ne zaman?
nerede?




nahnu’ ya dair, ma’sallamalar

Bu masal ismini ve kimliğini ve bütün imgelerini, “ene” adlı bir buz parçasından, “hüve” adlı define adasına giden “yazıcı”ların mecburi durağı “nahnu”dan almaktadır.“Nahnu” belki gaye-i hayat, hatta gaye-i hayal olan “hüve”nin yolunda, geçilmesi gereken bir kapı, belki de gürültülü bir Arap çarşısı. Kim bilir belki de, “nahnu” yolcusuna göre şekil alan bir düşsel mekân . Belirsizlikler hanesine bir çentik daha!

Masal bu ya, “Yazıcı”nın bir trajedisi vardır. Ne vakit ‘işte vardım “nahnu”dayım’ dese yeniden kendisini “ene”de bulmaktadır. Bir gün kendini kaybedecek ve işte o gün “ene” den fersah fersah uzakta, “hüve” ye doğru denizaşırı yollar aşmaya hak kazanacaktır.

İşte bu ışıklı pencereden okuduklarınız, bu masalı anlatır. “Yazıcı”nın ve birkaç güzel arkadaşının, bu yolculukta çoğu zaman kendi kendilerine yazdıkları paragrafların, başka gönüllerde de yankı bulur amacıyla, kısmen paylaşıma açmalarını konu alır. Kısmen derken tereddüt içindeyim aslında şimdilerde, çünkü paylaşılanın mı yoksa gizlenenin mi sığası daha büyüdü geçen 3 buçuk yılda, bunun cevabını vermekte zorlanıyorum.

Bir “deniz” görmüş arkadaşın bahsettiklerinden alıntılamak gerekirse “Sanırım denizkızları olmasaydı çoktan varmıştık define adasına”…

Zaman kaybınız için tekrar tekrar bağışlanmak dilerim, Bakî muhabbetler efendim.

nahnu.org; tek yan etkisi “tebessüm” olan “weblog” adına -müsaadenizle-
Kaptan şoförünüz “nahnu bey”

Muhtemelen alakalı yazılar



yorum ekleyin veya yorumları okuyun:


  1. yayınlanmış yorum yok

Yorumunuzu yazın



SaÄŸdan Soldan Bak