Kitaplığı toplarken çoktandır görmediğin bir kitabı bulup, 20-30 sayfa ayak üzeri okumak. Ders notlarını düzenlerken, kendinini kalemlikteki kalemleri yazan ve yazmayan diye ayırırken bulmak. Televizyonda bir şey seyrederken reklam girince, gittiğin öbür kanalda başka bir şeye takılıp ilk seyrettiğinin sonunda ne olduğunu görememek. Saate bakmadan geçen bir ders. Boş konuşan birisine denk gelen beynin 10-15 saniye içerisinde kendisini stand-by’a alması. “Durugörü“den az öncesi.
Yeni tema yapayım diye büyük bir şevk ile karşısına geçtiğin bilgisayarda eski görselleri karıştırırken, sevdiceğinin fotoğraflarından birisine denk gelmek; alem-i hayalde yanına gitmek, aşk ile.


merhaba,
sanırım yeni temada ilk yorumu ben yapıyorum.
sıradan.
ha tabi bu blog benim sanane lan diyebilirsin ama hani crm var ya o babtan hani.
Bir eksiklik olarak. nahnu’da reklam vere tıklayınca aşağıya değilde kontak sayfasına gitse daha hoş olur.yorum yazma bölümünde ki yazdıklarımı şu an okuyorum da nedense ilkokul günlerim aklıma geldi.
Gecenin bir vakti tüketim toplumu konulu tezim için araştırma yaparken ilişti gözüme yazdıklarınız.Tam aslında araştırma yapmaya ne hacet günlük hayatları incelesem yeter de artar bile diye düşünürken ne kadar haklı olduğumun farkına vardım.Hatta bana ilham kaynağı olduğunuzu söyleyebilirim günaşırı notlar takma isimli kişi…Ben artık reklamlardan, dizilerden, magazinden, izlediğimiz ya da duyduğumuz herşeyden, tükettiğimiz her türlü maddeden başka türlü bir örnek vermek istiyorum mevcut durumu anlatmak için:tükettiğimiz yaşamlar,parçaladığımız değerler ve onları artık düzenin birer kuytusu haline getirmemiz;asıl acı olan bu…Teknoloji bizi asimile etti ve insan olmaktan vazgeçtik…Bu konuda sizinle röportaj niteliği taşıyan bir sohbet gerçekleştirmek isterim şimdiden teşekkürler.
saygılar…
saygılar bizden de, günaşırı notlar takma ismimiz değil, bir isim varsa takılmış o da ‘nahnu’dur, onu da belki biz takmamışızdır. vesselam.
beklerim.
Teknoloji bizi asimile etti , ne kadar yanlış bir söz.