BBC’nin 1 nisan şakasıymış diyorlar. Ben inandıydım buna
{HD videoyu seyretmek için tıklayın}
Bu arada WP 2.5 terfisini yaptım. Yeni tematik geliyor, 3-4 saatlik işi kaldı. Bu gece yayına sokabiliriz belki.
BBC’nin 1 nisan şakasıymış diyorlar. Ben inandıydım buna
{HD videoyu seyretmek için tıklayın}
Bu arada WP 2.5 terfisini yaptım. Yeni tematik geliyor, 3-4 saatlik işi kaldı. Bu gece yayına sokabiliriz belki.
Gmail’in yeni Custom Time özelliği sayesinde göndermeyi unuttuğunuz mailleri, geçmiş tarihli olarak gönderilebilecek. Gönderdiğiniz e-posta, alıcının e-posta hesabındaki gelen postalar arasında sizin verdiğiniz tarihe göre yerini alacak. Diğer bir güzellik ise geçmiş tarihli e-postayı alıcının hesabında okundu/okunmadı şeklinde istediğiniz gibi görünmesi.

Çok süper bir özellik tabi ancak, her halinden Nisan 1 şakası olduğu belli. Daha önce de Gmail Paper adında bir servis duyurmuşlardı Nisan 1 şakası olarak, e-postalarınızı gerçek mektup olarak ücretsiz göndereceklerini söylüyorlardı.
Gmail duyurulduğunda da Nisan 1 şakası zannedilmişti, sonradan şaka olmadığı ortaya çıktı.
Kurtlar Vadisi’nin en beğenilen elemanlarından birisi Memati, geçen bölümde çok zor bir durumda kalmıştı. Araya giren bir haftalık yasak/revizyon dolayısı ile dizinin fanatiklerini müthiş bir heyecan sarmış. Kurtlar vadisi arkadaşlarımdan birisi bahsetti bütün forumları didik didik etmiş, büyük ihtimalle yaşayacağına kanaat getirmiş. Daha önce Çakır, Baron gibi esas karakterleri tek hamlede harcayabilen böylesi bir prodüksiyonun, Memati’yi de harcayabileceği ihtimalinden de korkuyor tabi. Fanatiklik böyle bir şey işte.
Medya Tava’nın duyurduğuna göre 360bin oy kullanılan ankette, katılımcıların %80′i “Memati ölmesin n’olur demiş. Dizinin resmi sitesindeki açıklama da şöyle:
13 Mart’tan itibaren, başta Pana Film Forum’da olmak üzere internette tüm forumlarda aynı konu tartışılıyor: Memati’ye ne olacak? Kurtlar Vadisi resmi internet sitesinde yapılan “Memati yaşayacak mı?” anketinde yaklaşık 360 bin kişi oy kullandı. Oy verenlerin %78’i Memati’nin yaşaması yönünde tercih belirtti. Forumdaki “Memati ölecek mi” başlıklı konuya 13 Mart’tan bu yana yaklaşık 2500 mesaj geldi.
İyi Bilgi sitesindeki bir yorumu farkettim ben de şöyle demiş birisi:
ben film cekiliken setteydım.asagıdaki olaylar olacak
İskender: Gördün mü Mematiii,ne cabuk feda etti seni Polat Alemdar.
Memati: Ustanın Canı sağolsun.
İskender: Ya benim yanımda yer alırsın… yada ölürsün… ben herşeye saygılıyımdır.
Memati: Ne oo koskoca iskender Büyük’e adam mı lazım, beni öldüreceksen öldür ama öldürmeden önce, merak ettim. Kos koca iskender büyük ötenleri nasıl yanına alıyor…
Hakan: Efendim… bırakın öldüreyim şu IT’I…
iskender: Dur Hakanım dur… kimmiş… öten… mematiii?
Memati: (Hakan bakiyor !!!)
Hakan: Efendim inanmayın su şerefsize.
