Geçen gün bahsettiğim pembe gömleğim “dry center iki eylül şubesi” tarafından kurtarıldı. Demek ki neymiş, süper kahramanlar gerçekmiş
Gerçi bu müjdeli haberi paylaştığım Valide Sultan telefonu, “abin çok fazla gazoz içmiş galiba, bişeyler diyo ama anlamıyorum” diyerek küçük kardeşime verdi ama. Anam anam, gazozlarda alkol varmış.
Blog yazmanın en keyifli tarafı bu işte. Reha Muhtar yapıyordu vakti zamanında böyle şeyler. Mesela ABD Irak’a girecek oluyordu. Show TV Ana Haber, suda jet ski yapan köpeği veriyordu birinci haber olarak. Yani, gerektiğinde, kazak ile birlikte atılan ve pembe olan bir gömleğin yeniden beyaz hale gelmesinin sevinci, blogunuzda Orhan Pamuk ve onun Nobel ödülünden daha önemli bir madde olarak yer alabilmektedir. Evliya çelebi de böyle yapıyordu zamanında güzel arkadaşım, “ben hemen oracıkta 10 yasin okudum” diyor, “karnımda da tek lokma yoktu” diyerek anlatıyor geminin alabora oluşunu.
şahsen, Nobel ödülüne layık görülen Orhan Pamuk’u tebrik etmek gerekir diye düşünüyorum.
Zira zor bişey müslüman coğrafyadan çıkıp da kitaplarını onlarca dilde kabul ettirip yayınlatmak. Kabul etmiyor işte elin adamı kolay kolay. Bunun için hakikaten bir yazarlık olmalı kişinin kaleminde. Bu da Orhan Pamuk’ta var mı, bence fazlasıyla var efenim. Ayıptır söylemesi, bendeniz bunu taa Kitap-lık dergisindeki okul günleri ile ilgili bir anısını okuduğumda anlamıştım, hissetmiştim. Sayın Pamuk iyi bir yazardır bence. Neyse işte, kitaplarını diğer dillerde yayınlatabildiysen eğer, bir sonraki adım Nobel olur heralde. Bunun için: bir iki “aykırı” bir hal almak; uzmanlığının olmadığı bir/bir kaç konuda gerçeğe muhalif söylemler ortaya atmak, “bir buçuk milyon ermeni ve 30 bin kürtün katledildiği” iftirası, ve “PKK militanlarını, Kürt Gerillalar diye nitelendirmek” gibi nice gudiklikler salmak lazım piyasaya. Pahalı bir prodüksüyondur, ama İsveç Kraliyet Akademisi yiyor bunu. İşte, görün, işin nihayeti malumumuz: nobele uzanış. Helali hoş olsun.
Benim ütülü gömleğim elimde koşarak uzaklaşırken arkama dönüp sormak istediğim soru şu: Memleketimin Orhan Pamuk’tan tek kazancı Nobel’den dolayı alacağı 437 bin Yeni Türk Lirası vergi mi olacak? Cüneyt Zapsu’nun Amerikalı baylara dediği “bu adamı kullanın” ifadesini memleketim idarecilerine tekrarlamak istiyorum ben: “Bu adamı kullanın bilader !”. Artık nasıl kullanacağınızı da söylecek değilim.
Dedim ya koşarak uzaklaşıyorum ve düşünmem gereken başka şeyler var: kavunlar, üzümler filan…




hassasiyetlerimiz mevzunun içeriğine yoğunlaşınca kantarın topuzuna hassasiyet kalmıyor sanırım.. yukarıdaki eleştirinin de kendisi ile çeliştiğini farkedememişsiniz herhal..
söz konusu olan durum hakkında sizin uzmanlığınız nedir ki “gerçek”i tayin etmişsiniz ve söz konusu zatın -uzmanı olmadığı konudaki- bu gerçeğe muhalif olduğunu iddia etmişsiniz.. sizin yaptığınız da aynı şeydir işin özünde..
eğer bu konuda (zannetiğim gibi, uzmanlığınız yoksa) gerçeği tayin hakkını kendinizde görüyorsanız, aşağı yukarı sizin kadar enetelektüel birikimi olduğunu varsaydığım malum yazarın da bu hakkı vardır..
yok diyorsanız ki gerçeği ben tayin etmedim, işin uzmanlarının tayin ettiği gerçeği benimsedim; yine aynı hakka eleştirdiğiniz kimse de sahiptir.. zira konuyla ilgili farklı uzman görüşleri vardır. o da başka bir uzmanınkini benimsemiştir..
konu bu malum yazarımız olduğu zaman nedense bazı ilkeler kolayca yabana atılabiliyor. bırakın anlayış ve hoşgörü dediğimiz şeyi adalet hissiyatımızdan bile feragat ediyoruz. sanırım bunun nedeni yazarın tartışılan sözlerinin bir takım duygularımızı harekete geçiriyor olması. eh, bu da anlaşılır bir şeydir.. lakin ben yine de kantarın topuzuna da hassasiyet göstermemiz gerektiği kanaatindeyim. sonuçta konu edilen bir “insan”. bunu unutmamak gerek.. hepimizin sahip olduğu inasnai haklara o da sahip..
son olarak; gömleğiniz için sevindim. geçmiş olsun..
sevgiler..
Beyana iman asıldır. Orhan Pamuk kendisini ‘‘ateist bir aileden gelme ateist’’ olarak tanımlamıştı. Bunun üzerine annesi: ’’Oğlum kendi adına konuşsun, ben kendi adıma konuşurum. Biz ateist filan değiliz. Haberi okuyunca oğlumdan nefret ettim’’ demişse de Orhan Pamuk sözünden caymamıştı.
