Nisan, 2008 yazıları

  • Yıldo: "Mevlana diyor ki "Kuantum öyle bir şey ki durmayacaksın." [http://www.haberturk.com/2008/04/29/] #

Taksim Meydan Muharebesi?

Her sene aynı tantana oluyor, 1 Mayıs için Taksim Meydanı yine yasak. Vali Güler bunun sebebini yasadışı örgütlerin eylem yapacağı konusundaki istihbarata dayandırmış. Bir de Taksim Meydanı’nın gösteri ve miting için ayrılmış alanlardan olmadığına değinmiş.

Bu konudaki nacizane kanaatim “ver kurtul“dur benim. Yani şu işi tatlılıkla çözmek mümkünken, “vermeyeceğiz aslanım, akıllı olun/ izin istemedik ki zaten, her türlü oradayız” şeklide bir restleşme ne oluyor aklım almıyor, koca koca adamlara yakıştıramıyorum.

Taksim Meydanı’ndan bir kere geçtim, o da koşa koşa. Net hatırlamıyorum bile. Ama (herhangi) bir miting alanının güvenliğini sağlayamayacak devlet olabilir mi? Ya hu aç meydanı işçilere, al güvenlik önlemlerini. Yapsın millet mitingini, gösterisini. Yılda bir kere olan bir şey. Bitsin bu gerginlik.

Karşındaki “Bize göre Taksim’de 1 Mayıs’ı yapmamızın önünde hiçbir engel yoktur” diye abuk bir kışkırtıcılık yaparken, hukümetin başının ayak-baş muhabbeti yapmasının ne faydası var? Şimdi gösteri yasağı koyulmuş ya, kimse girmeyecek di mi Taksim Meydanı’na? Haddini bildirmek başka bir şey, “ayar vereyim derdinde olmak” başka bişey.

Başbakan şu “altta kalmayayım, dur lafı gediğine koyayım” psikolojisi yerine, yine kendisinin dillendirdiği “Türkiye kazanacaksa ben kaybetmeye hazırım” söyleminin peşinden gitmeli bence. R. Tayyip Erdoğan’ı bilmem de, Başbakanlık makamına yakışan odur.

2-3 gün kalmış, umudum yok ama bir orta yol bulunur inşallah.

diğer şeyler

  • İtalyan demiş zamanında, "Castigat ridendo mores" diye #

Yalnızca iktidara ya da muhalefete değil, günlük hayatta rahatsız olduğumuz herşeye muhalif” olmak için yeni bir mizah dergisi çıkmış GASTE [via]. Kendisini “Haftalık Yarı Resmi Gaste” olarak tanımlayan derginin sitesinde dergideki çeşitli karakterler var.

Balonlara tutunmak

Geçenlerde Adelir Antonio de Carli adında bir rahibin, içi helyumla dolu yüzlerce balonla gökyüzünde gezmek isterken kaybolduğunu duymuştum. Brezilya’da vuku bulan bu hadise sonrasında, balonlar bulunmuş ama rahipten haber alınamamıştı.

Ben haberi ilk duyduğumda, kendimi yüzlerce balonla gökyüzünde yalnız hissettim bir an için. Dehşet verici. Vakti zamanında THK’nın paraşütle atlama eğitimlerine katılmaya niyetlenmiş, niyetlendikten 3 dakika filan sonra da vazgeçmiştim. Esasında yüksekten korkmuyorum, ama ayağım yere bassın istiyorum galiba.

balonla uçuş denemeleri

Bu arada, Brezilyalı bu din adamının yaptığı fantastik eylemi deneyen başkaları da varmış.

RSS takip listenizde yer açın, bu baylar Futuristika mutfağından, Özkan Şahin (Çelişki Krallığı) ve Ali Abaday (Düşümlemeler).

Akşam Gazetesi’nin Cumartesi ekinde 2008 Blog Ödülleri ile ilgili bir yazı çıkmış.

WordPress 2.5.1 çıkmış, otomatik güncelleme yaptım. Bu arada sidebar kendini yok etti sanırım. Yeni K2′yi yükledim. Becerebilirsem yarın bir iki şey yapıcam üzerinde. Neyse, sabah ola hayrola.

