September, 2005 yazıları

Fantastic Four

fantastik dörtlü Aklımdaydı da unutuyorum hep. Sizi bir şey için uyarmam lazım, sonra “haberimiz yoktu” demeyin. Fantastic Four‘u bilmeyeniniz yoktur. Kozmik ışınlar sonucu acaip yetenekler kazanan 4 kişinin maceralarını anlatan, bir çizgi roman. Filmi de çekildi ve aynı isimle vizyonda: Fantastic Four (Fantastik Dörtlü).

Uyarım bu 4′lünün çizgi filmine veya çizgi romanına karşı azıcıkta olsa bi’ sempatiniz varsa bu filmi izlemeniz yönünde olacak. Zira, bu sempatinin yerini başka bir şeyler alıyor film sonunda. Benim sempatim de yoktu, hesabedin artık ne haldeyim.

İş bu film, hayatımda izlediğim en kötü çizgi roman uyarlaması. Yani insanın “kardeşim beceremeyeceksen görsel efektleri, hiç başlamasaydın bu filme” diyesi geliyor, ve hatta diyor da bay fantastiğin plastikten elestiğe aktığı sahnelerinde. çok kötü görsel efektler, saçma sapan bir kurgu ve aptalca diyaloglar dolu bir film bence. Kendin pişir kendin ye tadında kendin batır kendin toparla yapıyor kahramanlar. Filmin tek güzel sahnesi Ateş Oğlan’ın mısırları mikrodalga yerinde elinde patlatmasıydı (bu arada, internet ünlülerinden Jason Kottke mikrodalga yoksa üzülmeyin, ateşte de patlıyor o mısırlar demiş) .

“Banane ya, benim bu haftasonu illa ki süper kahramanlarla dolu bir film izlemem lazım” diyorsanız, size hemen “The League of Extraordinary Gentlemen” adlı filmi öneriyorum. Emin olun, hoşça vakit geçireceksiniz.

Tinerli Rüyalar

İstanblog.Com tepe logo

Sanki dün gece rüyamda istanblog.com’dan Cemil Cengiz beni aramış, laflamışız. çok sevinmişim. Ardında da, güya ben Metin Aksu’yu arayıp Malatya seferinde başarılar dilemişim. Hasbihal etmişiz biraz. çok keyifli olmuşum. Sonra ben tatlı tatlı rüyalar görmüşüm. çok acayip bi geceydi işte. Galiba bu tiner denilen şeyi çok solumamak lazım, boya badana sebebine de olsa.

Bu arada CeBit‘e gitcez efendim büyük bi ihtimalle 10 Eylül günü orada olucaz. “Teknoloji Meraklıları Günleri“nden birisinin tadını çıkaracağız.

Badanacı arkadaş, evimi geri ver bana

Verdik bi’ adama anahtarları, saçma sapan vişne çürüğü duvarlarımızı şampanya rengine boya dedik, çektik kapıyı, çıktık gittik. Bi’ hafta sonra görüşürüz diye.

Hangi bi hafta… Hala devam ediyor boya, badana işi…

Benim şu saatlerde milli maçı izlemek üzere kanepeme uzanmış olmam ve kolamın içine kaç buz atacağımı düşünmem gerekiyordu, hatta yer yer Hakeme filan söverek. Ama gelin görün ki, son bi’ balkon demirleri kalmış, bitince çağrı atıcakmış “bay badana”. Mış, miş, muş.

Şıp - Sev - Sen

Bazı insanların gönül kapıları fotoselli, mesele bundan ibaret. bu arkadaşlara kısaca “Şıpsevdi” diyen de var.

Tag Cloud


Flickr‘la başlayan tag bulutu (anahtatar sözcük bulutu) furyasına siz de katılmak istiyor, amma velakin nasıl yapsak mı diyorsunuz ? O zaman Tag Cloud tam size göre. Sadece RSS feed adresiniz olması yeterli.

İsterseniz bu tag bulutunu sitenizin içine gömebiliyorsunuz. Ayrıca istediğiniz sayıda tag listeleyebiliyorsunuz.

Gerçi, Zeldman‘a göre bu tag bulutları demode olacakmış çok yakında.

Video blogging dedikleri

Dostum işte Video Blogging dedikleri böyle bi’şey :You Tube.

YouTube’den en çok oy alan video bloglar ve en çok yorum alan video bloglar.

Mert Ulaş video blogging araçlarından ikisi (YouTube ve Vimeo) hakkında bi’ karşılaştırma yapmış.

kendime not: yeni temada bir de video blog bölümü olsun.

İmzalı kitaplar

Yazarlarından imzalı kitaplar satıyorlar.

FeedBurner yenilenmiş

Ailemizin feed servisi FeedBurner kullanıcı arayüzünü yenilemiş. Yeni hali ile çok güzel olmuş.

Profosyonel Oyunculuk Dergisi

şu sıralar bunu taipei denen şeyle yaşıyorum

Bilgisayar oyunları ile ilgili türkçe bir blog’a rastlamamıştım sanırım şimdiye kadar. Kategori olarak ayrılmış bölümler görüyordum, ama oyunlar hakkında bir blog yapılması fikri çok hoş; Profosyonel Oyunculuk Dergisi. Uzun soluklu olur umarım.

Hotbek

Geri gelmiş, Geri gitmiş, HoTBeK