“Belki türbanlı öğrenciye hak ettiği notu vermeyeceğiz”

Bu gerginlik bizi bile etkileyecek. Belki hiç hakkımız olmadığı halde, türbanlı bir öğrenciye, Cumhuriyet ilkelerinin kıyafetlerine aykırı diye hak ettiği notu vermeyeceğiz.

~ Mesut Parlak, İÜ Rektörü (video)

~ edit: Tartışılan rektör: ”Yanlı anlaşıldım”

Muhtemelen alakalı yazılar



yorum ekleyin veya yorumları okuyun:


  1. 1 ahmet alp balkan 2 Feb 2008 @ 11:06

    sizden de bu beklenir ya zaten. meclis kabul eder, halk kabul eder, siz (yök) başka bir devletsiniz ya…

  2. 2 ilhan k 2 Feb 2008 @ 11:35

    1- Türban gelmesin, üniversitede huzur bozulur.
    2- Bozulmaz bişey olmaz.
    1- Bozulacak diyorum bak
    2- Bozulmaz ya kim bozacak
    1- Vay ben bozarım belki huzuru. Taşkınlık yapar, türbanlıyı dövdürürüm belki.
    2- Hm öyle diyosun yani.
    1- Yani.

  3. 3 Kaan Fakılı 2 Feb 2008 @ 13:07

    Bu habere kendi sitemde de değinecektim ama pek çok değindik son günlerde türbana :) Bu adam da üniversitede hoca oluyor. Kendisi itiraf ediyor işte ne mal olduğunu.

  4. 4 mehmet 2 Feb 2008 @ 15:54

    türban hadisesiyle ilgili yazı yazan blogları tararken şöyle birşey buldum. paylaşmak istedim: http://deryik.blogspot.com/200.....-zgrl.html

  5. 5 Duhan 2 Feb 2008 @ 20:32

    “Öğretim üyeleri olarak bizler kılık-kıyafet konusunda yıllardır uygulanan politikaları ve son günlerde yapılan tartışmaları yakından ve kaygıyla takip ediyoruz. Üniversitelerin düşünce, ifade, din ve inanç özgürlükleri ile eğitim ve öğretim gibi en temel insan hakları karşısında yasakçı değil özgürlükçü bir tavır alması gereken kurumlar olduğunu düşünüyoruz.
    Üniversitelerimizin çağdaş uygar toplumlara yaraşır biçimde, özgürlüklerle ve bilim üretimiyle anılmasını istiyoruz. İstisnasız her demokratik ülkede olduğu gibi üniversitelerimizde de kılık-kıyafet serbestliğinin; hiçbir din, inanç, düşünce, ırk, grup ve cinsiyet ayrımı yapılmaksızın bütün öğrencilere tanınması gereğine inanıyor; aksi yöndeki tüm düzenleme ve uygulamalara bir an önce son verilmesini talep ediyoruz.
    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

    DUYURUYA KATILAN ÖĞRETİM ÜYESİ SAYISI : 1250

    http://universitedeozgurluk.blogspot.com/

  6. 6 m. sevim 3 Feb 2008 @ 00:35

    acaba atam yaşıyor olsaydı, kendisi üzerinden siyaset yapan, türban’ı öcü sanan, çoğu zaman sırf konuşacağım, muhalefet yapacağım diyerek yobazlaşanlarla aynı fikirde olur muydu diye merak ediyorum… gerçi ben aradığım cevabı da biliyorum…

  7. 7 amarat 3 Feb 2008 @ 15:37

    ben şeriat istesem suç mu da ?

  8. 8 tbg 3 Feb 2008 @ 15:51

    Bu cümleyi söyleyen bir hocanın şuanda bile öğrencilerine hakettiği notu verdiğinden şüphe duyarım. Ayrıca bu yasağı savunanların bir teoriside şu: Aİle ” mahalle” baskısıyla başını kapatanları kurtarmak! Peki bu yasak başladığında başını açmak istemeyen genç kızlarımızı aile baskısıyla , baba dayağı ile başını açamaktan neden kurtarmadılar. Hiç bunlar gündeme gelmiyor. Medyada Haydi Kızlar Okula diye kampanyalar düzenleniyor. Ama bir genç kız okumak istediğinde sırf inanacı, tercihi için başını örtüyor diye(başını örtmekteki düşüncesi ne ise bu kendinden başka kimseyi ilgilendirmez. sonuçta herkes kendi hesabını kendi verecek ) eğitim imkanı, belki ileride ailesini geçindirme imkanı, kendini geliştirme, yetiştirme imkanı vs.elinden alınıyor. Ve işin acısı bu yasağı uygularken Cumhuriyet İlkeleri diyerek bahane üretiyorlar. Cesaretle biz tesettürlü insanları istemiyoruz, bu insanlar iyi işler yapmaya başladılar, her ortamda artık söz sahibi oldular,karşımızda her zamankinden bilinçli bir şekilde duruyorlar… diyemiyorlar.

