Arefe:
Münibüsle takla atıldı. İçinde tüm ailem, dedem ve büyük annemin bulunduğu halde bir kamyonetle kafa kafaya gelindi. Amcam çarpmamak için, yol kenarındaki hendeğe kırdı direksiyonu. çarptık duvara, havaya zıpladık ve aracımız, yani Mitsubishi L300 sol tarafının üzerine yere düştü.. İnsanlar yardım ettiler arabayı düzelttik. Aynı arabayla yaklaşık 10km daha gittik.. Kimseye bişey olmadı. Maddi hasar var.
Kazanın şokunu atlatamadan, gene aynı akrabalarla, ve onlara biraz daha akraba ekleyerek bir yemekte buluşuldu. Sicilyalılar gibi herkes aynı anda olayı birbirine anlattı. Kafa şişti.. Olay düşünüldü, vay anasını biz nasıl kurtulduk şeklinde..
Yemekten sonra anne ve kardeşlerle GORA ya gidildi, filmin başındaki ingilizce konuşmaları C & C repliklerine; CM Rally Co-Pilot yön tariflerine (six point five, left!) benzettiğimizden kardeşimle bir iki kahkaha attık . Salondakiler Ayyy, daha Cem Yılmaz’ ı görmeden koptular, yazık filan dediler..
Wrzl‘nin dediğine göre bir “the beatles” şarkısından da bişeyler varmış orada..
Bayram:
Annemle sabahın köründe ütü kavgası yaptık, namaza geciktik.. Bu anne denen şey ne güzel bişeydir, 10 dakka içinde affeder insanı.. çok utandım kendimden.. Utancımdan harçlıkda isteyemedim sonra..
Müthiş bir planlama ve dakiklikle tüm akrabaları, eşi dostu komşuları gezdik.. Bayramın ikinci ve üçüncü günü yapılan bayramlaşmalar bana ocak ayının ikinci haftasında yeni yıl kutlaması gibi geliyor.. öyle valla.
Akşama Atlantisten gelemeyen adamla birlikte , Wrzl befendiyi ziyaret ettik. Normalde akşam vaktinde ziyaretçi olmuyormuş ama bi yerlerden bi tanıdığın selamıyla girdik işte. Bıraksalar 4 ay daha muhabbet edebilrdik..
Sonra bi kafede Upwords diye bir oyuna dalmışlar arkadaşlar, bayramlaşalım filan diye uğradım, bir de ne göreyim mahalli dilde oynuyorlar kelime oyununu.. Poyaci, Bıldır, Teberük, Hebüle, Şimdik, Belkim… Gerçi daha zevkli oluyor ama .. Bir de şöyle bir diyalog gelişti orada:
ben- Ri işte orası da Ri olsun!
ark- Abi Ri ne be!
ben - olm, nota işte bilmiyormusun: Do - Ri - Mi - Fa..
ark - Haa tamam tamam
…
ark- Abi, o Re değil miydi lan ? !
ben - Geçti arkadaşım … Hem nasıl peki doğrusu ?
ark- Do - Re - Me - Fa-Sol.
Bayram 2:
Akşama döneceğim için bugünü kardeşimle geçirmek istedim, İki adet gereksiz film izledik.. Birisi Mahallenin muhtarlarındakş Temel ‘in başrol oynadığı (dublaj olarak) Kleopatralı bir asterix filmi.. Birisi de Brooklyn vampiri adında bir Edi Mörfi filmi.. Eziyetti resmen..
Bayram harçlıarı ve YTL üzerine espiriler dinledim..
Kardeşime aldığım Disk Man bozuk çiktı.. O arada akşam oldu işte…
Bayram 3:
Berbat bir yolculuğun ardından ne yapılırsa onu yaptım; Gelinim olurmusunun tüm özet bölümlerini izledikten sonra, Kral Tv ye Asena, Asenacigım.. ibrahim(bey)den ayrıldigın için çokh sevinndim, kürkban bayramın mübarek olsunk, diye mesaj çektim..
Bayramda, bayramdan önce, hatta az önce gönderilen tüm bayram mesajları için, tebrikler, e- mailleri için çok teşekkür ederim.. (~) .. ; ilk mübarek olsun demek gereken şeyde telefi edeceğime söz versem ben, de .. affetseniz beni.. Sağolun..




Geliyoruz kardeşim. Yol uzun biraz. Açık etmeyelim herşeyi. :)))
ülen, iki günde özlettin kendini… tam nahnu tadında bi blogla -sağsalim- erken dönüş yaptın… iyi de yaptın… yıllık izin falan diyince korkmuştum, “bi ay dönmez şimdi bu” diye
Ucuz atlatmışsınız, geçmiş olsun!
..harçlıkda yerine harçlıkta yazmak gerekir.. . i love u nahnu, i love u too..
Allah korumuş bre…
sevmedim bu trafik kazası denen şeyi, adrenalin falan..
Efem bana gelecem die telef oluodunuz
Dikkat ediniz zaten kaç bloggerız şu alemde.
Geçmiş olsun…
geçmiş olsun, ucuz atlatmışsın :)))
ucuz yırtmışsınız…