Mayıs, 2007 yazıları

Selam alejküm İstanbul - Dino Merlin İstanbul Konseri

dino merlin istanbul da ali sari nin sitesinden arakladım bunu

3 haziran 2007 tarihinde harbiye açıkhava tiyatrosu’nda, balkanların en büyük sanatçılarından biri olaran dino merlin’in türkiye’de vereceği ilk konser olması hasebiyle kaçırılmaması gereken bir müzik şöleni. ünlü boşnak sanatçının ülkemize gelmesinin bile olay olduğu düşünülürse, yıllardır ismini duyduğumuz, ezgilerini beğenerek dinlediğimiz dino merlin’e “hoş geldin!” demeyi boynunun borcu bilen kulaklara selam ederim. [arak]

devamını okuyun …

İstanbul’un fetih kutlamaları

İstanbul’un fethi kutlamaları süper su ve lazer gösterileri ile kutlanmış. Dün televizyonda seyrettim enfesti. Böylesi üç beş hadiseyi festival havasına çevirirsek turizim dedikleri şeyi bir nebze başarmış olacağız sanki.

Seneye nasipse gidip canlı canlı seyretmek istiyorum. devamını okuyun …

Türkiyem, Tatile gitme, Oy ver!

Eurovizyondan sonra yapılan en büyük milletlerarası organizasyon olan “Blogger’s Choice Awards- Blogcu kimi seçeceğini bilir” adlı yarışmada ülkemizi temsil etme görevi bu sene Nahnu.Org’a verilmiş, Flash Tv tarafından.

En iyi yabancı dilli blog ödülünü elin Birezilyalısı değil de bu toprakların, bu diyarların çocuğu alsın istemez misiniz. İstemez misiniz, ki elin portorikolusu yerine yıllarını bu ülkenin insanına vermiş, yememiş yedirmiş gezmemiş gezdirmiş bir kardeşiniz ödülü kucaklasın. Unutmayın, Fatih Akınlar kolay yetişmiyor!

O zaman hadi eller havaya! Oylar Nahnu’ya!

My site was nominated for Best Foreign Language Blog!

Mazot Yetmişbeş kuruş olucak!

Oy veren her blogun pagerank’ı 5 olucak!

Konuşan Kafalar

Makina’daki Tarkan Hayranlarını filan canlandıran ekibi Cine 5′te görüyoruz, Konuşan Kafalar. Özgür Çakıt, Gürgen Öz, Murat Akkoyunlu ve Rüya Önal’ın sundukları bu proram her cuma 22:30′da. Performansları şimdilik idare eder vaziyette. İlerde daha güzel olucak sanki.

Eskiden kayda değer anlamda gıcık oluyordum bunlara. Öyle böyle değil, televizyonu kapattığım yetmezmiş gibi gidip elimi yüzümü yıkıyordum kendime geleyim diye, hele o Gürgen Öz. Ama şimdi güzel güzel güldürüyorlar valla. Hoşuma gitmeye başladı. Biz mi alıştık, yoksa sinirlerimiz mi biraz bozuldu bilemiyorum.

USB Bellek

Dün bi Crossair USB bellek aldım, daha ilk takışımda 7 mb dosyayı 17 dakikada aktardı. USB bellek dediğin sözde değil özde 2.0 olmalı bence.

Üzerine bir de “hacım geçen gün karfurda bunun 2 GBliği, hem de kingston, 22 milyon, hem de 6 taksitti” şeklinde alay ettiler benle. Olsun. Benimkisi kauçuktan, hem düşse de, hem de üzerine bassan da bişey olmayacak(mış).

Öte yandan feci dolu yağdı bugün. 2-3 cm çapında vardı, ya da yoktu bilemiyorum. Ama “kafana düşse, kafanı yarar” dedikleri türden. USB Belleğime zarar vericek diye çok korktum. Gerçi kauçuk ve su geçirmez ama kimse doluya maruz kaldığında zarar görmez diye garanti veremiyor. Ben de vermezdim. Kafam kadardı.