Memati: Yanımda triviri yapma, dansöz gibide kıvırma… sen bize ötmedinse, biz bukadar şeyi nerden ögrendik? He hakan?
iskender Büyük: Dogru mu söylüyor Memati.. Nazımım..?-herkes de suskunluk…
-Memati arka kemerinden bıçağını alıp konusma anlarında elini çözmeyi basardı… Hakan tam yine konuşmaya başlarken efendim yalan söylüyor… memati kalkıp bıçağı hakanın boğazına dayayıp silahını alıp.. nazıma ateş eder… Hakanın boğazını keser…
iskender Büyük şokta…
Memati Hakan’a bakar ve der: ‘Ne oldum’ değil; ‘Ne olacağım! diyeceksin gülüm
İRFAN AYDIN / 20 Mart 2008 16:55 İyibilgi
Şahsen, Gürkan Uygun‘un canlandırdığı Memati benim de dizideki favori karakterlerimden birisi (diğeri de Halo Dayı) ölmesin isterim. Denk geldiğimde “Gene nasıl bir antin kuntin laf edecek bu dingil” diye bekliyorum.
Torrent alemlerinin kralı aXXo bir süre önce geri döndü malumunuz.
Eğer bir film aXXo tarafından upload edilmişse ses ve görüntü kalitesi için hiç bir endişeniz olmasın. Bir arkadaşım aXXo’nun 448 filmlik arşivinin adreslerini barındıran bir torrent dosyasından bahsetti, ilgilenenler deneyebilir: “aXXo movie torrents DVDR, Collection of [448] movie torrents (tıkla-indir, torrent dosyası) “.
Bu listedeki filmler şöyle: devamını okuyun …
Dün Tataroğullarından kardeşim Erhan’ın nişan davetine icabet etmeden evvel son dakika kararı ile Berber Adem’e bir uğrayayım dedim. Muhabbetini sevmediğim bu mıymıntı herifin dükkanı bizim eve iki sokak ötede. Çıktım gittim. Gittim ama, ne göreyim dükkanı devretmiş yerinde bakkal var. Saya söve, cadde üzerinde yürüyerek devam edeyim, gördüğüm ilk berbere dalayım dedim.

Bir tane berber buldum, girdim içeriye. Adem’in yirmi yıl yaşlanmışı sanki, aynı mıymıylık, aynı hımbıllık.
Muhabbet açmak için “Üniversite de mi okuyosun“dan sonra kurduğu ilk cümle “Yaa yanlış anlama da, sizin üniversitede de çok fuhuş, çok sigiş-soguş oluyo yaaa” diyen bi adam. “Nerden biliyosun gördün mü gözünle” dedim, güvenlikçi arkadaşı anlatmış. Neyse artık başa gelen çekilir dedim, kendimi teslim ettim “Her yerden 2-3 santim kısalt” diyerek.
Felaketin başlangıcı, makasın sağ kulağın üzerinde kayıp 5 santimlik bir saç kütlesini götürmesi oldu. Sonra orayı eşitlemek için öbür tarafa geri döndü. Orayı da kuş etti. Merak ve ızdırap karışımı bir his ile seyrettim biraz. Sonra dayanamadım sordum “Napıyosun, hayırdır” dedim, “Sen böye demedin mi?” dedi bişkin bişkin. Yapılacak bir şey olmadığını anladım, saniyeler içinde güzelim saçlar gitmiş yerine Yılmaz Morgül ve Elvis ortası bir peruk modeli iliştirilmiş kafa sahibi olmuştum. Bari nişan yanmasın diyerek alelacele yarı para vererek çıktım.
Nişana geçikmeli olarak vardım kardeşimle. 10-15 dakika durduk, tebrik ettik çıktık. Esasında Muzo namındaki bir arkadaşla gidecektik, beklendiği üzere satışa getirdi bizi. Nişan yerine gittiği diğer organizasyon için davet etmemesini ise zaten pas geçiyorum. Öyle anlarda insan kardeşinin değerini anlıyor işte.
Şehrin bilimum kalabalıklarında o antika şekil ile gezdikten sonra Üniversite Cd. üzerinde klas bir berber keşfettim akşam üzeri, Berber Erdal. Anlattım başımdan geçenleri, “Abi büyük geçmiş olsun” filan dediler, öbür berbere de iyice sövdüler. Ben de gaza geldim heralde, ben de sövdüm biraz. Onlar söverken model küfürler duydum, ben de hızlıca tekrar etmeye çalıştım hepsini, çok yerde yetişemedim ama. Sonra Erdal abi hızını alamadı Necati’ye İbrahim Akın’a filan da küfür etti. Ertuğrul’a küfür ederlerken ben, “Efendi adam o yaa” diye araya girdim. Sonra biraz da birbirlerine küfür ettiler. Arada bana da geldi mi bilmiyorum.
Eve vardığımda geriye doğru fönlenmiş kısa saçlarımla tıpkı bir armut gibiydim. İyisinden ama.
Star Haber gururla sunmuş, bobiler‘den baal’da gururla yakalamış:
Sağlık Bakanlığı, Tıp bayramı dolayısı ile Recep Akdağ adına SMS yolu ile taciz etti bugün beni:
SEVGILI MESLEKTASLARIM, TIP BAYRAMINIZI TEBRIK EDER, ESENLIK VE MUTLULUKLAR DILERIM. PROF. DR. RECEP AKDAG
Sayın bakan, hani şu kurumunuzun işleyişini zerre etkilemeyecek, aksine çalışanlarınızın moral/motivasyon değerini artıracak olan becayiş hakkını 4b’li sağlık personelinizden esirgemeseydiniz onlarca aile adına bir esenlik ve mutluluktan ancak bahsedebilirdik. Ama inat ettiniz vermediniz bu hakkı. Yeni atananlarla birlikte, önceki atananlara becayiş hakkı tanıma fırsatınız vardı, onu da yapmadınız. Bu sebepten sizi sevmiyoruz.
Bu sebepten an itibari ile, sizden gelecek mutluluk ve esenlik dilekleriniz için düşüncemiz “aman eksik kalsın“dır.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer’in bir şahane bir fikri varmış, Milliyet’in haberi:
2.5 aydır yaklaşık yüz arıya ecstasy, kokain, eroin gibi uyuşturucu maddeler koklatıyoruz. Çalışmanın bitmesine bir ay kaldı, henüz ölen arı olmadı. Bunları seçmemizin nedeni ise insan vücuduna konmayan tek hayvan olması. Arılar uyuşturucu aldıkça uyuşturucu kullanan insanı bulup bulmayacağını tespit etmeye çalışıyoruz. ~
Gazete, bir de telefon görüşmesi yapmış, kendisi arılara bir şekilde buldukları maddelerden koklattıklarını doğrulamış. Gazeteye binaen, mealen; “Üzerinde çalışıyoruz, arılar üzerinde yaptığımız koklatmalar/ testler filan sonuç verirse, arılar üzerinde test yapmak için gerekli etik kurul izinlerini filan alacağız, ayrıca arılar zaten benim” demiş, benim anladığım.
Şahsen bu fikre bir isim koyulacaksa Narko Vızvız koyulmasını; ismi ben bulduğum için de, tarafıma devlet tarafından bir şeyler, 3-5 kuruş artık neyse, gönderilmesini teklif ediyorum.
Haydi hayırlı cumalar. (Nahnu.Org giderek İslamileşiyor mu? M. Ali Birandın dev yazı dizisi yakında (!))

Okunması ne kadar caiz bilemiyorum ama şöyle bir dua uydurmuşlar:
Allahumme amper-i ala ve voltage difinuyn. Resist-u mukellefiye ve şalter hurayn. Ya mellezi türbin-i aleyn. Santral ellezi ve’l vasfı aleyhim. Ve ala priz humayn gaddafihim. Florasani’him hasanihim. Ve kütübi enne tedaş-u nebatihi helakihim AKP [#]
Dün okul çıkışında kaza yaptık. Okuldan bir arkadaşın arabasındaydık şehirmerkezine gidiyorduk. Ana yola çıktıktan 200-300 metre sonra, tam olarak nasıl oldu farkedemedim bile, yoldan çıkarak 3-4 saniye içinde kampüsü çevreleyen tellerde bulduk kendimizi. Sanırım yanımızdaki araç bizi sollarken öndeki araba hız kesti, biz de süratliydik, arkadaş da ona çarpmamak için direksiyon kırdı. Takla atmadık, ama ben kesin atıyoruz dedim bir ara. Kullanan arkadaş iyi topladı arabayı. Reklam tabelası vardı kocaman, ona denk gelseydik çok fena olacaktı, yirmi santim ile sıyırdık valla. İki kere kapüsün tellerine çarpıp ancak durdurduk. Araçtan inip, tekerlek izlerini görünce insan çok kötü oluyor.
Ben arkada oturuyordum, ilk anda farketmedim ama şimdi omuzum ve bacağımda ağrılarım var. Öndeki arkadaşın da bacağı incindi. Çok şükür ufak tefek ağrılar dışında bir şey olmadı yani. Kaza belayı defeder derler, inşallah öyledir.
Biz kendimize yeni yeni gelirken, kampüsten bir güvenlik geldi tellere birşey olmuş mu diye bakmaya. Meğer tellere veya direklere bir şey olursa kazayı yapana ödetiyorlarmış. Onun tespiti için gelmiş. Bir yerde haklılar tabi. Sağolsun yardımcı da oldu epey. Kampüs şehir dışında olduğu için, ölü/yaralı yoksa jandarma değil de jandarma trafik ilgileniyormuş. Şehir merkezinden gelmeleri 20 dakikayı geçti. On-onbeş farklı ölçüm yapıp, tutanak tutup gittiler.
Aracın kaskosu tammış, anlamıyorum ben kaskodan filan gerçi. Anladığım kadarı ile de ay sonunda bitiyormuş kasko. Şubat ayının bu sene 29 çekmesi bi şans olmuş. Bütün hasarı karşılayacakmış sigorta şirketi.
Kazadan az evvel cuma namazına hangi camiye gideyim diyordum kendi kendime, az kalsın cumartesiyi göremeyecektik. Ölüm kendini ara sıra hatırlatıyor işte.
Bugün derste, çelik hocası 9/11 diye bilinen saldırıdaki kulelerin neden yıkıldığını anlattı. Çelik taşıyıcı sistemin hararetin etkisi ile, ki bazı katlarda 800 santigrad’ı geçiyormuş, haşlanmış makarnaya dönüşmesini gördük.
Sonra hoca “Olayın siyasi boyutu bizi ilgilendirmiyor, şimdi belki bunu Amerika kendi kendisine yaptı diyenler olacaktır içinizden…” filan diye geyiğe sarıp, muhabbeti ders arasına kadar götürmeye niyetlenince sıkıldım. Önümdeki kağıda, bu dönem aldığım dersleri yazıp, karşılarına da kaç kere aldığımı ve hedeflediğim harf notlarını yazdım. Yanımda oturan arkadaş da, “ver bi bakayım” dedi baktı kendi tahminlerini yazdı, sonra onun yanındaki de “ver, bana ver” dedi kendi tahminlerini yazdı, sonra öndekiler aldı filan, öyle öyle derken sınıfın bir bölümünü dolaştı, geri geldi kağıt.
Kağıdı elime aldığımda o kadar heyecanlandım ki durduk yere. Neyse ki sınıfın genel kanaatine göre hiç bir dersten kalmayacağım, hamdolsun. Bu sevindirici, bu güzel. Biraz üzen şey ise, gençlerin, dersleri daha önce kaç kere aldığımı gösteren yere yazdığım rakamları dersin kredisi zannetmeleri, mesela “diferansiyel denklemler (6)” gibi. Evet, vayaburekoyi.
Kağıdı sakladım, 7′de 7 yapanı yemeğe götüreceğim.
Wanadoo gösterdi bu şahane video klibi:
Cumartesi güzel bitsin diye..
İlginç bir oyuncak. Moral, Sağlık, Uyku, Alkol, Kafein. Hergün puanlıyorsunuz kendinize göre. Ben yeni başladım 2 gün oldu.
Bugün için morale 10 puan verdim ama 65 olsa onu da verirdim.
Bugün, kontejanı dolan ve yaklaşık yirmi dilekçeye rağmen, hoca yokluğundan, dekanlık tarafından konterjan artırımı yapılmayacağı açıklanan bir dersin sayfasına doğru bakıyordum, umutsuz umutsuz. Mezuniyet, yaz okulu, ek sınav durumları şunlar bunlar kafamda bir milyon tilki. Bir yandan da sayfayı F5liyorum habire, niyeyse.
Ve o anda olan oluyor, yumurtaya can veren Cenab-ü Rabb-ül Aleminin izniylen, birisi artık niyeyse dersi bırakıyor ve 70/70 yazan kontejan bilgisini 69/70 oluyor. Tabi, Nahnu bunu affetmiyor boş kaleye topu yuvarlıyor, dersi seçiyor.
Yanlışlıkla mı yoksa bilerek mi bilmiyorum, birisi almak istediğim dersi bıraktı ben bilgisayar ekranına mahzun mahzun bakarken. the Secret gerçek miymiş ya hu?
Hayatımda nefesimin kesildiği anları soranlara bir cevabım var artık.
O heyecanla telefonu cüzdanı filan bilgisayar labovatuarında bırakıp ders programımı onaylatmaya gittim. Unuttuklarımı geri almaya gelince 10-15 defa kontrol ettim, acaba bu yaşadığım gerçek mi diye.
Dediğim gibi bugün moral’e 10 verdim ama 65 olsa onu da verirdim.
Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök bir vesile ile demiş ki;
[...] Ama verdiği “provokasyon örneklerine” bir bakın.
Bir sapığın zehirli şırıngayla kızlara saldırması.
Şehir hatları vapurunda ve Akmerkez’de namaz kılanlar.
Hürriyet Gazetesi, bu üç haberin hiçbirini yayınlamadı.
Sadece sapık haberini 2 gün sonra valinin açıklamasıyla verdik.
İnternet sitesi, hızlı habercilik ve rekabetin empoze ettiği bir duyguyla koydu, ama uzun uzun tartışıp gazeteye koymadık. [...]
Dikkatimi çeken şey Özkök’ün bahsettiği konu veya gündem değil.
Kalınlaştırarak işaretlediğim yerleri tekrar okuyalım: “İnternet sitesi, hızlı habercilik ve rekabetin empoze ettiği bir duyguyla koydu”. Bahsettiği internet sitesi, Hürriyet Gazetesinin İnternet Sitesi: hurriyet.com.tr.
“İnternet sitesini boş geçin, onu habercilik bağlamında değerlendirmeyin” mi demeye getiriyor ne yapıyor anlamadım. Gazetelerin internet sitelerinin güvenilir olmadığının, bu sitelerin referans olarak gösterilemeyeceğinin itirafıdır bence bu cümle.
“Hızlı habercilik ve rekabetin empoze ettiği bir duygu“, asparagas ve yalan haber için geçerli mazeret midir? Böyle bir şey olabilir mi?
Bu sene ÖSS’ye rağbet müthiş, bir sürü tanıdık yıllar sonra sınava girmeyi düşünüyor. Başvurular 3 Mart - 7 Nisan arasında, YDS için başvurular da aynı tarihteymiş.
2008 ÖSS ve 2008 YDS sınavlarını diğerlerinden ayıran, bazı liselerin mezun vermeyecek olması. Şöyle açıklamışlar: Liselerde eğitim-öğretim süresi 4 yıla çıktığı için bazı lise türlerinde bu yıl mezun verilmeyecek olması nedeniyle ÖSS’ye başvuru sayısı geçen yıla göre az olacak. Genel liseler ile hazırlık sınıfı bulunmayan anadolu ve fen liseleri bu yıl mezun vermeyecek. 2008-ÖSS’ye 1 milyon 200 bin civarında adayın katılacağı tahmin ediliyor. ÖSS’ye geçen yıl yaklaşık 1 milyon 640 bin aday başvurmuştu.
Başvuru sayısının az olacağını tahmin ettikleri için, insanlar kendilerini biraz da şanslı hissediyorlar gördüğüm kadarıyla. Nasıl olsa az kişi giriyor diye bir sürü başvuru olur ve başvuru sayısı geçen seneki rakamı aşarsa çok komik olur ![]()
Metalosis Maligna, yani insan vücudunun bazı parçalarının zaman içerisinde metalleşmesi hastalığı ile ilgili bir video:
Bu ve bunun gibi videolar hakkında bir Bildirgeç bildirisi: Bu haberlere inanmayın.
Ciddi ciddi bi şeylerle uğraşırken bu seferde sefer de buna sardırdım , Gladiatus. Oyun web tabanlı bildiğiniz tırt oyunlardan birisi, ancak savaş raporları beni benden alıyor:
4CoDi sert bir vuruşla nahnu yı şaşkına çevirmek için savunmasını ihmal etti. nahnu isimli gladyatörün başındaki yaradan kan fışkırdı. Eğer geriye çekilememiş olsaydı şimdi ölmüş olacaktı. (4)
4CoDi, nahnu isimli rakibinin gözerine bir avuç kum attı ve saldırıya geçti. Sırf şans - yada nahnu tanrılar tarafından korundu. 4CoDi buna inananamadı. (0)
nahnu asıl vuruşunu yapabilmek için 4CoDi isimli gladyatörü sahte saldırılarla aldatmaya çalıştı. 4CoDi, nahnu in karşı saldırıyı ile kendisini yaraladığına inanamadı. (3)
4CoDi, nahnu isimli gladyatörün saldırısından kurtularak tehlikeli bir vuruş yaptı. 4CoDi silahını nahnu isimli gladyatörün karnına sapladı. Bu yüzden nahnu ağır yaralanmış durumda. (6)
nahnu büyük bir kavisle silahını 4CoDi isimli gladyatöre doğru salladı. 4CoDi kendini geri atarak şiddetli saldırının zarar vermesini engelledi. nahnu lanet ederek tekrar saldırdı. (0)
4CoDi sert bir vuruşla nahnu yı şaşkına çevirmek için savunmasını ihmal etti. nahnu, gülerek saldırıyı engelledi. 4CoDi öfkeden çıldırmış görünüyor. (0)
Web tabanlı RPG türündeki bu oyuna başlamak için http://s3.gladi….hp?uid=140204 linkini tercih edenleri otomatikman yağmalıyorum. Düzen böyle hacı!
Gayet net,
SEO is using deodorant instead of washing. SEO is masking bad coffee with sugar. SEO is cramming instead of studying. SEO is using pain killers instead of going to the dentist. SEO is taking weight loss pills instead of exercising. SEO is a comb-over. SEO is Scientology. SEO is Paris Hilton. SEO is the Zune. SEO is the morning-after pill. SEO is astroturf. SEO is not the real thing. SEO is cutting corners. SEO is not the solution. SEO is bullshit. [via]
Nükleer Enerji ve Nükleer Santral konularının gündeme geldiği şu günlerde, GOOD Magazineden geliyor, müzik Ratatat [?].
[via: infosthetics]
Reklam dediğin böyle olur; devamını okuyun …
yorumlaré
RSSSEDA, henster, doktor [...]
Leyla, ahmet alp balkan, DeliName [...]
merve çalış, eslem, first-glory [...]
emin, Mırat, rampage [...]
gülsen, sümeyye, suheyla [...]
cadı:), begüm, oguz [...]