Aralık, 2005 yazıları

Geleceğe Mesaj

Bir şişe içine mesajınızı yazıp suya bırakmak gibi birşey. İleri bir tarih için geleceğe mesaj atın : Geleceğe Mesaj.

Kottke: The Best Links 2005

kottke Alemin en blogger’ı bay kottke, “The Best Links 2005” diyerek 2005 yılındaki en şahane linklerini yayınlamış.

Bu linklerin arasında Bebek isim jenaratörü, Otopark dizayn planları ve üzerinde Do not Eat yazmasına rağmen iPod Shuffle’ını yiyen adamın konu ile ilgili kaleme aldığı şiiri de var.

2005’in sinema politik ajandası

Geçen yıl şu oldu bu gitti diye köşe dolduran yazarları hoş karşılamıyorum. Ama Nihal Bengisu Karaca’nın bu yazısını da alıntılamasam olmaz:

“İhtiyar Delikanlı”, “Dönüş”, “Müziğimiz”, “Ruhların Kaçışı” ve “Boş Ev” gibi birbirinden iddialı ve güzel birçok film izledik 2005’te. Hepsi de yalnızca ‘birkaç salonda’ oynayan filmlerdi.

Seyircinin genel eğilimlerine aşırı prim veren salon işletmeciliğinin gerçek sinema yapıtı ile ‘entertainment’ denilen eğlencelik filmler arasındaki popülist tercihi sık sık resim verdi. Sözgelimi “Hırsız Var” ve “Hababam Sınıfı Okulda” filmlerinin salonları paylaştığı hafta, Angelepoulos’un “Ağlayan çayır”ına Avrupa yakasında sadece bir sinema salonu yer verebildi. devamını okuyun …

WordPress 2.0

WordPress 2.0′ın stabil versiyonu downloada açıldı [via]. Yeni WordPress 2.0′ın duyurulması ile birlikte WordPress’in resmi sitesini de şekillendirmişler.

Blogosferde bu senenin en dikkat çekenleri

2005 yılında blog dünyasında (blogosfer) en çok dikkat çeken ilk 10′u listemişler. Buna göre;

1. Matt Mullenweg, WordPress
2. Mena Trott, Six Apart
3. Jason Calacanis, Weblogs Inc., (AOL)

listenin geri kalanını ve 2005′te ne yaptıklarını Blog Herald Tribun’den okuyalım.

Porsuk nehri dondu

Şehrin (Eskişehir’in) göbeğinden geçen Porsuk Nehri (dere ?) 5 kış sonra ilk defa dondu. Vatandaşlar köprünün üzerinden donan dereye, kafam kadar taşlar atıp buzun kalılığını test ettiler. Baktılar buz tabakası yeterli, köprüden inip ikişerli üçerli gruplar halinde donmuş derenin üzerine çıkıp “Seni seviyorum, sen de beni sevsen bu iş olur” filan yazdılar. İnsanlar buzun üzerinde koşup koşup “vıjjt” diye kaydılar. Tıpkı TRT 3 Artistik patinaj insanları gibi. İnsanlar çok eğlendiler. Valla. Biz sadece baktık. O pek keyifli insan gurubu/ güruhu bu eylemlerinin ardından gururla gözden kayboldular.

Ben bu pazar, pazar pazar bi ton işim olduğu halde çifteler adlı içeye gittim. Ne de güzel gittim. Yediğim içtiğim benim olsun gördüklerimi anlatayım diyeceğim, ama yemekten içmekten görmeye fırsat kalmadı.

Space Cadets - Saf Astronotlar

İnsan insana (azıcık geç anlıyor) bunu yapar mı hiç?

space cadets İngiliz Channel 4 televizyonu, 5 milyon sterlin harcayarak TV tarihinin en büyük ‘işletme’ (kandırma-şaka) programını hazırlıyor. Space Cadets (Acemi Astronotlar ya da Uzay çaylakları) adlı programda, 9 yarışmacı uzaya fırlatıldıklarına inandırılacaklar. Bir Rus uzay istasyonuna eğitim için gönderildiklerini sanacak yarışmacılar, aslında bir uçakla 4 saatlik yolculuk yaparak Kuzey Denizi’nde uzay üssü süsü verilmiş, kullanılmayan bir İngiliz üssüne indirilecekler. [(...)- Hürriyet]

Mevzu ile alakalı diğer linkler:

  • Yarışmacıların fotoları
  • Ekşi sözlük başlığı
  • Wikipedia yazısı
  • Şeyh ve Said

    çok yapılan bir karıştırma sanırım bu, Şeyh Said ve Said Nursi’nin birbiri ile karıştırılması. Geçen gün Şeffaf Oda adlı programının montajını yapanlarda bu karıştırmayı yapmışlar. Ve CHP lideri Deniz Baykal’ın “Şeyh Said isyanı”yla ilgili sözleri üzerine Bediüzzaman’ın resmi ekrana koymuşlar. Nur Cemaatinine yakınlığı malum olan Zaman Gazetesinin seyir günlüğündeki gibi tepkiler üzerine program yapımcısı Güneri Cıvaoğlu bir açıklama yapıp özür ve düzeltme yayınlamış köşesinde. Aynı düzeltme Zaman Gazetesinde de yer almış.:

