Ekim, 2005 yazıları

Giresun Valisine açık mektup

Sayın valim, valimiz, değerlimiz,

Gördüğüm üzre, pek değerli hemşerilerimizin “trafikte geçiş üstünlüğü erken davranana aittir -tabiki de- ” şeklinde yanlış bir kanaatleri bulunmaktadır. Bu kanaatin derhal düzeltilmesi adına artık arz mı ediceksiniz, rica mı ediceksiniz ne yapıcaksanız… Bi zahmet.

Gölgelerin gücü adına, Nahnu.

Blog no: 20 000 000

Les CE2/CM2 Anquetil adlı Fransız Blogu Technorati‘ye göre 20Milyonuncu blogmuş. Yeni bloglarda açılmaya devam ediyormuş tabi.

Technorati’deki aynı abiler, 10 milyonuncu blogu da tespit etmişler daha evvel : Cam ve Süsleme sanatları üzerine bir blog, çince - 飞啊,飞啊,飞 - 博客.CN. [via]

Kuyruk

Bugün Ziraat Bankası ATM sinin önündeki beş-altı kişilik kalabalığı, ATM kuğruğu sanıp yaklaşık 20 dakika bekledim arkalarında, neden sonra arkadaşları geldi de, ayıldım.

Sahursuz oruç zor.

Frappr’da Türkçe Bloglar

Türk Bloggerları için harita şeysi, haritada yerinizi işaretleyin, çaya gelelim diyorlar. [via]

Tabi bu harita şeylerinde ilk ve son aşkımız : Müreffeh Türk Bloggerlarının 7 ortalı Harita Metod Defteri (Aralık 2002′den beri).

öl(dür)meye geldik.

Dün gecemi, 01-02 arasında kıytırık bir halı saha maçını şampiyonlar ligi finali ile karıştıran bir avuç abuk insanla geçirdim. Fizik kondüsyon olarak yıllardır bu geceyi bekliyorlar gibiydi. Top tekniğim ve bilek hareketlerimden oluşan -övünmek gibi olsun- bir özel gösterim bile yaptım , lakin gecenin sonunda elimde kalan sadece incinmiş ve öksürürken canımı yakan bir göğüs kafesi, çıkmış iki ayak bir el parmağı, burkulmuş ve hafif şişmiş bir sol ayak bileği, baş dönmesi ve bel ağrısı.

Allah kabul etsin gençler, gene bekleriz.

Herkesi herkes yargılasın !

Madem Rektörü Rektörler yargılamalı diyorlar, manavı da manavlar yargılasın…

Hatta hırsızı da hırsızlar, kuyumcuyu da kuyumcular, kabzımalları da kabzımallar, hortumcuyu da hortumcular, kalifiye son ütücüleri de kalifiye son ütücüler, uçak motor gövde bakım teknisyenlerini de uçak motor gövde bakım teknisyenleri, ev hanımlarını da ev hanımları, dolmuşçuları da KudRa…, Kadıköylüleri de Pagan, Bolivyalıları da ben, fastfoodcuları da bounce… filan…

Listeyi daha çoooooook uzatabilirim de, şu anda aklıma Van’a çıkarma yapan (t)rektörlerin uçak parası takıldı, acaba o uçak parası da bizim harç paralarından mı karşılanıyor. Ben tam 305 YTL saydım yav. Ayıptır günahtır.

Blog başına 3 milyon !

Türkiye’de bir ilk : Hostbul Blog yayınlanan her blogunuz için 3 milyona kadar ödeme yapıyor.

Staj Defteri

Staj Defteri diye bir site yapmışlar. Her staj defteri için 20 YTL ödüyorlarmış. [via]

Acaba şu Ulaştırma Staj Defterini bana gönderebilirler mi ?

Büyükşehir çalışıyor

Bakın bakalım falımda bu gün ne çıktı ?

Bu Bi pazartesi, nahnu.org, bloglama.com ve hesapkitap.org adında üç güzel şeyle uyanacaksınız !

Benden duymuş olmayın da…

Ben de buraların yabancısıyım…

Kişisel tarihçemi yazarsam günün birinde (sanki farklı bişey yapıyorum burada yıllardır, heh..) şu son üç güne ve belki de son bi haftaya özel bir yer ayırmalıyım. Neden, bakın, çünkü:

1 - Yerleşik hayata geçtim, bilgisayarım kutudan fırlayan palyaçolar kadar sevindi beni görünce.

2 - Okula gitmediğim günlerde hocalar yoklama almamış, bu süper bişeydir. Ayrıca okulda herkese kuş gribi olduğumu söyledim.. Arkadaşlık kurarken “hastalıkta- sağlıkta” maddesini içeren bir sözleşme imzalamak lazım. Tylol Hot’umu aşırmışlar…

3 - Google hesabım kapatılmış. 70 $ vardı lan.

