Süper aydın gazetecilerimizden Yalçın Doğan dünkü (Beşir Atalay’ın el yazmaları) yazısında Bakan Beşir Atalay’ın çekmecesinde unuttuğu notlarındaki bir maddeye ithafen:
Atalay’ın kaleme aldığı son madde daha da ilginç:
“Vakfa iman gücü temini. Merkez valileri, müşavirler, öğretim üyeleri. Canlandırmak, bir güçlü lobi.”
Vakıf çevresinde kadrolaşma kokan bir arayış. “İman gücü” dediğine göre, kadrolaşmanın kaynağı, niteliği belli. Bugünkü AKP’ye yakın bir arayış.
şeklide bir yorum yapmış. Yazının tamamı, başlıktan da anlaşılacağı üzere bu konuya ait.
Sonra Enis Berberoğlu vasıtası ile Bakan Atalay kendisini uyarmış: “Orada iman gücü temini değil de insan gücü temini yazıyor” diye. Gerçekten de ben bile internetteki kopyasından farkettim onu.
Bay Doğan, bu günkü (Fotoğraf yalan söylemez) yazısının sonunda, “ben öyle okudum, elbette kasıt yok” diye bi düzeltme yapmış.
İyi güzel de kardeşim dünkü yazı ne oldu zaman? Sen o “iman gücü“nden kuvvet alarak döşemedin mi o yazıyı? O kadar paragraf ne oldu şimdi ?
Ne olacak, mundar oldu!
Bendeniz yüzünde meymenet yok diye hiç bir köşe yazarını okumamazlık etmem, memleketin büyük gazeteleri köşe vermişler yazsın diye, e ozaman bi bildikleri vardır diye düşünürum.
Ama bu kadarı da biraz aymazlık olmuyor mu? Madem hatalı bi yazı yazdın, bunu çık adam gibi ifade et. Olmadı beceremedim, muhalafet edeyim derken kaldım böyle sap gibi de. Yok o hala başka hesaplar peşinde, yok efendim neden “doğrudan uyarılmamış“.
Ayrıca, “çekmece köşesinde unutulmuş müsvedde kağıtlara mal bulmuş mağribi gibi saldırmak“taki hırsı da anlamakta güçlük çekiyorum.
Muhalif yazarlık dediğimiz bu olmamalı.
yorumlaré
RSSAbdulAllah, Gokhan07, mmmm [...]
BigadicMania, fatihturan, Ferruh Mavituna [...]
LeoTheMaster, 525, bardas [...]
TEAkolik, MaTaDoR, Ender [...]
rzrarti
eslem, first-glory, seval [...]