Anket Sonucu

Memleketin gündemine seçimi soktularya artık arkası gelmez anketlerin. Memurlar.Net’te farklı bir ankete denk geldim: Bir AKP seçmeni iseniz ve AKP seçime katılmayacak olsaydı, hangi siyasi partiye oy verirdiniz?”.

Bu soruya 10.000 üzerinde cevap alınmış. Büyük Birlik Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi %23 küsürlerle ilk iki sırayı paylaşmış. Sonrasında ise diğer partiler.

Gazeteport

Gazeteport, “Internete Hürriyet geldi” ve “Internetin Milliyeti yok” gibi imalı reklamlarını gazetelerde gördüğüm bir haber sitesi. Kendi muhaberileri filan varmış sanırım.

Anasayfa ve kategori anasayfalarının mizanpajı biraz karışık olmasına rağmen, altsayfalar okunabilirlik açısından güzel olmuş. Özellikle de sayfa değiştirirken tekrar yükleme gerektirmemesi güzel bir düşünce.

Düello

Bobiler.org’dan çok şık bir hamle: Düello. sen soruyorsun cevaplayanlar kapışıyor, başkaları soruyor sen cevaplayıp kapışanlara karışıyorsun. Kapış kapış giden bu ücretsiz oyuncağı siz de en az sizin kadar seveceksiniz.

Global Incident Map

Terörist saldırıları, kazaları, patlamaları filan anında görmek isteyenler için Global Incident Map diye bir şey yapmışlar, dedikleri gibi bir nevi “Canlı Terör Haritası”. Saldırıların detaylı bilgilerine ve ilgili haber bağlantılarına ulaşmak da mümkün. [via]

Cafcaf

Cafcaf adında mizahla izah eden bir dergi varmış. “Şimdilik aylık çıkması aldanmayın, ilk fırsatta haftalık olarak geleceğiz.” diyorlar. Benim esas heyecanım, Ahmet Kesgin‘in de Cafcaf’ın yazar kadrosuna dahil etmeyi düşündüğü isimler arsında olması. İnşallah katılır ve 15 sayfa filan ayırırlar kendisine, hehe.

“sanatçi insan genelde yasadigi dönemde anlasilmaz… bizim gibi toplumlarda zirt diye algilaniyor… bakan hemen ‘anladim’ diyor… abd’de bu süre 70 yil; orta avrupa’da 40; daha dogu’da 3-5 yil ya da 5 dakika sürüyor… benim eserlerimi anlamak 40 dakika sürüyor… bunun sebebi, sergilerime hep es dost geldiginden sanirim… benim sanata karsi bu durusumu bildiklerinden:
‘ahmet abi’yi kirmayalim, hemen anlamis gibi yapmayalim, onca masrafa girmis kurabiyeler çerçeveler falan’ seklinde ince düsünmelerinden kaynaklandigini düsünüyorum…” ahmet kesgin

Üç beş güzel karikatürü de olmasa almayacağımız Penguen‘den başka adam gibi bi dergi yok şu memlekette, mizah adına. O açıdan güleryüzlü bi haber oldu hakikaten. Bu arada Umut Sarıkaya dönmüş köşesine, hadi geçmiş olsun bayım.

Tebrikler mySchoolog , tebrikler Ahmet Alp

Daha 17 yaşında bir Fen Lisesi öğrencisi olan Ahmet Alp Balkan‘ın kurduğu mySchoolog ‘u hepiniz biliyorsunuz zaten.

7 dile çevrilen bu site geçtiğimiz günlerde Romanya’da düzenlenen “InfoMatrix International Computer Project Competition” adlı yarışmada Altın Madalya kazanmış. Tebrik ediyorum kendilerini ve emeği geçen herkesi.

