Haziran, 2006 yazıları

Bloglar Alemi : e-Kitap Projesi

Bloglar Alemi dizin güncellemesinin ardından şimdi de bloglayanların veya bloglamayı düşünenlerin eli ayağı olacak bir e-kitap üzerinde çalışıyor;

Bu kitap elbette pek çok bölümden oluşacak. Ancak her bölümün ‘alanında uzman’ olan blog yazarları tarafından kaleme alınacak olması, ortaya çok daha profesyonel ve işlevsel bir eser çıkmasını sağlayacak

Meraklısına link: Eylemlerimiz Sürüyor: e-Kitap Projesi

Adobe Kullanıcıları Toplantısı

adobe istanbul

Adobe ve Macromedia birleşimiyle genişleyen, web/Multimedia, eLearning ve masaüstü yayıncılık dünyasının vazgeçilmez ürünlerini tanımak, güncel gelişmeleri konuşmak amacıyla yeniden toplanıyoruz. Bu toplantımızda ürün odaklı olarak aşağıdaki sunumları gerçekleştireceğiz.

Toplantıya Adobe BreezeLive üzerinden online katılım ve sunum gerçekleştirmek mümkün olacaktır. Online katılım için editor [at] mmistanbul.com adresine bir mail gondermeniz yeterli olacaktır.

Ayrıca, toplantı katılımcıları, Medyasoft Yayınlarından Adobe Photoshop CS2 Yetkili Eğitim Kılavuzu ve Macromedia Flash 8 Kaynağından Eğitim kitaplarını çekilişle kazanma şansını yakalayacaklar.

Hz. Yunus Kıssası

Hazret-i Yunus Aleyhisselâm’ın kıssa-i meşhuresinin hülâsası: Denize atılmış, büyük bir balık onu yutmuş. Deniz fırtınalı ve gece dağdağalı ve karanlık ve her taraftan ümid kesik bir vaziyette

لاَ اِلهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّاِلمِينَ *

münacatı, ona sür’aten vasıta-i necat olmuştur. Şu münacatın sırr-ı azîmi şudur ki: O vaziyette esbab bilkülliye sukut etti. çünki o halde ona necat verecek öyle bir zât lâzım ki; hükmü hem balığa, hem denize, hem geceye, hem cevv-i semaya geçebilsin. çünki onun aleyhinde “gece, deniz ve hut” ittifak etmişler. Bu üçünü birden emrine müsahhar eden bir zât onu sahil-i selâmete çıkarabilir. Eğer bütün halk onun hizmetkârı ve yardımcısı olsa idiler, yine beş para faideleri olmazdı. Demek esbabın tesiri yok. Müsebbib-ül Esbab’dan başka bir melce’ olamadığını aynelyakîn gördüğünden, sırr-ı ehadiyet, nur-u tevhid içinde inkişaf ettiği için şu münacat birdenbire geceyi, denizi ve hutu müsahhar etmiştir. O nur-u tevhid ile hutun karnını bir taht-el bahir gemisi hükmüne getirip ve zelzeleli dağ-vari emvac dehşeti içinde; denizi, o nur-u tevhid ile emniyetli bir sahra, bir meydan-ı cevelan ve tenezzühgâhı olarak o nur ile sema yüzünü bulutlardan süpürüp, Kamer’i bir lâmba gibi başı üstünde bulundurdu. Her taraftan onu tehdid ve tazyik eden o mahlukat, her cihette ona dostluk yüzünü gösterdiler. Tâ sahil-i selâmete çıktı, şecere-i yaktîn altında o lütf-u Rabbanîyi müşahede etti.