Bu durumda gelin biz Orhan Pamuğa müslüman demeyelim. Müslümanlara pay çıkarmayalım.
Keza, Mısırlı Necib Mahfuz’un da müslüman olmadığını biliyoruz. Bu durumda hele bazı yerlerde çıkan Nobeli alan ikinci müslüman söylentileri küllühüm yanlış oluyor.
Ha müslüman olmasada, türkler tarafından sevilmese de, hakketen nahnu, kullanalım bunu. Kaybedenin değil, kazananın yanında olursak kazanırız. Değil mi?
ben gömleğinin kurtulmasına daha çok sevindim. bir numaralı haber bence buydu:)
öyle uzun uzadıya yazılar yazmak benim işim değil.üç kelimeyle anlatabiliyosam dördüncüyü aramam.
Bence nobel senin gömleği pembe den beyaza çevirmeyi başaran kuru temizlemecinin hakkıdır.
Vatanına küfredene verilen Nobel den bende alırım biraz zorlasam.
Saygılar.
@dreamsact, dreamsact, buradaki ifademi voltaire’in “düşüncenize katılmıyorum; ancak onları ifade etme hakkınızı hayatım pahasına savunacağım” sözü ile beraber değerlendirdiğinizi umuyorum. en nihayetinde, referans noktalarımız farklı ise birbirimizin gerçeğini yalanlamamız, söylemleri “gerçeğe muhalif” diye nitelendirmemiz gayet tabii görünüyor. hoş, tarihi verileri ve kanıtları olan olaylar konusunda bir gerçek olur diye düşünüyorum, yorumlar ve teviller farklı olsa da.
öte yandan benim bi arkadaşım tarih okuyor. ortalaması da 3.20/4.00, sordum kendisine “hacım, var mı lan böyle bişey” diye, “yok abi olur mu öyle şey, oldürdüysek şerefsizim yaa” dedi. feci ikna oldum ben.
biraz da ondan. yoksa, kantarın da topuzun da akordu sağlam.
@ilhank atılgan bayar habertürk’te bişeyler yazmıştı, evet. zaten müslüman coğrafya demiştim ben de.
amacım asla niyetinizi yargılamak değil zira niyetinizi ancak siz bilebilirsiniz.. ki art niyetli olduğunuzu da düşünmüyorum.. zaten yazma cesaretimi (aşağı yukarı blog denen şeyin ne mene bir olay olduğunu anladığımdan bu yana takip ettiğim) yazılarınıza ve tavrınıza karşı duyduğum yakınlıktan aldım..
elbette referans noktamıza göre, başka bir referanstan doğan fikri “hakikate aykırı” diye niteleriz. doğaldır.. lakin benim takıldığım nokta eleştirinizi “referans-hakikat” arasındaki ilişkiden çok “alanın uzmanı olmak ya da olmamak” üzerine kurduğunuzu düşünmemdi..
vel hasılı kelam, truth is out there..
sevgiler..
Jet ski yapan köpek(!) KİM???
yahu delikanlıysanız gidin nobelden ödül alın sizde. hadi göriiim. uzaktan böyle ahkam kesmek kolay tabi.
nobel edebiyat ödülünü 19çift sıfırdan beri alanlar aha;
volkan süpersin biz de günlerdir bu listeyi arıyorduk
o listeyi yazmissin iyi hoşta hiç inceleme gereği duydun mu?nobeli almak kolay değil elbet ama yolunun sadece iyi yazarlıktan geçtiğide söylemez!yanlış anlaşılmasın orhan pamuk gözümde büyük bir yazardır özellikle beyaz kale beni inanılmaz etkilemiştir ancak chuchill in dahi yer aldığı bir listeden bahsediyoruz burada sadece edebi yetenekten söz etmek gülünç olur orhan pamuk un ermeni söylemi bu ödülde etken midir?kesinlikle!jimenez ve paz gibi yazarlarda ülkelerindeki muhalif çıkışlarıyla bu ödüle kavuşmuşlardır bunları unutmamak gerekir ayrıca ödülün fransa daki oylamayla aynı güne gelmeside kafalarda soro işareti bırakmıştır ve eğer konu ermeni soykırımı hakkında ise ermeni lobisinin gücünü ve yapabileceklerini iyi değerlendirmek gerekir!soykırım yaptık mı sorusunun cevabı ise tanımında saklıdır sözlüğe bakarsanız bir ulusu dinsel ulusal nedenlerle yok etmek yazar o dönemde yapılan ise 400 yıl bir arada yaşadığımız ermenilerin bize saldırılarda bulunmaları üzerine yapılan bir karşı harekettir bu hareketi yapanların milleti önemsenmemiştir kim yapsa aynı duruşla karşılaşacaktır!
neyse sonuç olarak orhan pamuk çok akıllı bir yazardır ve nobele giden yolları hepimizden iyi bilmektedir ve yukarıda denildiği gibi herkes nobel alamaz çünkü bunun için albert camus olacaksın yada 301 den yargılacaksın…
Bence siz de yüzeysel bakıyorsunuz olaya verdiğim yazıyı okursanız gerçek Orhan Pamuğun kim olduğunu anlayacaksınız…
Ayrıca hiç bir ülkenin tarihi edebiyatından önemli değildir…
Orhan Pamuk, Fransa, özgür Düşünce üçgeni