Yağmur Duası

yagmur

Bugün cuma namazının farzından sonra imam, memleketteki kuraklığın gitmesi için, bereket ve bolluk için cemaati duaya çağırdı. Çok güzel bir dua etti, hep beraber amin dedik.

Dışarı çıktığımızda şakır şakır yağmur yağıyordu. Camiden çıkan herkes gülümsüyordu. Çok hoştu, çok tatlı bir andı.

Nişan, Mayıs, Haziran

Hoş sohbet birisine de bahsettiğim gibi televizya seyrederek betonarme ve mukavemet gibi derslere çalışıyorum. Kafam beton gibi olsun da konuya hakim olayım diye. Şenay Düdek’in aseksüelliğinden Bülent Ersoy’un frikiklerine kadar bir çok şey gelip geçti beynime. Beynilminel. Sonra epey bir süre hayatın gerçek mi yoksa rüya mı olduğunu algılamaya çalıştığım için bir yansıma duvarı olan buralara yazamıyordum. Bunun yerine blog kazanı için harcıyordum blog mesaimi. Evvet, messaai’mi (:

Her bahar gitgide daha fazla kaşıntıya ve hapşuruk’a sebep olan Bahar nezlemin ızdırabını paylaşacak birisini hayatıma katma çabalarım da sanırım sonuç verdi. Ya da şöyle söylemek lazım babası sonuçta verdi, verdim gitti demiş yani, yani vermiş. Nişan, Mayıs, Haziran :) Hazirandan annemler nişana gelicek diye bir kontra atağın da bu sonucu almamda etkisi oldu sanırım, sonuçta, gelişmeleri an be an takip edebilir kulis bilgilerini Ahmet Hakan’dan alabilirsiniz.

Reel politik gündeme dair herhangi bir yorum yapamayacağım, zaten gerektiğininden fazla bir şekilde yapılmış, yapılıyor ve yapılacak. Ama bu seçimde diğerleri gibi gelip geçicek, ömrünüzle beraber. Gelin olan bi oy hakkınızı -istediğiniz gibi- kullanın ve işin o geyik kısmına çok dalmadan işinize bakın, ömür geçiyor dostlarım ömür.

Günün arak notu: “fıkra gibi yaşıyorum son zamanlarda. bir temel eksik.”

Cinsel mutluluk önemli tabi

Çok afedersiniz ama ben Türk Androloji Derneğinin logosunu pek anlayamadım, çok muzdaribim. X2 ?

Yüzük Sembolizminden; Efkârı Umumiye Çeşitlemelerine

Sevgili dostum ve ağabeyim Hüseyin Bayçöl‘ün, Lamure Dergisinin “Yüzük” konulu dergisi için yazdığı bir yazı:

Yüzük Sembolizminden; Efkârı Umumiye Çeşitlemelerine

Hüseyin BAYÇÖL

Giriş babından denilir ki hayatın künhüne düşülmüş yalancı bir kayıttır, aslında tüm işaretler. İlandır, ispattır, iddiadır, ricadır, bir çeşit emirdir. Ama sorarlar adamın gözlerine; bakarlar taze nişanlı tüm gönüllerin başlarından esen kavak yellerine. Sorarlar ki işaretler kayıt düşer madem, ve yüzük de bir çeşit işaretse madem… O halde, kim kimi kuşatır. İşaret mi temsil ettiğini, yoksa temsil edilen mi işaretini. Yani ki parmak candır; yüzük ise cana düşülmüş bir nişandır. Şimdi sorarlar işte: Yüzük mü parmağı sarmaktadır; yoksa parmak mı yüzükten geçmektedir. Ve daha önemlisini sorarlar: Yüzük parçaların tamamladığı biri mi yoksa yarımların da yok olduğu sıfırı mı temsil eylemektedir? Ve dahi yüzüğe dair tavrı olan erkekle kadından bir kimdir, sıfır kim? devamını okuyun …