  9. 9 özlem 3 Feb 2008 @ 16:03

    TÜBİTAK’ın Ulusal Bilim Olimpiyatları ödül töreninde bir ilköğretim öğrencisinin sahneye türbanıyla çıkarak ödül alması, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’i kızdırdı. Bakan, TÜBİTAK Başkanı Prof. Nüket Yetiş’e, “Bu olayların tepki aldığını bildiğiniz halde neden izin verdiniz. Bilerek mi yapıyorsunuz” diye kızdı.
    umarım bu çocukların beynini örtüyorlar diyen bayan öğrenmenimize cevap olmuştur

  10. 10 efsane 3 Feb 2008 @ 17:08

    Zamanında alevi kesimin öğrencilerine hakettiği not verilmiyordu şimdide türbanlı öğrencilere verilmesin. Destekliyorum bu kararıda.

  11. 11 wolkanca 3 Feb 2008 @ 17:51

    hey yavrum hey, o kadar darki düşüncelerimiz. sadece sizin etrafınızdan çevrenizden ibaret sanıyorsunuz Türkiye yi.
    eşşeklik baki kalır denir ya hani, işte o rektör veya her neyse o yasa yapıcılar da o cümleye dahil bence. ankaradan yasa yapması kolay da işe gel gör beni dert ne eyledi.
    bakın bu konularda bir ahkam kesmeden önce bakın yajın tarihe ne olur, fazla eski değil, ufak bi araştırma elinizin altında internet var, hoş interneti de yasaklayan bir zihniyet var iktidarda ya neyse yasaklanana kadar bakmaya çalışın büyük igtimalle Wikipedia da okuyacaksınızdır acele edin yasaklanmadan okuyun.

    tarihe baktığınızda göreceksiniz ve ne kadarda eşek olduğumuzu anlayacaksınız. türbanla demokrasi demokrasi diye çığıranlar neredeydi o zamanlar? bu aralar türban türban diye tutturanların ne sorunu varmış, çocuğunu türbandan dolaymı okutamıyormuş. ne olur saçmalamayın (: yahu üniversite sayısı kaç ülkede? yahu üniversiteyi liseden mezun olan bir arkadaşın kazanabilme ihtimalini sevdim ben, ulan o dersanelere parayı bayılmadan çocuğunu üniversiteyi kazanabiliyormu? bana bunun cevabını verin.

    bırakın bu işleri ağalar, bu türban diyenler halk değil, bu türban diyen godoman yeni nesil Türk burjuva olayı, moda moda başka hiç bir şey değil.

    üniversitede türbanlı öğrenciler olduğunda göreceğiz bakalım ne değişecek?

    bence, hiç bir şey değişmeyecek (: kafa aynı kafa.

  12. 12 suskun 3 Feb 2008 @ 19:37

    @Efsane iyi de güzel kardeşim burda şimdi yapılan haksızlıkları mı yarıştıracağız yoksa tüm haksızlıklara topyekün mü karşı çıkacağız. Siz şimdi böyle düşündüğünüz de o zaman yarın öbürgün o ya da bu sebeple siz de haksızlığa uğradığınızda birisi de aynı yaklaşımı takınacaktır. Bu doğru bir yaklaşım değildir bence. Aslolan tüm haksızlıklara ne sebeple ve kime yönelik olursa olsun hiçbir istisna gözetmeksizin karşı olmaktır. Bu, bugün başı kapalı birisi için olabilir yarın başı açık olan birisi bir başka gün daha farklı bir kişi için ama en nihayetinde ama haksızlığı önlemektir.

  13. 13 efsane 3 Feb 2008 @ 23:56

    @suskun, ben bir yorum daha yazmıştım ama onaylanmamış o onaylanmış olsaydı ne demek istediğimi anlardın kardeş.

    Evet zamanında bir haksızlık yapılmış, diyorsun haksızlığı haksızlıklamı cvplıyacaksnız EVET.

    Neden biliyormusun? haksızlıklara göz yumuldukça bu böyle devam edecek.

