ne zaman?
nerede?


Mart, 2008 yazıları

Dünyanın neresinde olursanız olun kıbleyi gösteren bir servis: Qibla Locator. Google Maps altyapısını kullanarak yapılmış, ve izin verilen ölçek yakınlığında kesin yön bulabiliyorsunuz.

Gittim buldum; Güney Pasifik Okyanusu civarında (Latitude: -20.9614, Longitude: -140.2734) kıbleyı şaşırıyor servis. Her yön kabeyi görüyor. “Bermuda şeytan üçgeni şeytanların yuvasıdır” derlerdi; buralara bir yere mi denk düşüyordu acaba?

Derin Sular‘dan Serdar Kaya, esas konusunu olarak “politika ve siyaset” olarak belirleyen bazı bloglar hakkında bir inceleme yazmış: “Politika Blogları Hakkında Değerlendirmeler

S. T. A. L. K. E. R. Shadow of Chernobyl

Son zamanlarda oynadığım en harika oyunlardan birisi; S. T. A. L. K. E. R. Shadow of Chernobyl. Adından da anladığımız üzere; nükleer bir kaza sonrası Çernobil’de geçiyor oyun.

Bir FPS olmasının yanı sıra, topladığınız çeşitli eşyaları değişik varyasyonlarla kullanabilmeniz gibi bazı RPG öğeleri de içeriyor. Ben şahsen oyundaki yapay zekaya bayıldım, mutantlar, askerler veya oyunun içindeki diğer öğeler sizi görür görmez saldırmıyor, gözü keserse saldırıyor, ya da biraz savaşıp kaçıyorlar. Radyasyon ve radyasyondan sonra ortaya çıkan anomaliler, mutantlar, silahınızı bozan yağmur ve ışıklandırma beğendiğim diğer unsurlar. Araziler çok büyük, kendimi devasa online oyunlardan birisinde hissettirdi diyebilirim. Bir iki hafta S. T. A. L. K. E. R. takılacağım sanırım.

Merak edenler için oyuna ait bir tanıtım videosu: devamını okuyun …

Phun, 2 boyutlu bir fizik simülasyonu. Çizeceğiniz daire, dikdörtgen, zincir ve yaylar sayesinde çeşitli simülasyonları istediğiniz hızlarda test edebiliyorsunuz. [via]

2 boyutlu bir platform oyunu: Chalk. Düşmanlarınızı tebeşirle yokediyorsunuz.

Viddler’in canlı yorum kaydetme özelliği ile oynarken konuşmuştuk, bu canlı video işine you tube girerse çok şahane olur diye. Girecekmiş meğer, Gökçen Karan blogunda gördüm: Youtube bu sene canlı video’ya geçiyor!

Pop17‘de yayınlanan bir videonun son kısmında, You Tube’un kurucularından Steve Chen adlı tipsiz2008′de giriyoruz live video işine yavrum” demiş.

Hümeyra’nın tutkulardan intihar şarkısını ararken ethnic, folk, classic, instrumental, funk, jazz, rock başlığı ile eski albümlere ulaşmanıza imkan tanıyan bir blog buldım, meraklısına: internacional-music.

Propaganda hakkımızı kullanalım: Erdem Çorapçıoğlu blog açmış, adı da tabi ki: Erdem Çorapçıoğlu Blogu.

Taraf Gazetesi 1 lira olan fiyatını 40 kuruşa indirmiş [via]. Şimdilik sadece birinci sayfayı gösteren siteleri de çok yakında hazır olacakmış.

Uykunuzu alamadan kendinizi ofiste buluyorsanız, tam da size göre bir şey yapmışlar: Göz kapağı çıkartmaları.

Gün geçmiyor ki bir acayip site karşımıza çıkmasın. İşte sizi bazen kırmızı bazen mavi karşılayan en gereksiz siteler serisinin yirmi iki milyonuncu üyesi: sometimes red sometimes blue.

Türkçe bir internet televizyonu yayına girecekmiş yakında: OnTVHaber. Tanıtım amaçlı çekilen filmde spiker “Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur…” diyerek meşhur Lorem Ipsum metnini okuyor, arada da mesajlarını veriyor. Eğlenceli olmuş. [via]

Görüntülü yorum denemeleri

Türk bloglarında bir ilki daha yaşatalım diye siteye görüntülü yorum fonksiyonunu eklemeye çalışıyorum. Yaptığım hesaplara göre Viddler.com üyesi her vatandaş, yorum panelinin altındaki bağlantıya tıkalayarak “Yazı ile uğraşamam, açılın, mimik de kullanıcam, sesimi de ileteceğim” diyecek ve ister anında webcam üzerinden kayıt yapacağı, isterse daha evvelden kaydettiği bir videoyu yorum olarak ekleyecek.

görüntülü yorum ekleme şeysi için link

Fikir güzel. Ama şu anda bir hata veriyor, tam beceremedim yani. Her türlü yardıma muhtacız :)

(”ver şunu bir de ben kendi blogumda deneyeyim” diyenler, eklentiyi buradan indiragandi: http://wiki.developers.viddler.com/index.php/WPViddlerVideoComments )

(edit: PHP5 teki bir hatayı düzeltmeyi beceremediğim için, bir sonraki emre kadar bu opsiyonu kaldırıyorum.)

