“Eski çin’ de devletin başındakiler birbirlerine elçi gönderirken başparmaklarını sardırırlarmış. çünkü başparmak insanın tüm meziyetlerini, zaaflarını gösteren bir haritaymış“.
Bunu dün STV de denk geldiğim bir amca söyledi. Şu Fardipli Sin Ha nın yazarı. Hani şu “Tasavvuf ile Bilim kurguyu karıştırmışlar ha ! Vay anasını !” diyerek aldığımız ama iki konunun da yarım yamalak ve sulu su tadında kaldığı kitap canım. çok da kalındı be.. Belki de ben alamadıydım tadını.. Her neyse..
Sayın yazar, ki adı Mehmet Ali Bulut ‘ tu, bu sefer de insan anatomisine bakarak, bilhassa el ve yüzdeki çizgilerden karakter tahlili yapıyor. Fevkalade ilginç tespitleri vardı, misal başparmağın geriye yatması ikna edilebilirliği gösteriyor, başparmak ile işaret parmağı kullanılarak yapılan tick (NİKE) işaretinin uzunluğu hayal gücünü, geniş ufukluluğu simgeliyormuş. “Bana büyük işler başardığı halde kulağı küçük kimse gösteremezsiniz” derken, İşaret parmağının Yüzük parmağından uzun olmasının iletişim sanatlarında başarılı olma yetisine ait olduğundan dem vuruyor.
Bu arada sunucu ile olan,
-Eee.. mesela yanağınızın kenarındaki ben..
-Ben değil efenim o.. sivilce, sivilce.. sabah çıkmış..
-Haa, neyse.. ehh işte o ben olsaydı mesela, sizi 35- 36 yaşlarından sonra fevkalade büyük başarıların beklediğini söyleyebilirdim
-Yok yok ben ben ehehehe.. deeermişim.. ehehe..
şeklindeki diyaloğu görmenizi isterdim…. Bir de deneme amaçlı taranan ellerin, hepsinin yayın ekibine ait olduğunu tahmin etmesi güzeldi.
işte.
Eğlenceli bir cumartesi sabahı yaşadık. İlk fırsatta edinmeliyim şu kitabı..




Ben bu kitabı arıyorum nette ama hala bulamadım. alabilieceğim bir yeri ilen varsa ve bana söylerse memnun olurum. thanks…