İşte Hazret-i Yunus Aleyhisselâm’ın birinci vaziyetinden yüz derece daha müdhiş bir vaziyetteyiz. Gecemiz, istikbaldir. İstikbalimiz, nazar-ı gafletle onun gecesinden yüz derece daha karanlık ve dehşetlidir. Denizimiz, şu sergerdan küre-i zeminimizdir. Bu denizin her mevcinde binler cenaze bulunuyor; onun denizinden bin derece daha korkuludur. Bizim heva-yı nefsimiz, hutumuzdur; hayat-ı ebediyemizi sıkıp mahvına çalışıyor. Bu hut, onun hutundan bin derece daha muzırdır. çünki onun hutu yüz senelik bir hayatı mahveder. Bizim hutumuz ise, yüz milyon seneler hayatın mahvına çalışıyor… (birinci lem`a)

* (Sonra karanlıklar içinde şöyle yakarmıştı: “Ya Rabbî! Sensin İlah, Senden başka yoktur ilah. Sübhansın, bütün noksanlardan münezzehsin, Yücesin! Doğrusu kendime zulmettim, yazık ettim. Affını bekliyorum Rabbim!”) (Enbiya/87)

Piton ve Bayrak

Geçen hafta en çok güldüğüm şeylerin başında şu kaybolan/kaçan piton geliyor. Sosyal içerikli bir cümle kurmam gerekseydi “aslında kaybolan piton değil, …” diye başlardım elbet. Gerçi bakanından başkanına kadar; “yılan bulunana kadar kebap yemeyin“den “burası çin değil ya çantacıdadır ya da kemercide“ye uzanan demeçler dinleyince insan, bu sosyal mesaj verme isteğinden cayıveriyor. çünkü verilebilecek tüm mesajlar verilmiş. Bu arada mesajı alan “fear factor” sever halkımız Atatürk Orman çiftliği’ni ziyaretçi akınına uğratmış.

gs

Gülücüklerimizin diğer adresi ise boğaz köprüsüne asılan bayraktı. Hani şu, sonradan boğaza salınan bayrak, sonra tekrar yerine asılan bayrak, ipleri kesilmeye çalışılan bayrak, hatta polis tarafından korunan bayrak, ipleri yakılmaya çalışılan bayrak, ve onarılıp 3. kez yeniden asılan bayrak.

Şimdi “o piton yılanının o bayrağı yutup kendini boğazın serin sularına bırakıp intihar etmesi” üzerine ihtimal hesapları yapıyorum.

Pazar Neşesi

İş güç derken pazar pazar, kaylule mail grubundan gelen bi soruyla neşelendik:

Elimizde 2 tane adres var. Birisi Urfa, diğeri Sinop. Arkadaşımız bu adreslerden birinde ama hangisinde bilmiyoruz. Mektubu nasıl yollarsak kesin ona ulaşır ?

Bu soruya “bizzat gider bakarım ben abi” diyen 5 arkadaşımla ilişkilerimi gözden geçirmem gerektiğini düşünmeye başladım ;) Sizin cevapları da merak etmiyor değilim.

Değilin değili.

SKTR T-shirtleri

FCUK taklidi midir nedir ? Gitti Gidiyorda SKTR T-Shirtleri

Türk Gazetelerinin Dünya Kupası özel Sayfaları

dünya kupası Bir süredir memleketimin gazetelerinin internet baskılarındaki, 2006 Dünya Kupası sayfalarını bir araya getirmeyi düşünüyordum. Hazırda bekleyen bürsürü yazı arasında unutmuşum, kaybetmişim ben bunu. Yeni farkettim, ama zaten kupanın keyfi gruplardan sonra çıkmaya başlıyor, değil mi ? viva Portekiz :) İşte Dünya Kupası özel Sayfaları:

Fanatik : http://www.e-kolay.net/fanatik/Futbol/2006/Kategori.asp?PID=2452
Sabah : http://www.sabah.com.tr/dunya2006/
Zaman : http://dunyakupasi.zaman.com.tr/
Milliyet : http://www.milliyet.com.tr/ozel/dunyakupasi2006/
Hürriyet : http://dunyakupasi.hurriyet.com.tr/Anasayfa.aspx
Star : http://www.stargazete.com/starextra/index.asp?haberid=32862
Vatan : http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=dunyakupasi
Yeni Şafak: http://yenisafak.com.tr/dunya_kupasi.html
ve bonus olarak;
HaberTürk : http://www.haberturk.com/kupa.html

Bloglar Alemi Yenilendi

Türkçe blog dizini Bloglar Alemi yenilendi: şimdi cümle alem sayfasından 409 bloga ulaşabiliyoruz.