Havaalanları, oteller, kafeler gibi servis noktalarında kullanabileceğinz hızlı, güvenli kablosuz internet erişimi servisi TTNet WiFi için, servis noktaları.

Her ne kadar “Ben onu espiri mahiyetinde şeyaptıydım” dese de dile düştü bir kere. Sadece dile düşse iyi, feyk fotoları internet’e de düşmüş. Erkan’s field Diary’den bakın: Not the best night for Sevilla…

Blog Ödülleri (2008)

blog ödülleri 1008 bloglama.com

Bloglama.com‘un bir atraksiyonuymuş. Ayrıntılar Cisday’da. “Lifetime Achievement” kategorisi varsa katılmak ödül almak isterim :p .

Elektirik Duası

Okunması ne kadar caiz bilemiyorum ama şöyle bir dua uydurmuşlar:

Allahumme amper-i ala ve voltage difinuyn. Resist-u mukellefiye ve şalter hurayn. Ya mellezi türbin-i aleyn. Santral ellezi ve’l vasfı aleyhim. Ve ala priz humayn gaddafihim. Florasani’him hasanihim. Ve kütübi enne tedaş-u nebatihi helakihim AKP [#]

Google “Logo Yapsana” Yarışması

Google Türkiye, 23 Nisan’da, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için www.google.com.tr’de yayınlanmak üzere bir logo yarışması düzenliyor. Bu eğlenceli yarışmanın ödülleri şöyle:

  • Kazanan tasarımcının logosu 23 Nisan 2008 tarihinde bir gün süreyle www.google.com.tr adresinde Google logosunun yerini alacaktır. Ayrıca kazanan tasarımcıya 24” Apple iMac.
  • İlk On Tasarımcıya Google Lava Lamba
  • İlk Otuz Tasarımcıya Google Katılım Sertifikası

google 23 nisan logosu

Son katılım tarihi 31 Mart 2008, ilgilenenler için yarışma detayları burada.

Bu yarışma için Bobiler.org‘un google’a logo yapsana şampiyonşip‘inden de faydalanılabilir aslında.

Milliyet Gazetesi’nin internet sitesi yenilenmiş. Eski tasarım daha güzeldi bence, ama reklamlar insanı boğuyordu resmen.

“See you in another life brother”

Dün okul çıkışında kaza yaptık. Okuldan bir arkadaşın arabasındaydık şehirmerkezine gidiyorduk. Ana yola çıktıktan 200-300 metre sonra, tam olarak nasıl oldu farkedemedim bile, yoldan çıkarak 3-4 saniye içinde kampüsü çevreleyen tellerde bulduk kendimizi. Sanırım yanımızdaki araç bizi sollarken öndeki araba hız kesti, biz de süratliydik, arkadaş da ona çarpmamak için direksiyon kırdı. Takla atmadık, ama ben kesin atıyoruz dedim bir ara. Kullanan arkadaş iyi topladı arabayı. Reklam tabelası vardı kocaman, ona denk gelseydik çok fena olacaktı, yirmi santim ile sıyırdık valla. İki kere kapüsün tellerine çarpıp ancak durdurduk. Araçtan inip, tekerlek izlerini görünce insan çok kötü oluyor.

Ben arkada oturuyordum, ilk anda farketmedim ama şimdi omuzum ve bacağımda ağrılarım var. Öndeki arkadaşın da bacağı incindi. Çok şükür ufak tefek ağrılar dışında bir şey olmadı yani. Kaza belayı defeder derler, inşallah öyledir.

Biz kendimize yeni yeni gelirken, kampüsten bir güvenlik geldi tellere birşey olmuş mu diye bakmaya. Meğer tellere veya direklere bir şey olursa kazayı yapana ödetiyorlarmış. Onun tespiti için gelmiş. Bir yerde haklılar tabi. Sağolsun yardımcı da oldu epey. Kampüs şehir dışında olduğu için, ölü/yaralı yoksa jandarma değil de jandarma trafik ilgileniyormuş. Şehir merkezinden gelmeleri 20 dakikayı geçti. On-onbeş farklı ölçüm yapıp, tutanak tutup gittiler.

Aracın kaskosu tammış, anlamıyorum ben kaskodan filan gerçi. Anladığım kadarı ile de ay sonunda bitiyormuş kasko. Şubat ayının bu sene 29 çekmesi bi şans olmuş. Bütün hasarı karşılayacakmış sigorta şirketi.

Kazadan az evvel cuma namazına hangi camiye gideyim diyordum kendi kendime, az kalsın cumartesiyi göremeyecektik. Ölüm kendini ara sıra hatırlatıyor işte.