nahnu.org'a
reklam verin


kısa dalga

Allah cezanı verecek Arda Kutsal, senin yüzünden hiç yoktan yere iki şişe parfüm bir tane de gece bakım kremi sipariş ettim StrawberryNET’ten. Neyse, hiç değilse ilk müşteri şeysinin yüzü suyu hürmetine bir hediyeyi de arada kaynatmış olduk.

WOMM dedikleri bu galiba: Webrazzi RSS Feed başlığına takıl, yazıyı oku, siteyi incele, Ekşi Sözlükteki yorumlara bak, siteye geri dön ve fırsat reyonunu incele, valide sultanı olaya dahil et, ilgini çeken ürünler için yine Ekşi Sözlükten geribildirim al, siparişi ver!

Engelliler haftası nedeniyle görme engelliler ile karşılaşmış MeclisSpor, 7-3 almışlar maçı! Aferim! Bravo! [via]

(…) Bazıları “Vallahi ben masumum, hiç gol atmadım” derken, bazıları da “Maça berabere kalalım diye çıktık ama insan oynarken öyle hırslanıyor ki kendimizi kaptırmışız” diyerek savunma yaptı. En çok sitemi de 4 gol atan Necdet Budak aldı. Çubukçu, “Geçen yıl da kimsesiz çocuklarla maç ayarlamıştık. Onlara moral olsun diye. O maçı da 3-2 aldılar. Çocuklar maç sonrasında ağladı, zor susturduk” dedi. [Hürriyet, Görme engellileri yendiniz, tebrikler!]

Acısı ile tatlısı ile LOST dizisi 4. sezonun finalini yaptı. Eğer bu final bölümünü seyrettiyseniz, bir de alternatif sonlara bakmak isteyebilirsiniz. Final için 3 farklı alternatif son çekilmiş.

Youtubevarmi.com, You Tube açık mı sorusuna adanmış tek sayfalık bir site. “Single Serving Sites” deniliyormuş bunlara, Etrafta’dakiler “Tekatış” diye çevirmişler.

Is it Christmas?, Are We At War With Iran?, D-E-F-I-N-I-T-E-L-Y veya Is Paris In Jail Right Now? gibi çeşitli tekatış siteleri var.

Peki, Youtubevarmi.com’dan başka Türkçe tekatış sitesi biliyor musunuz?

Beşiktaş’ın 1982′de kurulan taraftar grubu ÇARŞI, kendini fesh ettiğini açıklamış. Alen Makaryan bir veda mektubu yayınlamış:

Çeşitli badirelerin, sayısız hüzünlerin ve nice sevinçlerin dışa vurumudur bu film.

Aslında bu film, bir hayatın yollara nasıl aktığının bir belgeselidir de…

Gönül isterdi ki şampiyonlukla kucaklaşılmış bir senede bacak bacak üstüne ataraktan “inanın çocuklar başardık” şarkılarını söyleyerekten ve de şöyle 32 dişimizle gülerekten bir fotoğraf karesinde olalım.
devamını okuyun …

Seçimlerde kullanılabilecek çeşitli alternatif oylama sistemleri için Wikipedia Makalesi: Voting system.

Keşke bir düzenleme yapılsa ve emekliler maaşlarını istedikleri bankalardan alabilse. Böylelikle devlet bankasına kapağı atmış onlarca suratsız memur ve memurenin “of-puf-afra-tafra“sından kurtulurlar.

Hem belki, özel bankalar arasındaki rekabetten doğacak promosyon savaşı ile de yüzleri güler birazcık.

Ne ola ki?, leb demeden leblebiyi anlarım diyenler için, ayrıntısından resmin bütününü yakalama oyunu. Hemen hemen hiçbirini tahmin edemedim.

listeny logo Sevgili dostlarım Selim ve Eray, beğendikleri müzikleri ve müzisyenleri Listeny.Com üzerinden bizlere empoze etmeye çalışacaklarmış. Hem de bunu eğlenceli vblog bölümleri halinde yapacaklarmış. İlk bölüm için seçtikleri parçaları beğendim.

Görüntü geçişlerindeki fadeout/fadein yerine daha haraketli bir geçiş seçip, gizli sigara reklamlarını da kaldırırlarsa ben müptelası olmaya hazırım ;)

Christophe Huet‘in çeşitli markalar üzerine hazırladığı fotoğraf işleri. Bazılarının son halini alıncaya kadar geçtiği aşamaları da yan menüden making of‘u seçerek bakabiliyoruz.