    Bir “yanlış anlaşılma açıklaması” da bizden…
    Geçen pazar Kanal D’de yayımlanan Şeffaf Oda’da CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Şeyh Said’den bahsederken Said Nursi’nin görüntüsü kısa bir süre -yanlışlıkla- ekrana geldi.
    Yayın bandını, programın çekiminden sonra çıktığım yurtdışı gezi dönüşünde izleyebildim. Yanlışlığı fark ettim. üzüldüm.
    Ama artık yapacak bir şey yoktu.
    Açıklamakta fayda görüyorum ki, genç ve iyi niyetli ekibin sabaha kadar süren montaj çalışmaları sırasında hiç istenmeden böylesine duyarlı konuda birkaç saniyelik görüntü hatası oluşmuş.
    Oysa… Said Nursi’nin görüşlerini paylaşmasam da, onun, bu isyanın değil arkasında olmak, tam tersine “dahile kılıç çekilmez, harice kılıç çekilir” söyleminin sahibi olarak, bu ve benzeri söylemlerle isyanı önlemeye çalıştığını belirtmek isterim.
    İstenmeyen bir iş kazası işte…
    Sonuçta… Programın altında imzası olan ben sorumluyum… Düzeltiyor ve Şeffaf Oda adına özür diliyorum. [#]

    Türk medyasında çok sık görebileceğiniz bir davranış olmamasından dolayı kutluyorum ben Güneri Beyin bu şık hareketini. darısı “özür ve düzeltme” özürlü “disinformation” hastalarına.

    Güneri Cıvaoğlunun özür ve düzeltme metninde geçen Şeyh Said ve Said Nursi arasında geçen mektuplaşmada şöyle olmuştur:

    [... ]Said Nursi’ye para getirmişti. “Adamlar ve silahlar hazır; emrini bekliyoruz” diyordu. Niçin? “Mustafa Kemal ile savaşmak için!” Bediüzzaman köpürmüştü: “Asker vatanın evladıdır. Senin benim akrabamdır. Müslüman Müslüman’a silah çeker mi?” Kör Hüseyin Paşa fena halde bozulmuştu. “İtibarımı beş para ettin” diye söyleniyordu. Said Nursi geri adım atmıyordu: “Kullar arasında beş para ol. Allah katında makbul ol.” Ayaklanmaya hazırlanan Kürt gruplar Said Nursi’nin manevi gücünü arkalarına almak istiyordu. Derken Şeyh Said’den bir mektup geldi. özetle “İsyanımızda bize yardım edin” diyordu. devamını okuyun …

    Günlük sokak maceraları

    günlük sokak maceraları
    ©habibe.turklog.com

    Yaralılar, ölüler ve ordular

    Son günlerde yapılan iki açıklama üzerine bir yazı. Ahmet Turhan Alkan’dan.

    İki emekli paşamız, günün sıcak meseleleri hakkında fikir beyan etmişler; haklarıdır, ne var ki emekli paşaların beyanları, onların “sade vatandaş” niteliğini aşarak “ordu” kavramının bütün müştaklarını kapsayan bir kapsam derinliğine yayılıyor.

    Hele konuşulan şeyler içinde vicdanları kırıcı, örseleyici, incitici cümleler varsa tahribatı da yoğun oluyor.

    Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Trakya üniversitesi’nde yapılan “Türkiye’nin jeopolitik konumu ve milli güvenlik stratejisi” konferansında bakınız neler söylemiş: “Tesettür konusu da bir türlü kapanmıyor. Neden; çünkü fikri hürriyeti var. Kadınlar neye bürüneceğine, neye bürünmeyeceğine kendi karar verir, diyorlar. Benim zamanımda başörtüsü vardı. Anneannem, rahmetli babaannem başörtüsü takıyordu. Hepinizin annesi de mevlitlere, cenazelere giderken takıyor. Ama şu hâlâ kavranamadı; 30 yıl önce bir siyasi partinin yandaşları tarafından empoze edilen bir simgedir türban. Ama hâlâ şu espriyi kimse yakalayamadı. Hem Müslüman’ım diyorsun hem de Hıristiyan bayanların örttüğü gibi iki tane, hem bir sıkma baş takıyorsun ve onun üzerine başka bir şey takıyorsun. Neye benziyorsun, rahibeye benziyorsun .” devamını okuyun …

    Dil bu, sürşer arada

    Kişisel tarihçemde bölüm başkanına “hocam” yerine “hacım” deyişimden sonraki en büyük dil sürçmesi bugün dolmuşta gerçekleşti. Şoför arkasındaki koltuktan ücreti uzatırken “şundan alır mısın bi tane” yerine “şundan alır mısın bi tanem” dedim yalnışlıkla palabıyıklı şoför bey amcaya. Dolmuş ahalisini ve pek tabi palabıyıklı şoför bey amcayı kahkahalara gark eden bu olayın akabinde, “on yıl binmicem ben dolmuşa falan bi daha” gibi gayet ütopik bi söz verdim kendime.