    Çok gördüm başını kapatım ****’e kadar yırtmaçla gezen ve şuandanda halen o kapalılar bizim namusunuz diye savunan vatandaşları :)

    keşke silinmeseydi bir önceki yorumum neler açıklamak istediğimi anladınız…

    Ben hoca olsa başını açmıyanı geçirmem dersten. Çünki okuyorsa, ilim-bilim-edep sahibi oluyorsa Ulu önderin ilkerine boynunu eğmesi lazım, çünkiii Ulu önder kendisi için değil, senin/benim bizim/sizin için kurtardı bu ülkeyi değilmi ?

    Bırakında mezarıdna rahatça yatsın, ilkerine hergün yeni bir karşıtlık çıkararak kemiklerini sızlatmayın.

  14. 14 Emir Aydın 4 Feb 2008 @ 00:00

    Kaynak verdiğiniz websitesinin gazetesinin de ne olduğu ortada. Yorum yok :)

  15. 15 nahnu 4 Feb 2008 @ 17:21

    efsane,

    insanlar isterse başörtüsü/türban/şapka takar altına da mini etek giyer, dapdar etek giyer, askılı giyer, isterse saçının yarısını kırmızı yarısını yeşil yapar. bu bir hak ve hürriyettir. bunu isterse din adına isterse bakkal hüsnü adına isterse siyasi simge adına yapar. bize ne? bi-ze-ne!

    uydurup, yakıştırıp yazmayın; ata’dan “ilkelerime boyun eğeceksiniz” diye bir şey işitmedim ben. tam aksine aklı hür, fikri hür vicdanı hür olmayı duydum. ata’nın kurduğu cumhuriyetin rektörü böyle laf edemez, etmemeliydi.

    ***

    sonuçta her görüş, her düşünce onu göreni düşüneni bağlıyor. kimse kimseyi “böyle düşünmek zorundasın, böyle giyinmek zoundasın” diye zorlamıyor bu blogda. en azından bunda mutabığız diye düşünüyorum. selam ederim.

  16. 16 wolkanca 4 Feb 2008 @ 18:50

    şimdi bence bir parti ile organik veya inorganik bağlantısı olmamıza gerek yok siyaset yapmak için bence ki zaten nahnu bu blogda siyasetin en kralını yapıyor zaten. bazı arkadaşlarda da bu siyaseti bazı partilerle bağdaştırma hissiyatı doğuyor. tabi benim fikrmin siyaset hayatın her alanında vardır, kötübir şey değildir, üstelik siyasi firkir olmayan insan “bana göre” “ot” ile kankadır.

    siyasetin yapılışında uslubuna dikkat etmeli yoksa istediğin fikre dayanıp siyasi düşünceni ortaya koyarsın buna demokrasi diyorlar zannedersem.
    işte bu demokrasi noktasında o şu an mecliste büyük çoğunluğu elde ettim her eşyi yaparım düşüncesi çok sakat bir düşüncedir, ki bunu çok yapmadılar o konuda da sezarın hakkını sezara vermek benim için borçtur. ama bu türban meselesi zaten hükümetin ilk iktidara bir önceki dönemde gelirken programında vardı adamlar bas bas bağardı çözeceğiz diye.

    bu doğal bir süreç yani şaşırmamak lazım bence.

    bence şu korkularımızı artık yenmeliyiz, yok neymiş laiklik elden gidiyor (: ne bileyim iranlaşacağız. baskıalr olacak falan. arkdaş neden korkuyorsunki sen su akar yolunu bulur ne zaman bir türk milletine zorla şeyler dayatılmış be bu iktidar olmuş? bu halk yemez bunları bize çok bol gelir o korkularınızdaki şeyler bence korkmayı bırakın keyfini çıkarın (: demokrasiden korkulurmu hiç. ha sonra diğer taraf gelir yasayı tersine çeviri ona da bir şey diyemeyiz, ne olur? olan yine halka olur bir o tarafa bir bu tarafa sallanıp gider, gider. abd yeni bir buluş bulur, internet icad edilir, ne bileyim apple yeni bilgisayarını tanıtır, bill gates windows 2010 u tanıtır. Biz hala kadınların başını aç kapa yaparız.

  17. 17 ersines 4 Feb 2008 @ 19:58

    özgürlüğün olmadiği yerde laiklik olurmu ?

