Ankara üniversitesine bağlı Dil Tarih Coğrafya Fakültesinde önceki gün meydana gelen sağ - sol, yukarı - aşağı, kuzey - güney ve bilimum - milimum çatışmaların sonucunda, yetkililer final sınavlarını 27 Hazirana ertelenmiş.
Yani final haftası bir hafta ileri alındı.
Kardeşim finalleri bitiminde yurtdışına gidecekti, şimdi bir hafta geç gidecek ve belki orada bulduğu işinden olacak. Nasıl, süper di mi ? üç beş kendini bilmez yüzünden belki bir sürü insanın planları bozuluyor, işleri aksıyor.
Aferin beyler/bayanlar. Aferin size. Merak ediyorum. Peki n’oldu kurtarabildiniz mi ülkeyi ? Değiştirdiniz mi “öteki” lerden bir kaçını ideolojik olarak, yaşam tarzı olarak. Peki kaç kaç oldu son durum ? Olmadı mı, bi daha ki sefere artık, naapalım.
çok büyük bir marifet ama bu yaptıklarınız, bilin. Artık anlatırsınız, “sandalye sopa” kavgalarınızı bir birinize, akşam muhabbetlerinde. Hatta ilerde, torunlarınıza da anlatırsınız, sonra da şirin bir isim takarsınız bu kepazaliğinize; “Gençlik heyecanı“.




bu yaziyi (Aferim gençler, Aferin size) yazan arkadas vatanini o genclerden daha cok sevdigi belli oluyo.. kardesinin isi aksamasa sesini cikarmayacak yani.. olaylari izleyecek sadece..
yanlis anlasilmasin kavgayi asla onaylamiyorum.. yasanan olaylar bu memleketin utanci.. ama o gencleri elestirmek icin ille de ignenin kendinize mi batmasi gerekiyo..
öyle demeyelim abi gençler işçi iktidarını kuracaklar, sonra kapitale dayalı olmayan ticareti bulacaklar nasıl olacak bilmiyorum. işin özeti herkes don kişot. değirmen bile yok ama…
kuzeye doğru az aşağıda oturan solcu yorumu: “neee? avrupa’ da, o kapitalist düzen bekçilerinin memleketinde mi çalışacaktı kardeşin? iyi olmuş!”
güneye doğru çokça yukarıda oturan sağcı yorumu: “neeee? avrupa’ da, türk düşmanlığının yapıldığı gomünüst bir yerde mi çalışacaktı kardeşin? iyi olmuş!’”
aradaki fark: “ne” denilirken konulmuş fazladan bir “e” harfi. büyük ihtimalle de, marifEtin e’ sidir bu…
@ nemrut; fevkalade bir tespit.
@ cemil; muhteşemsin.
@ mirmirik; süpersin.
öyleyim dime
bu arada eleştiri yaparken email yazmamak da bizim milletimize has bir durumdur. ülen şimdi heklerler, aman efendim emailden posta kutumu bulurlar gibi bir tereddüt bile peydah olmuş olabilir.
Ben nahnu bey’in D.T.C.F’ de okuyan kardeşiyim. nahnu nun anlattığı olay ona dokunan tarafıdır belki ama ben bu “işkenceyi” iki yıldır çekiyorum ve artık okulumda polis görmekten bıktım. şu belki bir yol olabilir; kavga etmek isteyenleri stadyuma dolduralım orada ne yamak istiyorlarsa onu yapsınlar. Bizi de bu olaylara artık karıştırmasınlar.
evet fakülte sınavlarının bir hafta ertelenmesi asap bozmuştur, evet bir çok kişinin işleri aksamıştır, sınav stresleri uzamış tatilleri kısalmıştır. bütün bunlar nedeniyle de “faşist baskını” sonucu boynuna satır yiyen bir gencin hayatının hiçbir önemi yoktur…
kulaktan dolma bilgilerle sağ-sol çatışması, efendim gençler gene kavga etmiş aferin size demek kolayken, biraz araştırma yapılıp, okul öğrencisi dahi olmayan insanların(?) okula nasıl satırlarla girebildiği ve terör estirebildiği konusunu düşünmek nedense zor gelmektedir..
kimlik unutulduğu zamanlarda fakülteye girebilmek için güvenlik elemanlarına kırk dereden su getirilmesi gerekirken, dışarıdan gelenlerin hem de satırlarla okula nasıl dalabildiği hala muamma iken, hakikaten de aferin sizedir..
demem o ki, bugün ellerinde satırlarla solcu güruha saldıranlar ve sindirme amacı güdenler, yarın bu emellerine ulaştıklarında saçı uzuna, sakalı keçi olana, kız arkadaşıyla el ele tutuşana da saldıracaktır.
satırla yaralanan, yaşasa bile sakat kalacağı duyumu alınan öğrenci de belki finaller bitiminde sevgilisini, anasını, babasını, orayı burayı görmeye gidecekti…efendim ? banane mi ?
Ve işte nahnucanım. Global blog nedir, adamı ne yapar öğrenmiş oldun. Kendi halinde herhangi, art niyet taşımayan bir yazın bile birilerinin hoşuna gitmeyebilir.
