Şekersiz sakızlı AöF sınavı maceramdan sonra ancak bugün farkediyorum; sakız yapışmış kimlik kartıma. O da ne yapsın yapışmış işte cüzdanımdaki bir başka karta, o da ne yapsın işte ben sokunca bilemeden girmiş bulunmuş ATM’ye, öyle oluca, ATM’de ne yapsın tanıyamamış birden. Sok çıkar, sok çıkar. Kartın üzerinde bir pürüz hissedene, “Anam! Bu da ne” diyene kadar onbeş kere, sok çıkar.
Gecenin birinde Subay Ordu Evi yanında, bir bankamatik başında, bankamatik kartındaki sakızı çıkarmak için cebelleşen o insan, bendim. Parayı çekmenin sevinci ile kendime biri tavuklu iki tantuni ısmarlayan gene bendim. Eve gidip Hidalgo isimli Safkan Mustang atın filmini izlerken uyuya kalan gene bendim.
Gece rüyasında Veli Efendi de 2metre boyunda jokey olansa bizim bir arkadaş, sen tanımazsındı.




hidalgo güzel filmdir.