  18. 18 eminimsi 4 Feb 2008 @ 21:15

    “rektörün demeçi”, “göbeğini kaşıyan adam”, “şeytan kulağına der gibi vur bakiim kafana, ne ses geldi, donk donk dimi, bidon kafalı”, “gecenin bi vakti, internet bombası”, “tandoğan ıvır zıvır”
    Hakikaten bütün bu yapılanlar kime yaradı ?
    Gökhan; Allah rızası için kendi ağzınla söylediğin iki dayım üniversiteden atıldı, halam lise okuyamadı satırlarını yazarken ki ruh halini iyi düşün. İntikam mı alıyorsunuz, işkence çekenler mhpciler değildi derken, artık onların sırası geldi mi demek istiyorsun, işkenceyi sıraya mı koydunuz, bu nasıl tutarsız cümlecikler topluluğu. Bir yandan işkence çektik, diğer taraftan zulüm devam etsin diyorsun. Zulmün devam etmesi bahanen bu mudur?
    “Herkes Akp nin asıl amacını biliyor. Ve adaletci özgürlük düşkünlüğünden yapmıyor bunu!”
    O kadar ağacı niye katlettikte seçim sandığı yaptık, parmağından çıkmayan lanet boyayı nazarlık olsun diye mi sürdük,bir pazar sabahı spor olsun diye mi gittik sandıklara…
    en iyi ikinci yönetim şekli demokrasidir, birincisi yoktur gökhan…

  19. 19 fatih 5 Feb 2008 @ 09:52

    Daha önceki cümlelerinde oky’nin de dediği gibi , böyle bir durumda anadoluda okuyan başı açık öğrencilerin ne durumlara düşeceğini kestirmek gerçekten zor değil.Belki burada söylenmesi zor olacak ama oradaki halk onlara direk ..ospu gözüyle bakacak.

    Madem bu kadar dinlerine bağlı insanlar , üniversiteye girdikten sonra iş hayatında ne yapacaklar? Doktor olan birisi , erkek hastaları muayene etmeyecek mi namahrem diye?

    Kesinlikle serbest olmamalı türban.Yukarıdaki arkadaşlar nasıl kendi fikirlerini beyan ettilerse bunlar da tamamen benim görüşlerim.

  20. 20 nahnu 5 Feb 2008 @ 11:21

    fatih,

    bak, anadoluda şu anda okuyanların hepsi kapalı mı? değil. o zaman senin bahsettiğin “bakış şekli” şu anda zaten var mı diyeceğiz? böyle bakılacaksa eğer zaten bakılıyor. Allah muhafaza, adam niyeti bozmuşsa, kapalı açık tanımaz hem.

    iş hayatında ne yapacaklar sorusunun cevabı, ne beni ne seni ilgilendirir. “okul öncesi için 7 çok geç”, “haydi kızlar okula” filan diyen bir memleketin, yüksek lisans eğitimi almış insanlarının sayısının artması yetmez mi.

    hep verilen şu hasta seçen doktor örneklerini ne kadar yanlış, mesleğin namusuna ters buluyorsam; tesettürlü kızlara ders vermek istemeyen hocayı da aynı şekilde mesleğin namusuna, mesleğin ruhuna aykırı buluyorum.

    şahsen benim görüşüm, tüm alanlarda kılık kıyafet özgürlüğüdür.

    bunca konuşmanın ardından şunu da düşünmeye başladım galiba haklısınız, bu özgürlüğü hazmedecek ve süistimal etmeyecek bir medeniyyet eşiğine henüz yaklaşmadık.

  21. 21 fatih 5 Feb 2008 @ 11:33

    Sevgili nahnu , tüm alanlarda kılık kıyafet özgürlüğü istemek ne kadar doğru sence? Bu yasa çıktıkdan sonra , biri çıkıp “ben naziyim , bu ülkede özgürlük var diyip , nazi üniforması giyse , Öteki bir şahıs , ben takkeyle ders dinliycem dese , Bir diğeri de özgürlük varsa ben iç çamaşırıyla geziyorum” diye ortalığa çıksa bu işin içinden çıkılmaz.Herkese her alanda her istediği verilirse ortalık arap saçına döner.Nitekim bugün bu üniversitelerde türban özgürlüğüyle yetinmeyip , “ben lisede de , ilkokulda da,kamuda da serbestlik isterim” diyen sesler megafonlarla sokaklarda geziyor.

    Biz bunu burada ne kadar tartışsak da uzlaşamayız.Özgürlükten anladığımız şeyler ve kaygı duyduğumuz kesimler farklı.

  22. 22 nahnu 5 Feb 2008 @ 12:15

    biz uzlaşırız da, bizi bize bırakmazlar :)

    kılık kıyafet özgürlüğü derken ben sadece türban/başörtüsü/eşarp kastetmiyorum. her türlü diyorum. takkeyle gelsin ne olacak? ondan önce, bana ne, bize ne? takkeli birisi asayişi tehdit etmediği sürece bana bir zararı yok, aynısı nazi üniforması giyen için de geçerli.

