“Başbakanla 24 saat” diye program yapan Cüneyt özdemir’i biraz da bana PR (Halkla İlişkiler) çalışması yapması için davet ediyorum. Koşsun gelsin.
Gelsin de 6. kez aldığı dersi yine bir taklaya gelip geçemeyen, gün boyu sadece Alpella Puding ve Kavun aromalı Saka meyve sodası ile gıdalanan bu gencin, 1 aydır gelmeyen filmlerini karşısında görünce şaşkına dönen VCDci ile olan ikili münesebetlerini görüntülesin. “22′lik diş çıkışı ve ağrısı” neymiş, nasıl bişeymiş anlamaya çalışsın. “Aşkım Benim” izleyicisi olmanın dayanılmaz huzurunu kitlelerle paylaşmama vesile olsun, Ece Erken orada 3 sınıf şarkıcıların arasından ben buradan safsaf sırıtırken yakalasın, sıradaki VTRyi izlerken kopan bendenizi rezil etsin tüm sosyeteye. Annemin pırıl pırıl bıraktığı evi, daha 2 saat geçmeden nasıl “çöp ev”e dönüştürdüğümü görüntülesin. Yataktan kalktığım gibi bakkala giderken komşusumuzun gün arkadaşları ile kaşılaşınca kadınların geçirdiği tramvaları, ve gazetemizi çalarken yakaladığım yaşlı komşumun “parasını sen vermiyorsun ki hem, öbür bi arkadaşınız var o veriyor” diye kendini savunuşunu an ve an kaydetsin, ibret olsun cümle aleme. Ve tabi “Hallederiz Kadir“in aslında “Hallederiz Nahnu” olduğunu da duyursun dünyaya.
Bitişi de şöyle olsun mesela; okula giderken uğurlasın, dolmuş için bozukluk versin ve desin ki : “Evet programı soner yalçınla hazırladık ve nahnu’unun bir gününü ekranlara taşımaya çalıştık. Nahnu olmak ne kadar kolay ne kadar zor, bunu siz seyircilerimize bırakıyoruz“.
öte yandan aldığımız duyumlara göre bu hafta Pazar Keyfini Sayın Baykal sunucakmış, he mi ?




Ben başbakanla bir dakka bile geciremem.
Bu genc yaşımda katil etmeyin beni.