Bu süreç zarfında, Bloglar Alemi’nde kayıtlı olan blog sayısı önce 350′den 289′a düşürüldü. Kapatılan (ya da kapalı sayılabilecek sıklıkta güncellenen) bloglar dizinden çıkarıldı. Yeni site politikası gereği, pop-up reklam kullanan bütün bloglar da dizinden çıkarıldı.

289′a düşen blog sayısı, dizine eklenen yepyeni blogların ardından 409′a çıktı. Yani Bloglar Alemi‘nde bugün itibariyle 120 yeni blog var!

.NET için Akismet

Spam yorumların korkulu rüyası Akismet, Movable Type‘dan sonra şimdi de .NET platformlarında. Akismet .Net 2.0 API için bir klik yeter.

RingoFon, HostBul.Net ve Google ADSense etrafında ufak bir reklam konuşması

Geçen gece aldığım bir karar ile Google Reklamlarını (Google ADSense) buradan külliyen kaldırdım. Bazı yazıların arasında bir iki tane kaldı sanırım, onları da rastladıkça kaldıracağım. Bu kararımda Google ADSense’nin Türkiye masasına attığım maillere cevap gelmemesi birincil etkendir. İkincisi de çok az kazandır(ma)ması. Gıdım gıdım gelcek şey, çok afedersiniz, hiç gelmesin.

öte yandan HostBul.Net ve RingoFon reklamlarından ise gayet memnunum. özellikle RingoFon’un her hafta kazandıklarınızı, 3 Magnum Bademli parasına denk gelse bile, hesabınıza yatırmasına bayıldım. Telsim ve StarCep abonelerinin yanısıra diğer cep telefonu operatörlerine de melodi gönderme opsiyonu olsaydı eminim daha fazla kazanç sağlardı.

Netice itibari ile, Nahnu.Org olarak her türlü reklam teklifine açığız, yeter ki bademli magnum yiyebilelim.

Yeni Aktüel’in Topal Osman Ağa haberi üzerine

Yeni Aktüel dergisinin bu sayısında bir haber var; “83 yıllık çankaya sırrı, Mustafa Kemal Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nü basan Topal Osman’ın elinden nasıl kurtuldu?” diye:

Mustafa Kemal’in sağ kolu ve kişisel muhafızı Topal Osman, 1 Nisan 1923′te, Ali Şükrü Bey adlı muhalif milletvekilini öldürtmek suçundan yakalanacağını anlayınca çankaya Köşkü’nü bastı. Ancak Mustafa Kemal’i köşkte bulamadı, gitmişti. Ama nasıl? Sorunun cevabı bugünlerde piyasaya çıkan “Latife Hanım” adlı kitapta ilk kez günyüzüne çıkıyor: Mustafa Kemal çankaya’yı, Latife Hanım’ın kızkardeşi Vecihe Hanım’ın getirdiği çarşafı giyerek, tebdil-i kıyafetle terk etmişti…

Bu haberin içeriğindeki ve işlenişindeki yanlışlıklara GiresunGazete.net’ten Ahmet Gürsoy cevap yazmış; Aktüel’in Atatürk-Osman Ağa Saçmalaması:

Aktüel Dergisi son sayısında (sayı,49) “ 83 yılık sır” diyerek Osman Ağa ile ilgili olmadık yalana başvurmuş, bu da yetmemiş çarpıtmayı kapak haber yapmıştır. Hele Cemal Şener çok daha büyük hata yapmış, Atatürk’ün Giresun’a gidemediğini söylemiştir.

Bu ve daha pek çok çarpıtma ile ilgili olarak sütunum çerçevesinde doğruyu sizlere aktaracağım.