    şunu demek istiyorum. birisi adam gibi öğrenci, doktor, öğretmen, subay, hemşire, memur oluyorsa; yani bu mevkii için gerekli sınavları geçmiş, yeterlilikleri vermişse filan bunun saçına başına bakılmamalı bence. bunun tam tersi de geçerli tabi, eşi kapalı dini bütün diye bir mevkii bir insana teslim edilmemeli. liyakat aranmalı, sadece liyakat.

    ben bu memleketin böyle bir insan gücünü ve birikimini laf salataları ile harcamasına dayanamıyorum.

    özgürlük anlayışlarımız farklı değil bence, aynı. ama özgürlüğe farklı noktalardan bakıyoruz. bu da gayet doğal, hepimiz aynı olamayız. ama uzlaşabiliriz.

    başta dediğim şey, biz uzlaşırız da bizi bize bırakmazlar. sen, ben ya da şurada yorum ekleyen birileri otursa 15 dakka da uzlaşır. o ona garanti verir, ben seni hor görmeyeceğim der, o da öbürüne bunu suistimal edenlere en önce ben cevap vereceğim der, iş biter. ama rant kapısı, oy pastası olunca mesele böyle oluyor.

  23. 23 fatih 5 Feb 2008 @ 12:56

    Evet söylediklerinde haklısın biz uzlaşırız ancak sorunun çıkış noktası “rant kapısı,oy pastası”. Bu tarz konuları oyuncak haline getirdiler.Bir alevi açılımı,peşine türban konusu ,tamamen istismar etmeye çalışıyorlar halkı.

    Bak biz anlaştık bile , önemli olan zihniyet demek ki :)

  24. 24 efsane 5 Feb 2008 @ 16:52

    Ne olursa olsun yorumumu uzatmıyacagım fazla, öyle başını kapattıktan sonra o insan benim gözümde sırf başını kapattı diye müslüman olarak görünecegini sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

    Karşıyım türbana, çünki o türbanla çarşafla ünv girmeye başladıktan sonra ortalık ne kadar karışır onu zamanla görürsünüz. Kim bilir o çarşafın altından insanla beraber başka nelerde içeriye sokulacak kolayca !!!
    Malum kadın namus taslıyor kimse arama yapamaz onu (:

  25. 25 Kaan Fakılı 5 Feb 2008 @ 19:18

    Yani benim annemin başörtüsünü bence siz kendi beyinlerinizin içindeki pis düşüncelere alet ediyorsunuz. Kendi yaşam tarzınızı garanti altına almak için bizim yaşam tarzımız hakkında yorum yapmaktan, fikir belirtmekten ya da ileri geri konuşmaktan vazgeçmiyorsunuz hiç. Benim hayatıma müdahale hakkını size kim veriyor ya?

    Dindar olurum, ateist olurum, faşist olurum, komünist olurum… Her şey olabilirim. Peki bunları olmamam gerektiğini bana siz hangi hakla söylüyorsunuz? Bu yetkiyi kimden alıyorsunuz?

    MHP’ye ve AKP’ye oy verenlerin oranı % 60 gibi bir şey. İstemeyen CHP’nin ise % 20. Peki şimdi hani bir avuç azınlık muameleri yapanlar. 60 mı daha büyük 20 mi?

    Bundan önceki hükümetler zamanında her şey kısıtlanıyordu. İnsanlar dinlerini yaşayamıyorlardu. Artık her şey değişiyor…

  26. 26 nahnu 5 Feb 2008 @ 19:28

    edit: her ne kadar erdem sahibi olsak hepimiz da bazen yorum yazarken insan celallenebiliyor, e o zaman da aynı magnitude ile cevap vermek gerekiyor, ve hak verirsiniz ki bunun sonu yok şekerim. bunu bilmek önemli.

    buradan yorumunu sildiğim bazı arkadaşlarla, başka platformlarda görüştüğümüzde temel prensiplerde anlaştığımızı, ama meramımızı anlatırken lisanı münasip’i seçmekte başta şahsım, pek ısrarcı olmadığımızı farkettim. hatta bazılarının, hayırda ve iyilikte birbirleri ile yarışmakta ne kadar şevkli olduğunu sevinçle gördüm, ve bunu yaparken “sağ elin yaptığını aman sol el görmesin“e ne kadar sağdık kaldıklarını. kıvanç duydum.

    kırılan gücenenlerden dilediğimiz helalliği; yorumu, verilen cevabı sileyim derken arada kaynayanlardan da isteyelim.

    yekününden peyderpey özür dilerim.

yorumları kapattık.


Sağdan Soldan Bak