“Say in style with 3G” demişler. Sitesinin hastası oldum ben, telefonda değilim. Pop-upları açalım, tasarıma doyalım [via]
Eylül, 2005 yazıları
Selam Sen,
Bobiler örg‘e yeni bişeyler monte olmuş. Romantik bilimkurguyla Otobiyografik ekşın arası birşey.
Bence bir haydarbaşyapıt: Seni anan birisi için değil, öylesine doğurmuş.
Durşk.
Google amcanın askerlerini son dört gün içinde 8546 kez avlayan Gamze özçelik Videosu mu ? başlıklı yazıyı huzurlarınızda tebrik ediyorum. Zira kendisi en son gördüğümde BOTD (blogs of the day) listelerinin üç tanesinde de birinci sırada idi.
Diğer yandan “bu başlık yerine yaptığım işle gündeme gelmek isterdim” gibi aristoprak bir cümle de kurmak istiyorum, neden çünkü, şu günlerde sayılar “ziyadesi ile” eğlendiriyor beni.
Bu arada re_in ajanlarından beri işini en iyi yapan counter için:
(gidip üye olunuz: blogging stats)
Bu sabah bir umut var içimde…
Dersler başlıyor yarın. Hayatımın en güzel kayıt dönemini geçirdim geçen hafta. 19 kredi limitini 4 kredi aştım, bir de bitirme tezi aldım. Bitirme tezi dediğin şey var ya, adı yeter. İnsan bitirme trendine giriyor dakikasına. Kesin biticek galiba! Aynı gün içerisinde defalarca duyduğumdan olsa gerek “Bitirebilicek misin peki ?” işitmek istediğim en son espiri ( Selami Şahin Model Laf Espirileri ).
Her yıl başlarken olduğu gibi bu yıl da parolamız “Sıfır devamsızlık, günlük en az bi saat ders tekrarı, hocalarla kanka olmak, ders notları için yeni arkadaşlıklar kurmak“.
Haydi Bismillah.
- Yani abi sen şimdi kalkınca içine ruh doluyor mu demek mi istiyorusun ? Tövbe de ! Rica ederim…
N- Ben değil abi, Bay Altıoklar diyor bunu.
- Hmm.. 21 grammış haa…
N- He canım 21 gram, hayatın anlamı.
(N bey ve bir arkadaşı, köprübaşı-eskişehir)
Adım hala Tuğçe diyor, Bayan Şeitaridis. “Hayatın anlamını buldum, ruh buldum” diyor, “Yorgo’da”. “Dinim imanım, o” diyor. O şimdi bir Ortadoks Hristiyan. Saygılar…
… Allah kabul etsin tabi. Ne diyebilirim ki. Hani Tuğçe Kazaz, Diyanet İşleri Başkanı olsaydı da din değiştirseydi anlardım kopan yaygarayı. Ama yok öyle bir şey. Bir kızcağız, sevdiği erkek uğruna “din” hanesinde yazan ibareyi değiştirmiş. Hepsi bu.
Ve Sayın Muhtar, bakıyorum da mevzu Atina civarında geçince bildiresin geliyor hemen.
K2 Beta One - revizyon 90 (indiragandi). AJAX destekli yorum sistemi ile karşımızda. K2′niz için ek şablonlar, güzelleştirin.
Sevdalinika,
Bu günlerde “ben sankiğ ben değilim”. Bir taşın”ama”madır gidiyor. Gidemiyor daha doğrusu. