Archive for the 'kişisel menkıbeler' Category

İstedim ama vermedi

Blog Ödülleri dağıtıldıktan sonra aynı kulvarda birincilik ödülünü alan Beyn‘den Barış ile konuştuk. “Ya ben çok şaşırdım, bence senin hakkındı birincilik” mealinde bir şeyler söylerken ödülleri değiştirmeyi teklif ettim, hemen ödülü arkasına sakladı “Ama abi üzerinde isim filan yazıyor nasıl olcak ki” dedi. Esasında farkı neyse verecektim valla.

Şaka bir yana, “kişisel” kategorisindeki birincilik ödülünün her anlamıyla gerçekten “kişisel” bir bloga, Beyn.org‘a gitmesine çok sevindim. Seneye spor blogları kategorisinde girerek işi biraz daha kolaylamayı düşünüyorum.

Blog Konferansı ve Blog Ödülleri için evden çıkmadan cebime bir tablet GingeroNatur, bir tablet de Vermidon attım. Gece trende ve sabah Haydarpaşa Garı’na vardığımda ikisinden de birer tane aldım. Belki arada da birer tane almış olabilirim. Konferans hazırlıkları yaparken Eray, Majezik ısmarladı. Ben de yanımda Vermidon var olur mu dedim, olur tabi dedi. Eray’a vermek üzere elimi cebime attığımda ilacın Vermidon değil, Oledro adlı başka bir ilaç olduğunu gördüm. Hemen ailemizin sağlık uzmanı N. Hanımı aradım, ben göndermedim dedi. Annemi aradım, benim öyle bir ilacım yok dedi.

Ne işe yaradığını bu gece öğrendiğim Oledro’dan 3 tane yuttum bir günde. Çok şükür grip-mrip ilacı çıktı. Böyle mallık insanlık tarihinde yok sayın seyirciler.

Bir çok kişi farkında da, eylemin adını koyamıyor. Durun yardım edeyim: rol çalmak.

Biz kaç kişiymişiz?

Geçen gün Blog Ödülleri Blog‘unda oylamanın seyri ile ilgili bazı grafikler yayınlandı. Çelik Yapılar çalışırken aklıma geldi, mola verince oturdum Nahnu.Org’a verilen oy sayısını hesaplamaya çalıştım. Sonuç çok acıklı, ama önce grafiklere bir bakalım:

bütün oylar

Toplam oy sayısının 10bin’i geçeceğini zannetmiyorum, tahmin tabi bu. 10000 oy için kişisel bloglar kategorisine 1500 oy düşer.

kişisel kategorisindeki oylar

Yayınlanan ikinci grafikte 2., 3. ve 4. sıralamanın oy oranları çok yakın. Bunlardan birisi olduğumuzu farzediyorum. %4.50 oy oranımız var desek, bize düşen oy 67.5. Yani sadece 67 nokta 5 kişi oyunu Nahnu.Org’dan yana kullanmış oluyor. O nokta beşi yemeğe götürmek istiyorum.

Hissiyatım, Haydar Baş ile Doğu Perinçek arası gitti geldi valla. Teessüfler Türkiye.

Blog Konferansı 2008

İlki geçen sene düzenlenen Blog Konferansı bu yıl Galatasaray Üniversitesi’nde düzenlenecekmiş. Konferansın ardından, Blog Ödülleri’nde dereceye girenlere ödülleri takdim edilecekmiş.

blog konferansı logo

Konferans dahilindeki bir panel için, bir kaç değerli blogger’ın yanında beni de düşünmüşler. Diğer bloggerlar ne düşünür bilmiyorum ama, şahsen Mehmet Doğan, Zeynep Hoca ve Bigumigu Sakinleri gibi webcilerin ardından konuşulacak ne kalacak çok merak ediyorum :)

Benim için en büyük faydası eşi dostu görüp hasbihal etmek olacak bu konferans ve tören aktivitesi için davetiye gerekiyormuş. 200 kişi ile sınırlı olduğu için, davetiye isteyenler elini çabuk tutmalı sanırım.

Güzel ve neşeli bir 10 Mayıs olur inşallah.

Kesret

“Halkın önemli bir çoğunluğu…”, çok kullanılıyor bu laf.

Belki, halkın içindeki önemlilerin içindeki bir çoğunluk kastediliyor. Belki kesretten kinaye.

Müzikli Türk Filmleri Kuşağı

Kral Tv süper bir sinema kuşağı koymuş yayın akışına “Müzikli Türk Filmleri Kuşağı“:

Kral Tv iftiharla sunar!

Yeşilçam’ın unutulmaz müzikli Türk filmleri her hafta izleyici ile buluşuyor.

Dillerden düşmeyen şarkılar eşliğinde Türk Sineması’nın usta oyuncularının seslerini ve oyunculuklarını sergiledikleri müzikli Türk filmleri her Cumartesi 23.30’da Kral TV’de !

Bu hafta, Katip adında Zeki Müren ve Sezer Güvenirgil’in başrollerini paylaştığı enfes bir film vardı. Ne varsa eskilerde var be :D

En iyisi, televizyonda seyredecek bir şey bulamayanlar için “Ne Seyredelim?” filan gibi bir şey yapayım yan tarafa, tez zamanda.

Dalmak

Kitaplığı toplarken çoktandır görmediğin bir kitabı bulup, 20-30 sayfa ayak üzeri okumak. Ders notlarını düzenlerken, kendinini kalemlikteki kalemleri yazan ve yazmayan diye ayırırken bulmak. Televizyonda bir şey seyrederken reklam girince, gittiğin öbür kanalda başka bir şeye takılıp ilk seyrettiğinin sonunda ne olduğunu görememek. Saate bakmadan geçen bir ders. Boş konuşan birisine denk gelen beynin 10-15 saniye içerisinde kendisini stand-by’a alması. “Durugörü“den az öncesi.

Yeni tema yapayım diye büyük bir şevk ile karşısına geçtiğin bilgisayarda eski görselleri karıştırırken, sevdiceğinin fotoğraflarından birisine denk gelmek; alem-i hayalde yanına gitmek, aşk ile.

Uçan Penguenler

BBC’nin 1 nisan şakasıymış diyorlar. Ben inandıydım buna :) {HD videoyu seyretmek için tıklayın}

Bu arada WP 2.5 terfisini yaptım. Yeni tematik geliyor, 3-4 saatlik işi kaldı. Bu gece yayına sokabiliriz belki.

Gmail Custom Time

Gmail’in yeni Custom Time özelliği sayesinde göndermeyi unuttuğunuz mailleri, geçmiş tarihli olarak gönderilebilecek. Gönderdiğiniz e-posta, alıcının e-posta hesabındaki gelen postalar arasında sizin verdiğiniz tarihe göre yerini alacak. Diğer bir güzellik ise geçmiş tarihli e-postayı alıcının hesabında okundu/okunmadı şeklinde istediğiniz gibi görünmesi.

gmail custom time

Çok süper bir özellik tabi ancak, her halinden Nisan 1 şakası olduğu belli. Daha önce de Gmail Paper adında bir servis duyurmuşlardı Nisan 1 şakası olarak, e-postalarınızı gerçek mektup olarak ücretsiz göndereceklerini söylüyorlardı.

Gmail duyurulduğunda da Nisan 1 şakası zannedilmişti, sonradan şaka olmadığı ortaya çıktı.

Memati yaşayacak mı? Yaşayacak!

Kurtlar Vadisi’nin en beğenilen elemanlarından birisi Memati, geçen bölümde çok zor bir durumda kalmıştı. Araya giren bir haftalık yasak/revizyon dolayısı ile dizinin fanatiklerini müthiş bir heyecan sarmış. Kurtlar vadisi arkadaşlarımdan birisi bahsetti bütün forumları didik didik etmiş, büyük ihtimalle yaşayacağına kanaat getirmiş. Daha önce Çakır, Baron gibi esas karakterleri tek hamlede harcayabilen böylesi bir prodüksiyonun, Memati’yi de harcayabileceği ihtimalinden de korkuyor tabi. Fanatiklik böyle bir şey işte.

memati yürü be

Medya Tava’nın duyurduğuna göre 360bin oy kullanılan ankette, katılımcıların %80′i “Memati ölmesin n’olur demiş. Dizinin resmi sitesindeki açıklama da şöyle:

13 Mart’tan itibaren, başta Pana Film Forum’da olmak üzere internette tüm forumlarda aynı konu tartışılıyor: Memati’ye ne olacak? Kurtlar Vadisi resmi internet sitesinde yapılan “Memati yaşayacak mı?” anketinde yaklaşık 360 bin kişi oy kullandı. Oy verenlerin %78’i Memati’nin yaşaması yönünde tercih belirtti. Forumdaki “Memati ölecek mi” başlıklı konuya 13 Mart’tan bu yana yaklaşık 2500 mesaj geldi.


İyi Bilgi sitesindeki bir yorum
u farkettim ben de şöyle demiş birisi:

ben film cekiliken setteydım.asagıdaki olaylar olacak

İskender: Gördün mü Mematiii,ne cabuk feda etti seni Polat Alemdar.
Memati: Ustanın Canı sağolsun.
İskender: Ya benim yanımda yer alırsın… yada ölürsün… ben herşeye saygılıyımdır.
Memati: Ne oo koskoca iskender Büyük’e adam mı lazım, beni öldüreceksen öldür ama öldürmeden önce, merak ettim. Kos koca iskender büyük ötenleri nasıl yanına alıyor…
Hakan: Efendim… bırakın öldüreyim şu IT’I…
iskender: Dur Hakanım dur… kimmiş… öten… mematiii?
Memati: (Hakan bakiyor !!!)
Hakan: Efendim inanmayın su şerefsize.
Memati: Yanımda triviri yapma, dansöz gibide kıvırma… sen bize ötmedinse, biz bukadar şeyi nerden ögrendik? He hakan?
iskender Büyük: Dogru mu söylüyor Memati.. Nazımım..?

-herkes de suskunluk…

-Memati arka kemerinden bıçağını alıp konusma anlarında elini çözmeyi basardı… Hakan tam yine konuşmaya başlarken efendim yalan söylüyor… memati kalkıp bıçağı hakanın boğazına dayayıp silahını alıp.. nazıma ateş eder… Hakanın boğazını keser…

iskender Büyük şokta…

Memati Hakan’a bakar ve der: ‘Ne oldum’ değil; ‘Ne olacağım! diyeceksin gülüm
İRFAN AYDIN / 20 Mart 2008 16:55 İyibilgi

Şahsen, Gürkan Uygun‘un canlandırdığı Memati benim de dizideki favori karakterlerimden birisi (diğeri de Halo Dayı) ölmesin isterim. Denk geldiğimde “Gene nasıl bir antin kuntin laf edecek bu dingil” diye bekliyorum.

Torrent Kralı aXXo’nun arşivi

Torrent alemlerinin kralı aXXo bir süre önce geri döndü malumunuz.

Eğer bir film aXXo tarafından upload edilmişse ses ve görüntü kalitesi için hiç bir endişeniz olmasın. Bir arkadaşım aXXo’nun 448 filmlik arşivinin adreslerini barındıran bir torrent dosyasından bahsetti, ilgilenenler deneyebilir: “aXXo movie torrents DVDR, Collection of [448] movie torrents (tıkla-indir, torrent dosyası) “.

Bu listedeki filmler şöyle: devamını okuyun …

Bir günde iki berbere giden adam

Dün Tataroğullarından kardeşim Erhan’ın nişan davetine icabet etmeden evvel son dakika kararı ile Berber Adem’e bir uğrayayım dedim. Muhabbetini sevmediğim bu mıymıntı herifin dükkanı bizim eve iki sokak ötede. Çıktım gittim. Gittim ama, ne göreyim dükkanı devretmiş yerinde bakkal var. Saya söve, cadde üzerinde yürüyerek devam edeyim, gördüğüm ilk berbere dalayım dedim.
berber
Bir tane berber buldum, girdim içeriye. Adem’in yirmi yıl yaşlanmışı sanki, aynı mıymıylık, aynı hımbıllık.

Muhabbet açmak için “Üniversite de mi okuyosun“dan sonra kurduğu ilk cümle “Yaa yanlış anlama da, sizin üniversitede de çok fuhuş, çok sigiş-soguş oluyo yaaa” diyen bi adam. “Nerden biliyosun gördün mü gözünle” dedim, güvenlikçi arkadaşı anlatmış. Neyse artık başa gelen çekilir dedim, kendimi teslim ettim “Her yerden 2-3 santim kısalt” diyerek.

Felaketin başlangıcı, makasın sağ kulağın üzerinde kayıp 5 santimlik bir saç kütlesini götürmesi oldu. Sonra orayı eşitlemek için öbür tarafa geri döndü. Orayı da kuş etti. Merak ve ızdırap karışımı bir his ile seyrettim biraz. Sonra dayanamadım sordum “Napıyosun, hayırdır” dedim, “Sen böye demedin mi?” dedi bişkin bişkin. Yapılacak bir şey olmadığını anladım, saniyeler içinde güzelim saçlar gitmiş yerine Yılmaz Morgül ve Elvis ortası bir peruk modeli iliştirilmiş kafa sahibi olmuştum. Bari nişan yanmasın diyerek alelacele yarı para vererek çıktım.

Nişana geçikmeli olarak vardım kardeşimle. 10-15 dakika durduk, tebrik ettik çıktık. Esasında Muzo namındaki bir arkadaşla gidecektik, beklendiği üzere satışa getirdi bizi. Nişan yerine gittiği diğer organizasyon için davet etmemesini ise zaten pas geçiyorum. Öyle anlarda insan kardeşinin değerini anlıyor işte.

Şehrin bilimum kalabalıklarında o antika şekil ile gezdikten sonra Üniversite Cd. üzerinde klas bir berber keşfettim akşam üzeri, Berber Erdal. Anlattım başımdan geçenleri, “Abi büyük geçmiş olsun” filan dediler, öbür berbere de iyice sövdüler. Ben de gaza geldim heralde, ben de sövdüm biraz. Onlar söverken model küfürler duydum, ben de hızlıca tekrar etmeye çalıştım hepsini, çok yerde yetişemedim ama. Sonra Erdal abi hızını alamadı Necati’ye İbrahim Akın’a filan da küfür etti. Ertuğrul’a küfür ederlerken ben, “Efendi adam o yaa” diye araya girdim. Sonra biraz da birbirlerine küfür ettiler. Arada bana da geldi mi bilmiyorum.

Eve vardığımda geriye doğru fönlenmiş kısa saçlarımla tıpkı bir armut gibiydim. İyisinden ama.

YouPorn @ Star Haber

Star Haber gururla sunmuş, bobiler‘den baal’da gururla yakalamış:

Recep Akdağ SPAM

Sağlık Bakanlığı, Tıp bayramı dolayısı ile Recep Akdağ adına SMS yolu ile taciz etti bugün beni:

kaynak erta ajans resim recep akdağ sağlık bakanı

SEVGILI MESLEKTASLARIM, TIP BAYRAMINIZI TEBRIK EDER, ESENLIK VE MUTLULUKLAR DILERIM. PROF. DR. RECEP AKDAG

Sayın bakan, hani şu kurumunuzun işleyişini zerre etkilemeyecek, aksine çalışanlarınızın moral/motivasyon değerini artıracak olan becayiş hakkını 4b’li sağlık personelinizden esirgemeseydiniz onlarca aile adına bir esenlik ve mutluluktan ancak bahsedebilirdik. Ama inat ettiniz vermediniz bu hakkı. Yeni atananlarla birlikte, önceki atananlara becayiş hakkı tanıma fırsatınız vardı, onu da yapmadınız. Bu sebepten sizi sevmiyoruz.

Bu sebepten an itibari ile, sizden gelecek mutluluk ve esenlik dilekleriniz için düşüncemiz “aman eksik kalsın“dır.

Ballı ecstasy geldi

bumble- bee -man - the simpsons

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer’in bir şahane bir fikri varmış, Milliyet’in haberi:

2.5 aydır yaklaşık yüz arıya ecstasy, kokain, eroin gibi uyuşturucu maddeler koklatıyoruz. Çalışmanın bitmesine bir ay kaldı, henüz ölen arı olmadı. Bunları seçmemizin nedeni ise insan vücuduna konmayan tek hayvan olması. Arılar uyuşturucu aldıkça uyuşturucu kullanan insanı bulup bulmayacağını tespit etmeye çalışıyoruz. ~

Gazete, bir de telefon görüşmesi yapmış, kendisi arılara bir şekilde buldukları maddelerden koklattıklarını doğrulamış. Gazeteye binaen, mealen; “Üzerinde çalışıyoruz, arılar üzerinde yaptığımız koklatmalar/ testler filan sonuç verirse, arılar üzerinde test yapmak için gerekli etik kurul izinlerini filan alacağız, ayrıca arılar zaten benim” demiş, benim anladığım.

Şahsen bu fikre bir isim koyulacaksa Narko Vızvız koyulmasını; ismi ben bulduğum için de, tarafıma devlet tarafından bir şeyler, 3-5 kuruş artık neyse, gönderilmesini teklif ediyorum.

Haydi hayırlı cumalar. (Nahnu.Org giderek İslamileşiyor mu? M. Ali Birandın dev yazı dizisi yakında (!))

Elektirik Duası

Okunması ne kadar caiz bilemiyorum ama şöyle bir dua uydurmuşlar:

Allahumme amper-i ala ve voltage difinuyn. Resist-u mukellefiye ve şalter hurayn. Ya mellezi türbin-i aleyn. Santral ellezi ve’l vasfı aleyhim. Ve ala priz humayn gaddafihim. Florasani’him hasanihim. Ve kütübi enne tedaş-u nebatihi helakihim AKP [#]

“See you in another life brother”

Dün okul çıkışında kaza yaptık. Okuldan bir arkadaşın arabasındaydık şehirmerkezine gidiyorduk. Ana yola çıktıktan 200-300 metre sonra, tam olarak nasıl oldu farkedemedim bile, yoldan çıkarak 3-4 saniye içinde kampüsü çevreleyen tellerde bulduk kendimizi. Sanırım yanımızdaki araç bizi sollarken öndeki araba hız kesti, biz de süratliydik, arkadaş da ona çarpmamak için direksiyon kırdı. Takla atmadık, ama ben kesin atıyoruz dedim bir ara. Kullanan arkadaş iyi topladı arabayı. Reklam tabelası vardı kocaman, ona denk gelseydik çok fena olacaktı, yirmi santim ile sıyırdık valla. İki kere kapüsün tellerine çarpıp ancak durdurduk. Araçtan inip, tekerlek izlerini görünce insan çok kötü oluyor.

Ben arkada oturuyordum, ilk anda farketmedim ama şimdi omuzum ve bacağımda ağrılarım var. Öndeki arkadaşın da bacağı incindi. Çok şükür ufak tefek ağrılar dışında bir şey olmadı yani. Kaza belayı defeder derler, inşallah öyledir.

Biz kendimize yeni yeni gelirken, kampüsten bir güvenlik geldi tellere birşey olmuş mu diye bakmaya. Meğer tellere veya direklere bir şey olursa kazayı yapana ödetiyorlarmış. Onun tespiti için gelmiş. Bir yerde haklılar tabi. Sağolsun yardımcı da oldu epey. Kampüs şehir dışında olduğu için, ölü/yaralı yoksa jandarma değil de jandarma trafik ilgileniyormuş. Şehir merkezinden gelmeleri 20 dakikayı geçti. On-onbeş farklı ölçüm yapıp, tutanak tutup gittiler.

Aracın kaskosu tammış, anlamıyorum ben kaskodan filan gerçi. Anladığım kadarı ile de ay sonunda bitiyormuş kasko. Şubat ayının bu sene 29 çekmesi bi şans olmuş. Bütün hasarı karşılayacakmış sigorta şirketi.

Kazadan az evvel cuma namazına hangi camiye gideyim diyordum kendi kendime, az kalsın cumartesiyi göremeyecektik. Ölüm kendini ara sıra hatırlatıyor işte.

Harf Notu Totosu

iddia toto harf notu tahminleri Bugün derste, çelik hocası 9/11 diye bilinen saldırıdaki kulelerin neden yıkıldığını anlattı. Çelik taşıyıcı sistemin hararetin etkisi ile, ki bazı katlarda 800 santigrad’ı geçiyormuş, haşlanmış makarnaya dönüşmesini gördük.

Sonra hoca “Olayın siyasi boyutu bizi ilgilendirmiyor, şimdi belki bunu Amerika kendi kendisine yaptı diyenler olacaktır içinizden…” filan diye geyiğe sarıp, muhabbeti ders arasına kadar götürmeye niyetlenince sıkıldım. Önümdeki kağıda, bu dönem aldığım dersleri yazıp, karşılarına da kaç kere aldığımı ve hedeflediğim harf notlarını yazdım. Yanımda oturan arkadaş da, “ver bi bakayım” dedi baktı kendi tahminlerini yazdı, sonra onun yanındaki de “ver, bana ver” dedi kendi tahminlerini yazdı, sonra öndekiler aldı filan, öyle öyle derken sınıfın bir bölümünü dolaştı, geri geldi kağıt.

Kağıdı elime aldığımda o kadar heyecanlandım ki durduk yere. Neyse ki sınıfın genel kanaatine göre hiç bir dersten kalmayacağım, hamdolsun. Bu sevindirici, bu güzel. Biraz üzen şey ise, gençlerin, dersleri daha önce kaç kere aldığımı gösteren yere yazdığım rakamları dersin kredisi zannetmeleri, mesela “diferansiyel denklemler (6)” gibi. Evet, vayaburekoyi.

Kağıdı sakladım, 7′de 7 yapanı yemeğe götüreceğim.

The Only One Video Clip

Wanadoo gösterdi bu şahane video klibi:

Cumartesi güzel bitsin diye..