nahnu.org'a
reklam verin




Ben Lübnan’ım

Hepimiz hiç olduk! Hiçlik, dayatıldı bize. Rabb’in karşısında yok olmayı, cüz’� irademizi dahi dönüp O’na hediye etmeyi beceremedik de, tankların, topların, buldozerlerin karşısında hiçlik dayatıldı bize.

Ağır geliyor Lâşey! Ruha ağır, nefse ağır, akla ağır, bedene ağır geliyor. Gazete mi açmak istedin? Al sana Lübnan’ın bağrına atılmış, ama senin bağrını yakan binlerce, on binlerce bomba! Televizyon seyretmek mi takıldı aklına? Al sana Lübnanlı çocukların, anaların, yaşlıların, sokakta bekleşen insanların bedenlerine sıkılmış, ama senin bedenine saplanan kurşunlar! Ağır geliyor Lâşey! Gücün, kuvvetin, işgalin, tankların karşısında insanın, insanı insan yapan hakkın, adaletin, saygının, güvenin bu kadar küçülmesi ağır geliyor…

Hepimiz hiç olduk! Her şeyler hiç! ülkeler ufaldı zulmün karşısında, Arap Birliği kayıplarda! İslam Konferansı sağır kulaklara haykırıyor sessiz çığlıklarını. NATO yok! Birleşmiş Milletler yok! İnsan yok! Kalpler mühürlü, gözler mühürlü, kulaklara perde vurulmuş… Ve biliyor musun Lâşey, ne koyuyor asıl? ‘Ne günahın vardı da katledildin?’ diye sorulacak mev’�deler, küçücük çocuklar gönderiyoruz İlahi adalet divanına; işte bu koyuyor. Mahşerde Lübnanlı bebelere hesap vereceğimiz gerçeği koyuyor: Ne yaptınız vücutlarımız top mermileriyle parçalanırken? Ne yaptınız evlerimiz sahipsiz mezarlara dönüştürülürken? Ne yaptınız medinelerimiz, şehirlerimiz, mahallelerimiz mimsiz medeniyetin çarkları altında ezilirken?

İnsan zaten ölümlü Lâşey! Bana bu kadar ölümcül olabilmesi koyuyor. Bu millet Lâşey, insanı saymayı bile insana saygısızlık bilen peygamberler çıkarmıştı. Şimdi ceset saydırıyor cihana. Bu millet Lâşey, bilmem kaç defa hiçliğe itilmenin ıstırabını yaşamıştı. Şimdi hiçliğe itmenin intikamını dayatıyor insana. Bu millet Lâşey, nefretin, kıskançlığın, korkuların kurbanı olmuştu hep. Şimdi nefreti körüklüyor alev bombalarıyla; korkuları devleştiriyor uçaklarıyla. Bu millet Lâşey, Câlut’un karşısında küçülmenin ezikliğini yaşamış, Davud’unu bulana dek, Davud sapanını bulana dek, sapan taşını bulana dek kahrolmuştu. Şimdi tanklarını Câlut yapmış; taş taş üstüne koymuyor ki sapan bulsun taşını… Ve Davud yok! Ve işte bu kahrediyor Lâşey! Hiç olmak değil, hiç kimsesiz, yapacak hiçbir şeysiz, kaçacak hiçbir yersiz kalmak kahrediyor.

Sen ve ben Lâşey, insanın özündeki sevgiye inandık hep. Güzeli gösterirsek gelirler dedik. Ve bir söz verdik Allah’a, bu inancımızı Sana olan inancımız gibi kutsal, Sana olan inancımız gibi sarsılmaz tutacağız diye. Gözler kapalı evet! Basar basiretini kaybetmiş doğru! Fakat Lâşey, görmek istemeyenler zulmü görmek istemiyor; zulmün karşısındaki çaresizliklerini görmek istemiyor. Gel iki hiç, sen ve ben, hiçbir şeyliğimizin içinde bir şey yapalım. Gel iki bin hiç, sen ve biz, kalemlerimizi sapan yapıp duralım Câlut’un karşısında! Gel iki milyon hiç, sen ve şehrimiz, ‘Ben Lübnan’ım!’ diye haykıralım yerin yalancı hükümranlarına! Duvarlarımıza Beyrut fotoğrafları asalım, gönderlerimizde birkaç gün olsun Lübnan bayrakları sallandıralım. Gel yirmi milyon hiç, sen ve ülkemiz, duanın en yanıklarıyla yalvaralım Sahib-i Külli Şey’e: ‘Ben Lübnan’ım Allah’ım! Yaktırma beni Allah’ım! Yıktırma beni Allah’ım!’

Hepimiz hiç olduk! Ama küçülmek, hiçbir şey yapmamak için geçerli bahane midir?

Kerim Balcı Lâşey’e mektuplar-3 veya ‘ben Lübnan’ım!’, Zaman

Muhtemelen alakalı yazılar



yorum ekleyin veya yorumları okuyun:


  1. 1 ecemsu 6 Aug 2006 @ 09:39

    Herşeyin hesabını vereceğiz herşeyin…Biz kendi dünyamızda yaşadığımız ve kendimizce abarttığımız incinmelerin,kalp kırıklıklarının hesabını nasıl vereceklerini düşünürken,bizler çok daha büyük şeylerin hesabını vereceğiz.Yaptığımız maddi yardımların bizi hesap vermekten alıkoyacağını sanıyoruz ama heyhattt..Sadece kendimizi kandırmaya ve bencil olmaya devam ediyoruz.Kerim Balcı’nın yazısını sayende okudum , teşekkürler…

  2. 2 Hezâr-Fenn 6 Aug 2006 @ 17:05

    Nahnu kardeşim sizde mi ?
    Aziz arkadâşlar,
    Dolmakalemde de yazdım. Burda da söyleyeyim, bunlar fakir edebiyyâtı, bırakınız bunları.. . Hele hele Zaman gibi bir varakpare böyle şeyler neşrediyorsa ben bu kafayı burdan keserim. Ama değmez… Yazılacak çok şey var ama boşveriniz aziz arkadâşlar. Size hangi organımla güleceğimi bilemiyorum…

    80-90′lar bitti 21. asırdayız.

  3. 3 GöLgE 6 Aug 2006 @ 20:58

    kes o zaman kardeşim kafanı.seni tutan yok!

  4. 4 azey 8 Aug 2006 @ 15:34

    hangi organınıza yeterince sahipseniz onunla gülün.

  5. 5 Hezâr-Fenn 8 Aug 2006 @ 16:09

    Gülmeme izin verdiğiniz içün sağolunuz. Gülüyorum! Sonra da İsrail’de ki ölen çocuklar içün ağlayacağım! Zangoçlar, yahşi çekmeler felan da var ama oralara hiç girmeyelim. Bunları siz bilmiyorsunuz, boyunuzu da aşar.

    Birde hangi uzvuma kâfi derecede sahib olduğumu öğrenmek istiyorsanız, size zamanında Şevki Yılmaz’ın Celal Doğan’a söylediği bir sözü hatırlatıyorum.

    Ve gidiniz bu laf sokmanızı akranlarınıza yapınız, ilk mekteb çocuklarına!

  6. 6 KuponadaM 11 Aug 2006 @ 14:43

    Fakir edebiyatını seviyorum..

  1. 1 Haber - Yaşam » Ben Lübnan’ım

Yorumunuzu yazın



Sağdan Soldan Bak