    şundan da iki talebe bi öğrenci, mühehe” - nahnu

    Boys Anılar vs. Fuat

    Mesut Yar’ın programında Rapçi Fuat, Boys Anılar‘a ayar verirken mi ne yaparken işte o arada zumzuğu yemiş. İşte görüntüler. [via]

    Soccer Commercials - Futbol Reklamları

    Social Commercials - Futbol reklamlarından hoşlananlar için güzel bir site. Reklamları izlemek için QuickTime gerekiyor.

    Bu arada Ronaldinho FIFA tarafından ikinci kez ödüllendirilmiş.

    Aşk Nedir ?

    Hala abdeyt/aploy olabilemeyen site SezyumKom’dan bir başyapıt :

    Kalp mütehassısı Nuri Bey, Murat Bey, Fırın Ustası Sayın Ekmek aşkı sizler için yorumluyor, hemen dinleyin: [ Aşk nedir ?.mp3]

    Urban Gourmet

    Urban Gourmet, genellikle öğrenci olan, dolayısıyla düşük bütçeli bir öğünü amaç edinen ancak bunu yaparken damak tadından ve doyuruculuktan ödün vermeyen bir grup şehir gurmesi tarafından yürütülen bir ortak blog.

    Yani özetle “Sizin için yedik-işdik” diyorlar. [urban gourmet'e bi bak]

    Shoposphere - Yahoo’da Sosyal alışveriş

    Yahoo Alışveriş, yılbaşı - tatil alışverişi sezonunda “sosyal ticaret”’i ortaya çıkardı. Yahoo yeni servisini “Shoposphere” olarak isimlendirirken, blogosphere (bir çok ilintili blog’in birbirlerine link vermeleriyle oluşan network) gibi, kullanıcıların farklı birçok yolla iletişim sağlayabileceği ve bağlantı kurabileceği bir dünya olmayı hedefliyor.

    [turk.internet haberinin tamamını okuyun]

    Reuters Yılın Fotoğrafları

    İyi saatte olsunlar

    Vize haftası başladı. Tabi ki de hayırlısı olsun.

    Norveç’te lisans ve yüksek lisans eğitiminin parasız olduğunu öğrendim. çok methettiler. TOEFL dan eski puanla 500/550 almak yeterliymiş. Norveç’i bileniniz ? gideniniz ? göreniniz ? TOEFL i bileniniz ? gideniniz ? göreniniz ?

    Bi de doğum günümde bana duygu dolu bi sayfa mektup yazıp sonunu Kutsi - Petek Dinçöz düetinden “Nice mutlu yıllara doğum günün hatrına” diye bitiren pek sevgili arkadaşımı geçen gece rüyasında “iyi saatte olsunlar, 3 harfliler” filan bir apartmanın tepesinden sallandırmışlar. “Bi daha bizimle dalga geçicen mi uleyn” diye. Acayip tırsmış. Tarihe not düşeyim de, homeros çatlasın.

    “Muhittin ! Muhittin kaçırıldım diyorum !” - Arif

    Pixel Pixel satarım !

    bu heriften bekler misiniz hiç böyle bişey ?

    Yazının başlığı bir Kemal Unakıtan vecizesi gibi görünse de, hayır onunla alakası yok. Peki ne demek bu ? Hani şu sayfasını pixel pixzel yapıp, her pixeli de bir dolardan satan arkadaşı hatırlarsınız (million dollar homepage). İlk çıktığı günlerde “ya tutmaz b, kim alır ki” diyorduk. Geçen Zeynep özata‘nın blogunda görünce hatırladım. Meğer adam çoktan 855,200 tanesini satmış bu pixellerin, sadece 144,800 tane kalmış. Helal olsun valla. Hakkında çıkan WSJ haberi:

      How Selling Pixels May Yield a Million Bucks

    Bu arkadaştan heves edip başka pixel pixel reklam alanları da açmışlar. Mesela rent pixel ads, my million dollar ad page bunlardan bir kaçı. Sanırım bu milyon pixellik sayfaları üreten scrtiptlerde yakında piyasada doalşmaya başlar.

    çay, mühimdir

    Efem, bir-kaç-ta-ne link verip gideceğim müsadenizle.

  • Kaylule Kıraathanesinde bir çay muhabbeti dönmüş ki okuyanın canı çay çekiyor, kalkıp ocağa çay suyu koyuyor, diafondan çay söylüyor, çay fişini hazır ediyor.
  • Limk‘te defaatle limklediğimiz bir arkadaş vardı, her gün suratının fotoğrafını çekiyordu bıkmadan usanmadan. Bi bakayım dedim -adamda nasıl bir sabır varsa, nasıl bir iddiaya girmişse artık- hala üşenmeden suratını fotoğraflamaya devam ediyor.
  • Yasak meyve‘den bir reklam analizi: Pınar Süt reklamı.
  • Dahke Fanzin’in internet baskısı yenilenmiş.
  • Latin alfabesindeki harflerin değişimini gösteren bir animasyon [via].
  • Yahoo Del.icio.us’ u satın almış [via]