Benjamin Linus soruyor: “Türkçe biliyor musunuz?” (Lost S04E09) [via].

Bu arada geçen hafta Sawyer da Türkiye’deydi, onu da not düşelim :P .

İstanbul’da bir kadın “Yeditepe Üniversi Psikiyatri Anabilim Dalı, NLP Life Coach Certificated, Chorlote Academy Fransa, Essex Academy, Vivekananda Yoga Akademisi, JFK Health Academy, İngiltere” adına hazırlanmış sahte diplomalarla ve hayali CV ile bir hastaneyi 3 ay yönetmiş.

3 ay yemişse milleti bence bıraksınlar devam etsin, bi hastaneyi mi yönetemeyecek!

Memleketin Web 2.0 sitelerinden Webrazzi bu günlerde Web 2.0 Expo‘dan canlı yayına geçmiş durumda. Arda Kutsal’ın San Francisco maceraları Web 2.0 meraklıları için eşi bulunmaz Türkçe bir kaynak olacak gibi.

Hakan Şükür ve Kutlu Doğum

Ben şu kısacık ömrümde, medyanın halkına bu kadar yabancılaştığını görmedim. Hangi medya diyecekseniz cevabım hazır: Henüz yılın başında küçük kızın dilinden “Noel Baba gerçekten var, ben buna inanıyorum” dedirtip Selenası ile çocuklarımıza çakma Noel Ruhu yaşatan medya. Mevlid Kandilinde, “Yellenerek müzik yapan adamı” sunup, bunu mucize zanneden medya. Beynamaz akademisyenleri sabah sabah din hakkında dobra dobra konuşturan medya.

Şimdi de, Hakan Şükür’ün hafta sonu oynanacak müsabaka için, “Kutlu doğum haftasına yakışır bir derbi olsun ” demesi üzerinden koparıyorlar yaygarayı. İlla bir temenni yapılacaksa bunun statükocu, devletçi bir cihetten yapılması gerekiyormuş galiba. Ya hu adamın dileği temennisi bu yönde, inancı istikametinde, size ne oluyor. Mesele Hakan Şükür değil zaten. Nereden yontarız, nereden sulandırırız, nereden çakarız, nereden dezenformasyon yaparız onun hesabındalar.

Biraz önce bahsettiğim medyanın mümtaz şahsiyetlerinden birisi olan Fatih Altaylı da, kendine vazife çıkarmış ve divan kurulu başkanlığına bir mektup yazmış.

Mektupta bir ifade var ki akıllara zarar:

Son olarak Hakan Şükür isimli futbolcumuzun oynanacak bir derbi müsabakasının kutlu doğum haftası olarak bazı kesimler tarafından kutlanan bir hafta ile bağdaştırması son derece manidardır.

Bazı kesimler” dediği heralde Diyanet İşleri Başkanlığı. Diyanet, yaklaşık 20 yıldır kutlu doğum etkinlikleri düzenliyor. İnsanda biraz utanma olur, içinde yaşadığı topluma saygı olur.

Nedim Hazar’ın bu günkü yazısından (Bu rahatsızlık niye?) bir alıntı:

Anmak ile ibadet arasındaki farkı bilmeyene oturup ne anlatabiliriz bilmiyorum ama kısa süre önce ‘kandil gecelerine’ takan, daha önce de ‘Bir yılda iki kez Kutlu Doğum kutlanıyor olur mu hiç?’ nevinden saçmalıkları yazı diye yayınlamışlardı. Bir süre önce mevzi değiştiren ve kendini ‘tek’ zanneden bir zavallı ekranda yakaladığı bir kulüp başkanına ‘futbol ile inanç’ arasındaki ilişkiyi eleştirmesi için ukalaca sormuştu. Başkan öyle bir cevap nakşetti ki suratına laftan anlayan için yerin dibine girmek daha iyiydi. Yerli yabancı neredeyse her maçta, önce yahut golden sonra dua edenler, teslis yapanlar, bilmem ne yapanları görmezden gelip gıkları çıkmayan çapaçul zihniyet akılları sıra bu tür baskılarla kendileri gibi olmayan, düşünmeyen insanları baskı altına alacaklar.