PC World’de “Google’ın patlayan servisleri” başlığı altındaki Google Voice Search ilgimi çekti. Google, gayet deneysel bir çalışma olan GVS‘den elde edilen bilgilerle şu anda GOOG-411 adında bir hizmet sunuyormuş.

goog-411 logo İşleyişi gayet basit, önce servisin ücretsiz numarasını çeviriyor, ardından bulunduğunuz yeri tarif ediyorsunuz. Sonra da bilgi almak istediğiniz sektörü söylüyorsunuz. Ve GOOG-411 size isterseniz anında isterseniz de SMS olarak bilgi veriyor. Şimdilik sadece ABD ve Kanada için kullanılabiliyormuş tabi.

HolyTaco, Starbucks’da bulabileceğiniz cansıkıcı tiplerden 8 tanesini tespit etmiş. “Starbucks’ı sevmediği halde her gün gidenler” ve “Yazar olduğunu anlamanız için elinden geleni yapanlar” ilginçmiş.

Sigaraya başlamak nasıl arkadaşlardan görerek oluyorsa bırakmak da arkadaşlardan görerek olabiliyormuş. Diğer bir değişle sigarayı bırakmak bulaşıcıymış (Butting out together).

19 Mayıs’tan itibaren genişletilen sigara yasağından sonra bir çok arkadaşımın sigarayı bıraktığını gördüm, sevindim onlar adına.

Türlü sebeplerden açılan bloglar, aynı şekilde, türlü sebeplerden kapanabilir. Sahibinin/ sahibesinin keyfine bağlı olarak yaşanabilecek bir gelişme. Ekseriyetle üzülmüyorum kapanan bloglara. Ancak, İzlenimler ve Düşünceler veda yazılarını yayınlayınca değişik bir burukluk yaşadım. Sanki devam etse daha iyi olacakmış diye düşündüğüm için olabilir.

Derin Sular’dan Serdar Kaya da bir şeyler yazmış bu “nerde trak orda bırak“larla alakalı olarak: Yorum Blogları Birer Birer Kapanıyor. Özellikle son paragrafı çok beğendim, güzel bir tespit var:

Bence her blogu müstakil bir proje olarak ele almak gerekli. Tabii bu kısa ya da uzun vadeli, yani sonlu bir proje de olabilir. Bu durumda, sona eren projenin arşivi de zaten baştan hedeflenilen eserin kendisi anlamına geleceğinden, elektronik ortamda hizmet sunmaya devam eder. (Bir heykeltraşın eseri gibi.) Konuya bu şekilde bakıldığında, bir blog projesinin sonunda değil başlangıcında alınan kararlar önemli hale geliyor.

Peşinizden söylenmiş olma ihtimalinin sizi yıktığı cümleler serisinden:

Çok terakki edeceği ümidini besleyip hayal kırıklığı yaşadığım öyle kimseler var ki, zannediyorum, bazı günahları küçük gördüklerinden kurbet yolunda mesafe katedemiyor ve oldukları yerde sayıyorlar; oysa, mü’min bir harama nazar, bir hilaf-ı vaki beyan ya da bir gıybetten dolayı ömür boyu ızdırap duymalı…

QE2 no passport (c) royal.gov.uk

QE2 kodlu Kraliçenin pasaportu yokmuş. Türkiye’ye eniştenin yani Edinburgh Dük’ü Prens Philip’in pasaportuyla gelmiş.

Meğer, Birleşik Krallığın Kraliçelerine ait pasaport olmazmış, neden çünkü bütün İngiliz pasaportları zaten onların adına verilirmiş.

Geçtiğimiz aylarda Türkiye’yi ziyaret eden Papa 16. Benedikt de pasaportsuz gelmiş.

1960′tan günümüze ABD seçimlerinde kullanılan kampanya logolarını derlemişler [via]. 1996′da seçimde birisi el işaretlerini kullanmış. Bu haraketler bizdeki herhangi bir seçimde kullanılsaydı, tam manası ile çorba olurdu memleket siyaseti.

Başbakanın dediği gibi 3-5 değil, tam 18 çocuk varmış Duggar ailesininde (fotoğraflar). Biri de yoldaymış.

Radikal Gazetesi’nin internet baskısı tasarımını yenilemiş. Gayet okunaklı ve sade olmuş. Eski tasarımı da kendine özgüydü, bu da öyle olmuş. Darısı, Doğan Medya’nın diğer gazetelerinin başına.

Dünün bomba haberiydi bu sanırım: KanalTürk’ün, Bugün Gazetesi’nin de sahibi olan KOZA grubuna satılması. Bu satış sonrası Biz Kaç Kişiyiz Platformundan Tuncay Özkan’a sitem yağıyor.

Etrafta, “Bir Kaç Kişiyiz” ve “Biz Kaç Lirayız” gibi espiriler dolaşıyor.