Atatürk’ün sadık Muhafızı 47.Gönüllü Alayının kurucusu ve kumandanı Yarbay Topal Osman Ağa ile ilgili yazılanlara cevabı vereyim. Buyurun…

Zaman zaman gündeme gelen bu Topal Osman Ağa olayının vuzuha kavuşturulacağı günü iple çekiyorum. çocukluk yıllarımda rahmetli dedem ve akranlarından belki on farklı “Mustafa Kemal Paşa ve Topal Osman Ağa” macerası dinlemişimdir inanın. En nihayetinde kanıtları ve tanıkları olan tarihi bir olaydır diye düşünüyorum. Bu kadar zor olmamalı gerçek tarihe ulaşmak.

1 Milyon

Bir milyör hit size feda olsun canlarım benim, her türlü.

Dünyanın en çok hit alan blogu 1 Milyon

Blog Sitelerini Kullanın !

Şirketlere, Blogları kullanmaları yönünde bir çağrı ve tavsiye yazısı, Gaxxi Buzz‘dan.

Bir şirket kendisine web sitesi yaptırdığı zaman hiçbir şey bitmez. Aslında her şey daha yeni başlamıştır. çünkü, web sitesine henüz kimse gelmiyordur ve ziyaretçisi olmayan bir web sitesi de bir işe yaramaz. Bu konuda başka görüşler de var, fakat bence bir şirket web sitesinin ilk amacı para kazanmaktır veya para kazanmaya yardımcı olmaktır. Diğer şeyleri de yapmalısınız, fakat onu da para kazanmayı sürdürmek için.

Eğer, sitenize kimse gelmiyorsa bu amaçlara ulaşamazsınız. Şimdi, problemimiz web sitenize ziyaretçiler kazandırmak. Bunun birçok klasik yöntemi olabilir. Gazete, dergi, tv, açık hava reklamcılığı gibi klasik araçları kullanarak insanları sitenize yönlendirebilirsiniz. İyi bir yöntem olabilir, fakat hem pahalı hem de sürdürülemez bir yöntem. Bir kez bu yolu seçerseniz ziyaretçilerinizi sürekli reklamla beslemek zorunda kalabilirsiniz.

Benim ucuz ve alternatif bir yöntemim var. üstelik kazan/kazan şeklinde. Hem şirketler hem de blog yazarları kazanacak.

Türkiye’de donanım, reklam/iletişim, yemek, oyun, web dünyası, teknoloji üzerinde çok güzel blog siteleri var. Bu sitelerin bir çoğu sahiplerinin hobi olarak yürüttüğü profesyonel siteler. Onlara kendi ürünlerinizi örneğin 15 gün boyunca test etmeleri için gönderin. Bu siteler zaten gönderdiğiniz vb. ürünler hakkında yazıyorlar. Hem onlara yazacak konu başlıkları vererek yardımcı olursunuz hem de kendi reklamınızı yaparsınız. Yöntem şu şekilde işleyebilir. Aşağıdaki sırayı adım adım izleyebilirsiniz:

İşbirliğine gidecek blog siteleri nasıl seçilir?

  • Bloglar Alemi, Blog Kardeşliği gibi bir blog dizinini ziyaret edin. Orada mümkün mertebe iyi içerik üreten, yüksek tanınırlıkta, kendi alan adına sahip, düzenli güncellenen, yazmayı bilen yazarları olan 50 kadar web sitesi bulun.
  • Yukarıdaki 50 web sitesi sahibiyle mail yoluyla iletişime geçin ve mailinize aynı gün veya ertesi gün öğleye kadar cevap alamadıklarınızı eleyin.
  • Bunlardan da mail yazarken ileitşim kurmayı bilen ve sizin fikirlerinize uygun olanları seçin. Burada tabi ki kendi işinize ve fikirlerinize göre size özel kıstaslarınız olacaktır.
  • Sonuç olarak elinizde en az 10 farklı site ve blog yazarı kalsın. Bu yazarların adres, telefon vb. temel iletişim bilgilerini alın.
  • Yeni çıkan ürünlerinizi bu yazarlara düzenli olarak gönderin. ürününüzü beli bir süre rahat rahat denesinler ve bu süre sonunda size geri göndersinler.
  • Seçtiğiniz 10 sitenin her birinin günlük ortalama 500 ayrı ziyaretçisi olsa, hemen hemen sıfır maliyetle ayda 150.000 kişiye ulaşmış olursunuz. üstelik bu kişiler ürünleriniz hakkındaki yazıları gönüllü ve isteyerek okuyacaklar.
  • Bu işin karşılıklı yararı olacaktır. Blog yazarı işini ciddiye alacaktır ve onurlandırılmış olacaktır… Şirketlerin de ürünleri tanıtılırken aynı zamanda söz konusu olan sayfadan kendi web sitelerine ve ürünlerine yönelik ziyaretçi akışı, o sitenin okuyucu çevresinde kazandıkları saygınlık gibi kazanımları olacaktır.