Şu noktada yazardan tam olarak ne istendiğini anlamış değilim. Ortada “Nahnu Haber Ajansı” gibi bir kurum olmadığı gibi, gazetecilik ve yorum zorunluluğu da yoktur. Şüphesiz kendisi de bu olayı en iyi ihtimalle 2. elden aldığından bazı önemli noktaların atlanması kasıtlı değildir. Duruma bu kadar içerleyen insanlar, benim gibi birçok kişinin olaydan bu yazı sayesinde haberdar olduğunu bilmeli ve öfkelerini ona göre yöneltmeliler.
Sonuç olarak nasıl ki nahnu size paylaştığı durumlarla ilgili özgürce yorum yapabilme hakkı veriyor, bu hakkı onu hedef göstermek için değil olayları aydınlatmak için kullanın. Ama sinir yapmadan. Bunca tepki yüzünden istense çoktan “uçurulabilecek” ya da “edit”‘lenebilecek olan yazının hala yorumlara açık olması size bir şeyler ifaade etse gerek.
şimdi che efendi, bi bakınız, şimdi bi bakınız, haydi,
burada ben olay yeri inceleme ekip amiri olarak yazmıyorum bu yazıyı, bir olay olmuş bunun bana olan etkilerini ve genel itibari ile bu tür olaylar hakkındaki kanaatimi yazıyorum.
öte yandan, bu olayı “bak bir çocuğa saldırmışlar, arkadaşlarıda onu savunmaya gelmişler, bu arada bizim işte aksadı ama olsun, hiç önemli ,değer valla” böyle değerlendirmeliydim heralde. böyle olsa hiç problem olmayacaktı galiba. şimdi birisi gelse “burada geçen sene filan üniversitedeki komunist baskının hesabını aldık, orada da filanca sakat kalmıştı, aferim bize”. buna da verecek onlarca cevabınız vardır elbet. onların da sizin söylediklerine verecek yüzlerce cevabı olacaktır.işte, hamurun su tutma kapasitesi ile doğru orantılı bir süreç, götürebildiği kadar su götürecek.
hoca merhum gibi sen de haklısın, onlarda haklı diyemeyeceğim ben. tasvip etmiyorum iki ve bunlardan dallanan tarafların yaptıkları haraketleri.
ayrıca bakınız ben de üniversitede okuyorum. anadolu üniversitesi. 6 senem benim eskişehirde, ve burada üniversite içinde hiç bir olaya rastlamadım henüz. işitmedim de. çok mu zor yani, faşist veya komunist eylemsiz üniversite hayatı. sihirli değnek mi var benim üniversitemdeki hocaların ellerinde, yoksa bu üniversitenin öğrencileri külliyen apolitik mi? hayır hiç birisi değil, o zaman biraz düşünmeklazım, taraflardan birisinin çıkıp erdemli bir insan olarak son noktayı koyma adına adımlar atması lazım. yoksa *gerçekten üzülerek söylüyorum* yağlı ekmek servisine devam etmiş olurlar. ve birbirlerini yerken bir çok insanda kurunun yanında yaş misaline örnek olur.
konu hakkında söyleyebileceklerim şimdilik bu kadar.
ha bir de, bahsettiğiniz okula kırşehir-ankara hemşehri muhabbeti ile girmişliğim vardır. kimliksiz ve sorgusuz sualsiz.
çok zor değil yani.
saygılar.
asıl anlatılmak istenen üç ve dördüncü paragraflarda açık ve seçik belli iken ve yazdıklarımın yekünü tamamen duyarlı olmaktan ileri gelirken, aldığım “alışa gelmiş” yanıtın üzerine tekrardan bir yanıt vermem ne kadar anlamsız olsa da bir ümit bir ihtimal tekrardan bir şeyler söyleyeyim..
okul dahilinde hiçbir siyasi oluşuma gruba hedeye ve hödöye dahil değilim, o yüzdendir ki etiketlendirmenin, “siz ve onlar” diyerek kategorize etmenin manası yoktur.
ziyaret ettiğim bir blogda, daha yakinen şahit olduğum bir mevzunun, yanlış olarak işlendiğini görmemin ve verilen yorum hakkına dayanaraktan da “doğrusu diye bildiğimi” yazmamın neresi yanlıştır anlamamaktayım..
polemik yaratma amaçlı girmediğim yorum antropos’un dediği üzere “uçurulabilir” ve hatta dilenirse yüzdürülebilir..nedir. sadece beyhude bir çaba eylemişim derim..geçerim.
yazılan ahkamın pek iyi kavranamamasının en açık örneklerinden birisi de ” benim okulumda niye böyle şeyler olmuyor” enteresanlığıdır. ne diyeyim..sizin okuduğunuz okulda eli satırlı çeteler kol gezmiyor ise ne mutlu size..ve hatta bin yaşasındır dokunmayan yılanlar.
velhasıl kelam nahnu “efendi”;
sizinde son paragrafınızda söylediğiniz üzere okuluma “hemşehri muhabbeti” ile girilmesini ve hatta insanların bıçaklanıp satırlanmasını istemiyorum. bütün derdim bundan ileri gelir.
bunlar haklı şunlar haksız demiyorum, “e ne oldu halettiniz mi bari ?” diye soruyorum. he,tamam.ben yine yanlış işlemiş olayım.
“che” rumuzu ile yazan,ve “faşist baskın” ifadesini kullanan bir insanın yazdıklarını, onlarca yoldaş ve ülküdaş yorumu arasından çekip çıkartırken, bir tarafa yakın görmüşsem ve yanılmışsam, ayıp etmişim demektir. bunun için özür dilerim.