***

Bazen, başımızda muhafazakar bir hukümet olmasaydı, bu medya farklı mı davranırdı acaba diye düşünüyorum.

Citroen C4′ün robota dönüştüğü reklamı bilmeyen yoktur heralde. Şimdi bu dönüşen robot için hazırlanan bir oyun ile, birebir modellenmiş Boğaziçi Köprüsü’nde turlayabilirsiniz. 250 Mb’lık oyunu C4 Robot sitesinden indirebilirsiniz. Oyunun yarış parkurları içinde, 2011′de bitecek Marmaray da var ve bitmiş halde.

Oyları görelim!

Bloglar arasında bir yarışma olsa bütün oylarımı Nahnu.Org’a verirdim” diyenler müjde: Blog Ödülleri halk oylamasını başlatmış, iki hamlede üye olup üçüncü hamlede oy kullanabiliyorsunuz.

Hepi topu 5 dakikanızı almayacak bu işlemle Nahnu.Org’u kişisel bloglar kategorisinin zirvesine yerleştirmek için tıklayın, tıklattırın lütfen:

blog ödüllerinde oylar nahnu.org'a

Bu arada açılan sayfada Nahnu.Org’un temsili resmi eksik çıkmış, nerde tepedeki o tatlı header? Bunlar bizi biz yapan değerler arkadaşlar. Teessüfler reji ekibine gidiyor ;)

Terör örgütüne yönelik hava ve kara harekatları sırasında basında çıkan “F16lar sessiz modda kalkış yaptı” gibi komiklikleri derlemişler: “Harekat Komedileri“.

Muhalefet

kamer genç

Bu memlekette iki muhalefet var diyorlar, birisi hava muhalefeti diğeri Kamer Genç muhalefeti. Hayatın akışına ne derece etki ediyor bu muhalefetler bilmiyorum tabi.

Çorba

— “Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin Atatürkçü bir vatandaşı olarak Kuran’a el basarım ki biz teknoloji kurbanıyız; âşık olduğum kadına tecavüz etmem“. Gökhan Demirkol demiş bunu.

Gerçi çok olmuş söyleneli, ben İzlenimler‘in arşivinde dolanırken denk geldim. “Her türlü varım” gibi bir şey olmuş, bugün bile çok ekmek yersin bu ifade ile, şahane yani.

Kesret

“Halkın önemli bir çoğunluğu…”, çok kullanılıyor bu laf.

Belki, halkın içindeki önemlilerin içindeki bir çoğunluk kastediliyor. Belki kesretten kinaye.

Şimdiden - Yeni Nesil Kariyer (advertorial)

Diğer insan kaynakları sitelerine nazaran, gayet kısa sürede isteyene eleman isteyene iş bulan bir site açılmış: Şimdiden.

Şimdiden - Yeni Nesil Kariyer

Simdiden.com, Türkiye’deki diğer insan kaynakları sitelerinin karmaşık ve zaman kaybetmeye neden olan yapılarına bir çözüm olarak doğdu.

İşverenlerin sadece 3 adımda, gereksiz hiçbir detayla ilgilenmeden ilan verebilmelerine olanak sağlayan Simdiden.com, doğru kişi - potansiyel çalışanlara daha kısa zamanda ulaşılmasına da olanak verir.

Ayrıca Simdiden.com, iş arayanlara da, Web 2.0′ın avantajlarından (hiız, kullanışlılık, sadece hedefe yönelik içerik vs.) yararlanarak, form doldurmadan, üye olmadan, siteye CV gondermeden, işlere başvurabilme imkanı sunuyor.

Gönderdiğiniz ilanları 30 gün boyunca yayınlayan Şimdiden, şu anda ağırlıklı olarak bilişim sektörüne yönelik ilanlarla dolu. Gönderdiğiniz iş ilanlarınızın anında yayınlanmasını ve yüzbinlerce insana ulaşmasını istiyorsanız Simdiden‘i bir deneyin.

http://www.simdiden.com/