4- Beklenmedik bir anda YTL zengini oldum. 200 YTL be, az para mı ? Daha dün es-bilet için adam vurmayı planlıyordum. Ya Hay! Sen nelere kadirsin. Ayrıca dostlar, arkadaşlık kurarken imzalanan 0 sözleşmeye “fukaralıkta- zenginlikte” maddesini içeren bir madde ekleyiverin.

Para var, huzur var.

5- Bir dalgınlık, ya aslında var ya bildiğin salaklık, sonucu akşamın pekinde, tam da iftar saatinde gittiğim Sultandere adlı ıpıssız, kuş uçmaz kervan geçmez, otobüslerinin arası bile 20 dk olan mekanda birisiyle karşılaştım, ne de güzel karşılaştım, hemen sonra tanıştım, tıpkı amarikan filmlerdeki gibi oldu. Ayh anlatsam inanmazsınız. Otobüsler keşke 100milyon dakikada bir geçse dedim…

    C:Afedersin, Terminale kırmızı 44 mü gidiyor
    B:Bilmiyorum valla, ben buraların yabancısıyım…
    Hmm…

    15 sn sonra..
    B:Peki ben bişe sorayım, şu dolmuşlar bu taraftan mı gidiyor şehir merkezine
    C:İhihi.. Ben de buraların yabancısıyım…

    B:Vaaayyy
    C:Yaaaa.. İhihihi..

… Ve edindiğim tecrübeye göre, “-Şeyy, Bu arada ben bönyamin… -ihihi, ben de cey-dea… -Ceyda da ne güzel isimmiş yaa… heheh.. Nays to miit yu… -İhihihi” faslını biraz daha erkene almak lazımmış.

6- Site, Bird Flu Host oldu. Kafa dinledik üç beş gün. Süperdi lan…

7- İnsanın bir odası olması ne güzel bir duyguymuş. Dünya haritamı da astım mı daha da güzel olucak bi duygu. CD’lerimi ayıkladım. Fi tarihinden kalma LvL CD leri vardı. Demoların hepsini tek tek kurayım, bakayım, oynayayım derken akşam oldu.

8- Bitirme tezi için konum “dijital baret” olarak belirlendi. Evet canım tıklaya tıklaya bunu tıkladım ben… Böyle bildiğin baret üzerine webcam monte, oradan şantiyesi seyrediyo ofistekiler.. O-hooo.. Bu muymuş arkadaşım Project Management, hani biz Primevera P3 şeyapcaktık…

9- Şu günlerde eline mikrofonu geçiren aşağıdaki diyaloğu seslendiriyor, özellikle yakınlarımda iki arkadaş var ki aman aman:

    -merhaba okula gidiyor musun
    - evvet
    kaça gidiyorsun
    - sekkiz
    bize bi şarkı söylermisin
    - tabim. matrikstieee beş miğnare….

mamamak-riy-fon şovv;

En Nihayetinde de bi şey diyecem, tavsiye edicem Ekşi diye bir dergi var ya hani, ekşi sözlük‘ün yayın organı. Bir iki sayısını edindim ben, hiç fena değil. Asparagaz.com ve Eksisozluk.com karışımı bişe olmuş.

5. Sayısında (Turuncu logolu olanı) Otisabinin, ki kendisi en beğenilen sözlük yazarlarındandır, Superman ile ilgili bir yazısı var, bi zahmet okuyunuz. Okursanız, son paragrafı sizi alaşağı edecektir böyle lay-lay-lom diye okurken, aniden. Beni etti de, oradan biliyorum.

Karşı sayfasında da Bobiler‘in ikinci bölümü varmış, lise arkadaşımı gazetede görmüş gibi oldum. Haydi kalkın, hatalı işlem yürütelim.

Böyleyken böyle…

Nahnulamak !

Acemi Blogcu da bir yazı çıkmış; “Nahnu Etkisi” diye. Pek şımardım. “Slashdot Effect” yerine önermiş bu tabiri. çok teşekkür ediyorum.

nahnu.org

Fragman remixleri

Bazı vatandaşlar filmlerin fragmanlarını yeniden kurguluyorlarmış. Sonrasında da mesela Titanik korku filmi oluyormuş, The Shining de biraz romantikleşiyormuş, filan.

Yahoo! Messenger ve MSN Messenger evlendi

yahoo & MSN messenger Yahoo! ve Microsoft anında mesajlaşma (Instant Messaging) hizmetlerini (Yahoo! Messenger with Voice ve MSN Messenger) aniden birleştirmeye karar verdiler. Birleştirdiler.

Ve bunu düm dünyaya haykırdılar.

Böylelikle MSN Messenger ve Yahoo! Messenger with Voice kullanıcıları 2006′nın ilk yarısından itibaren birbilerini ignore edebilecekler, birbirlerinin ekranlarını karşılıklı titretebilecekler. Sokaktaki vatandaş ise duruma temkinli yaklaşıyor. Görüşlerini aldığımız Veli Küçükarmut, “Taam anladım, biz yaho dakileri göreceğiz, ama onlarda bizi görecek mi ” diyerek kafasındaki soru işaretlerini işaret etti.

