Bugün derste, çelik hocası 9/11 diye bilinen saldırıdaki kulelerin neden yıkıldığını anlattı. Çelik taşıyıcı sistemin hararetin etkisi ile, ki bazı katlarda 800 santigrad’ı geçiyormuş, haşlanmış makarnaya dönüşmesini gördük.
Sonra hoca “Olayın siyasi boyutu bizi ilgilendirmiyor, şimdi belki bunu Amerika kendi kendisine yaptı diyenler olacaktır içinizden…” filan diye geyiğe sarıp, muhabbeti ders arasına kadar götürmeye niyetlenince sıkıldım. Önümdeki kağıda, bu dönem aldığım dersleri yazıp, karşılarına da kaç kere aldığımı ve hedeflediğim harf notlarını yazdım. Yanımda oturan arkadaş da, “ver bi bakayım” dedi baktı kendi tahminlerini yazdı, sonra onun yanındaki de “ver, bana ver” dedi kendi tahminlerini yazdı, sonra öndekiler aldı filan, öyle öyle derken sınıfın bir bölümünü dolaştı, geri geldi kağıt.
Kağıdı elime aldığımda o kadar heyecanlandım ki durduk yere. Neyse ki sınıfın genel kanaatine göre hiç bir dersten kalmayacağım, hamdolsun. Bu sevindirici, bu güzel. Biraz üzen şey ise, gençlerin, dersleri daha önce kaç kere aldığımı gösteren yere yazdığım rakamları dersin kredisi zannetmeleri, mesela “diferansiyel denklemler (6)” gibi. Evet, vayaburekoyi.
Kağıdı sakladım, 7′de 7 yapanı yemeğe götüreceğim.


iyiyim. sen nasılsın?
cul hanımın “büyüdüm artk ben kadın oldum” lafı da hala hafızamdadır.
ahah, şeref verdiniz nahnu bey efendiciğim.
selam wana. o etiketi yapıştırtacaksın sonunda bana (şiir gibi konuşurum).
ben de 6.da verdim dif denklemleri.
Ben 1. de geçtim. Olmayınca olmuyor demek ki hoca. Bölüm makine miydi senin hoca?