  • Bu yöntem şirketlere düşük bir maliyetle kalıcı bir işbirliği fırsatı verir..
  • Bu yöntem web sitelerine ziyaretçi sayısını ve şöhretini arttırma fırsatı verir… çünkü, insanlar başka bir sitede kuru kuruya birkaç fotoğraf görmek ve birkaç kelime okumak yerine bu sitedeki ayrıntılı ürün incelemesine göz atmak isteyebilirler.
  • Yani aslında bu seçilen sitelerle işbirliği, bu sitenin ziyaretçi sayısını artırarak sonuçta tekrar size dönecektir.
  • Blog sitesi sahibiyseniz, şirketin size gelmesini beklemek boş yere zaman kaybı olabilir, siz de şirketlere gidebilirsiniz. Fakat, bence mail atmayın ve yüz yüze görüşmeye çalışın. Görüşeceğiniz kişiyi de yukarılardan seçin.

    Bu yazı türkçe blog servislerinden Gaxxi‘nin geliştiricilerinin yazdığı Buzz‘dan alıntılandı.

    Tez

    Tezini savunmaya reprezank kılığı ile gitmiş birisinin alacağı en güzel bir haberi aldım, “tez sonucu: başarılı”.

    Hikayesini ve kişisel menkıbemde geçen haftayı “sonra” yazacağıma -ve hala göndermediğim tüm postalarımı bu hafta içi postacı arkadaşlara teslim edeceğime- huzurunuzda söz veriyorum.

    İlaveten, Samanyolu televizyonunda Türkçe Olimpiyadı var, Hakkı Devrim de var jüride. Göz yaşları sel oldu. Sivri sinek saz.

    22 dakika artık Pilli Network ün kollarında

    Aziz’in sevilen dizi blogu, 22dakika artık Pilli Network‘ün kollarında. 22dakika.org

    Resimli Temaslar, Bobiler

    Bir de ne gördük; Resimli Temaslar. Yoksa Bobiler.Org yayın hayatına “Comics” başlığı altında mı devam edecek. Etsin.

    Kendi işleriniz de burada yer alsın istiyorsanız, buyrun size dilekçe. Olgaç, evet.

    The Simpsons ve Fermat Teoremi (Yanlış Mı?)

    Fazla Mesai’de enterasan ve eğlenceli bir konu: The Simpsons ve Fermat Teoremi (Yanlış Mı?)

    Tebrikler Mahkum

    … İlk filmini gerçekleştirecek yönetmenlerin yer aldığı uzun metrajlı kurgu film yapım projeleri arasında değerlendirilen Mahkum’un, 230 bin YTL ile desteklenmesine karar verildi.

    peki sahi, mahkum neydi ? Bir internet projesi: mahkum.net

    Nahnu.Org olarak, Mahkum’u tebrik ediyoruz :)

    Ahtapot Giyim

    Ahtapot Giyim; girişte çalan intronun güzellğine dikkat kesilin ! [via] [sözleri]

    Google ADSense EFT ödemesi Türkiyede

    Google ADSense, Türkiye’deki reklam yayıncılarına ödemelerini EFT üzerinden de yapabilecekmiş. Bunun için Google ADsense hesabınıza bir banka hesabı tanımlaması yapmanız gerekiyormuş. Hüseyin Tüfekçilerli adlı bir arkadaş bu banka hesabını tanıtırken kullanmanız gereken kodlara kolayca ulaşabilmeniz için “Google™ AdSense® EFT Türkiye Banka Şube Kodları” adında bir şey hazırlamış.