Google ‘ın “Google Talk” (dikkat buyurun “chat” değil “talk“, tabi ki de VoIP) diyerek IM piyasasına girmesi ile bir şeyler olacağı bekleniyorduk zaten. (yavaş bekle, nereye bekliyosun).

Acemi Blogcu

Bloggerlar için ilaç gibi bir site: Acemi Blogcu;

Bi’ arkadaşımın dediği gibi, “İyi ki acemiymiş, pro olsa ne yapacaktı acaba” (:

Hostbul Blog

Reklam etmek gibi olmasın Hostbul Blog, webmasterlar için haberler & makaleler.

SplashPad: Kablosuz şarz

Şu günlerde en çok duyduğum sözlerden birisi “Nokia şarz var mı, hacım“. Allah sizi inandırsın, bu cümleyi her duyduğumda tüylerim diken diken oluyor, başka bir boyuta geçiyorum digimon olarak geri dönüyorum.

Şimdi bir alet yapmışlar, ihtimal japonlar, her nevi şarz gerektiren cihaz için. İşte ne bileyim cep telefonu, fotoğraf makinası, PDA filan için. Tabak gibi bişey, üzerine koyuyorsun telefonu, şarz etmeye başlıyor: Splashpower Splashpad.

Ramazan Atraksiyonları # 2 : Teravihten kaçış

Bir vakitler ramazan demek, gece akşam vakti atari salonuna gidebilmekti bizim için. Şimdilerde bunun yerini internet cafelerde counter oynamak, knight online’da experience kazanmak filan aldı galiba. Engin tecrübelerimizi Ramazan Atraksiyonları çerçevesinde sizlerle paylaşıyoruz ya hani, bu sefer de vakti zamanında dayıoğlu ile geliştirdiğimiz teravihten firar edip, atari salona kaçma tekniklerini anlatıyorum.

dikkat: yakalanmanız durumunda müessesemiz sizi tanımayacaktır, hatırlamayacaktır, kendisinin sizinle hiç işi olmayacaktır.

    Biz arkadaşlarla filanca camiye gidicez: En düşük risk taşıyan taktik olmasına karşın, evebeynlerinizin arkadaşlarınız aileleri ile olan münasebetlerini de hesaba katmalısınız. Misal, o akşam arkadaşınız da aynı taktiği kullanırsa, ki bi keresinde başımıza geldi, ve verdiğiniz cami isimleri tutmazsa hapı yutarsınız.
    7 cami gezicez, hacı sevabı alıcaz: çok tutan bir taktiktir, 7 farklı camide teravih kılmak için her akşam farklı camiye gidiyoruz diye çıkılır evden. Bu taktiğin bonusu anaanenin/ babaannenin giderken elinize harçlık sıkıştırmasına vesiledir. Daha çok para daha çok jeton demekti bizim için.
    Ayrıca, eğer o akşam için daha çok süre gerekiyorsa hatim ile kıldıran bir cami ismini vermeniz gerekir. Ama dikkat edin, dede kişilerden birisi de o camiye gidiyorsa, sıkıntı çıkar.

Bir keresinde yakalanmıştık ve birisi şöyle nasihat etmişti, “Buraya harcadığınız jeton parasını biriktirseniz, bayram harçlıklarını da üzerine katsanız, bi atari almaya paranız çıkmaz mı, nintendo bile alırsınız ?” … Kendisine ne o an cevap verdik bilmiyorum şimdi, ama arkasından çok sağlam bi “hade, leeeen” çektiğimizi iyi hatırlıyorum. çocukluk bi kere geliyor kardeşim, yaşayacaksın !

Tabi bütün bunların yanında, teravih güzeldir…

Giresun Rehberi

Geç olsun güç olmasın, Giresun Rehberi. özledimg.

Batık Botlar

Bir kısım batık botlar. Extralarda enfes duvarkağıtları var.

Ramazan Atraksiyonları # 1 : Yemek Duası

İftar için tüm aile fertleri ile biraraya geldiniz. Yenildi, içildi. Tatlılar da bitti. İşte bu arada size sülale içi reytinizi yükseltmek için bir fırsat: Haydin bi yemek duası yapayım siz de amin deyin deyip; aşağıdaki duayı okuyoruz:

Ey bizi nimetleriyle perverde eden sultanımız! Bize gösterdiğin nümunelerin ve gölgelerin asıllarını, menba’larını göster. Ve bizi makarr-ı saltanatına celbet. Bizi bu çöllerde mahvettirme. Bizi huzuruna al. Bize merhamet et. Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada yedir. Bizi zeval ve teb’îd ile tazib etme. Sana müştak ve müteşekkir şu muti raiyetini başı boş bırakıp i’dam etme.

Amin.

Ramazan atraksiyon leveli: 3
Sülale içi reyting puanı : 10
MAbhRR puanı (minimum atractive bayram harçlığı rate of return) : x5
atraksiyon ipucu: duayı kağıttan oku!