-5 kişiyi allayıp pullarsınız seçmenin önüne hangisini seçiyorsun bakalım diye sunarsınız. Birinin diğerinden farkı ne? Bence pek bir fark yok. Kim gelirse gelsin önceden kurulmuş sistemler bütününün rutin işleyişini devam ettirecek. Biz de sanacağız ki başımızdaki kişiyi biz seçtik. Peh peh.

    Demokrasinin olduğu bir ülkede üniformalı insanlar siyasete müdahale etmezler. Ama halihazırda dünyada böyle bir ülke göremiyorum.

    Demokrasinin olduğu bir ülkede insanların inançlarına saygı gösterilir. Böyle bir ülkede yok. Var gibi görünüyor ama saygının sınırı önceden tespit edilmiş sınırlar dahilinde sadece. Sınırı biraz aşmaya gayret gösterirseniz en kötü insan siz olursunuz.

    Demokrasinin olduğu bir ülkede insan haklarına saygı olur. Böyle bir ülke de göremiyorum. Hemen hemen her devlet otoritesinin biraz zaafa uğradığını görse ya da hissetse hemen halk arasında panik yaratmanın yollarını aramaya başlar. Paniğe kapılan insan da sığınacak bir kapı arar. Kapının sahibi ne derse ona da biraz uymak gerekir haliyle değil mi?

    Fikir adamlarınca tasavvur edilmiş bir demokrasi var. Ama hayalden başka bişey değil gibi. Uygulayan yok. Demokrasi kılıfı altında herkes kendi çıkarlarının peşinde. ABD demokrasi vaadiyle Irak’ı tarumar ediyor gözümüzün önünde.

    Bugün gördüğümüz ve adına demokrasi dediğimiz nesne, esasında küreselleşme dediğimiz, dünyaya patron olma hevesindeki bir kesimin bizi kontrol etmeye çalışma yöntemi. Bunu meşru kılmak için de eskilere, taa Magna Carta ya kadar dayandırmaya çalışıyorlar temelini. Güya diyecekler ki, bak kardeşim sen demokrasi yalan diyorsun ama bunun bilmem kaç yüz yıllık bir temeli var. O zamanlarda biz varmıydık ki de küreselleşmeye başlamıştık?

    Ordan gelsin, burdan gelsin. Nereden gelirse gelsin. Masal yalan olduktan sonra Lafonten anlatmış, Adile Naşit anlatmış ne farkeder? (Adile Naşit örneği verdim diye kızmazsınız inşallah. Çocukluğumun masal prensesidir kendisi :)

  11. 11 Emre 10 Jul 2007 @ 15:55

    Bence de çok başarılı bir reklam. İlk gördüğümde çok hoşuma gitti ve kendi kendime dedim acaba Türkiye’de bazı tabular yıkılmaya mı başlıyor yavaş yavaş diye. Gazete de çok kayda değer bir şeyler bulamasam da reklam bile tek başına çok yenilikçi. Umarım arkası gelir…

  12. 12 nahnu 13 Jul 2007 @ 13:53

    reklamın TV’de dönen versiyonunda sansür var diyorlar : http://onpunto.com/ShowBlog.as.....;CId=62354

  13. 13 abacus 13 Jul 2007 @ 16:17

    Bir Radikal okuru olan Çiğdem Mater’in bir mail grubuna attığı aşağıdaki metin de es geçilmemeli belki reklamı daha sağlıklı tahlil edebilmek için.

    Ben bir Radikal okuruyum
    >
    >
    > Her ne kadar, (neredeyse) tum medyayi eline
    > geciren Dogan Holding’e ait olsa da…
    >
    > Her ne kadar Dogan Holdingin cikarlarini etkileyen
    > haberlerde acik bicimde taraf olsa da…
    >
    > Turkiye’nin demokrasi ve insan haklari
    > mucadelesinde son derece ozgun ve yurekli bir yer
    > tuttuguna inandigim icin Radikal okuruyum.
    >
    > insan haklari ve demokrasi mucadelesi veren bir
    > avuc insana, unutulmaz mansetleriyle, haber
    > takipleriyle destek, moral, guc veren gazeteciler
    > orada calistigi icin Radikal okuruyum.
    >
    > Bu gazeteyi emekleriyle, bilgileriyle,
    > birikimleriyle var eden 41 kisinin isine son
    > verildi.
    >
    > Toplam maaslari Aydin Dogan’in disinin kovugunu
    > bile doldurmayacak 41 kisi, “ekonomik nedenlerle”,
    > hoyratca, haksizca, kapinin onune kondu.
    >
    > Kalemleriyle, beyinleriyle, yurekleriyle bizi o
    > gazeteye baglayan bu insanlar simdi issiz.
    >
    > Mesele sadece onlarin issiz kalmasi mi?
    >
    > Bizim de nitelikli, dogru haberler; emek verilmis
    > roportajlar; dilin lezzetiyle yogrulmus makaleler
    > okuma hakkimiz elimizden alinmadi mi?
    >
    > Simdi o 41 kisiyi neler bekliyor? Gidip baska bir
    > gazetede is bulabilecekler mi?
    >
    > Patronun dama tahtasindaki pul mudur bu 41 kisi?
    >
    > Bunu kabul etmek istemiyorum.
    >
    > Bir suredir can cekistigi yerden dogrulmaya
    > calisan sendikayi 41 balta darbesiyle yeniden yere
    > serme operasyonunun ilk adimidir bu.
    >
    > Bu, basinda tekellesmenin en korkunc, en tehlikeli
    > sonuclarindan biridir.
    >
    > Basinda sendikal haklari budar, is guvencesini yok
    > ederseniz…
    >
    > Sadece insanlar issiz, assiz kalmaz. Ayni zamanda
    > editoryal bagimsizlik denen sey de tarih olur.
    > Okurun onune gelen haberler, yorumlar, git gide daha
    > cok patronun hunisinden gecmek zorunda kalir.
    >
    > Patronun istemedigi hicbir seyi ogrenme sansiniz
    > kalmaz.
    >
    > Benim elim artik Radikal almaya varmiyor. 41
    > kisinin nefeslerinin sicakligi bile o masalarda, o
    > koridorlarda dururken, onlarsiz cikartilmis bir
    > Radikal’i okumak icimden gelmiyor.
    >
    > Ben, 14 Temmuz gunu, Radikal almayacagim.
    >
    > Dunyanin en barbar, en antidemokratik ulkesinde
    > yasamak istemedigim icin…
    >
    > Reklam ve pazarlama saheseri kampanyalara
    > milyarlar akitip…
    > Maaslarinin toplami, bazi genel yayin
    > yonetmenlerinin maasinin yarisi ancak eden 41 kisiyi
    > isinden, okurlari da onlardan eden bir “orjinal
    > demokrasi”de yasamak istemedigim icin…
    >
    > Gazetecilerin issiz, okurlarin habersiz kalmasina
    > sessiz kalmak istemedigim icin…
    >
    > 14 Temmuz günü Radikal almayacagim!

  14. 14 Ensar 18 Jul 2007 @ 14:43

    evet tv de dönen reklama sansür uygulamışlar. okulda başı kapalı kız yerine punkçı bir kız figürü yerleştirmişler…!!!

Yorumunuzu yazın



Sağdan Soldan Bak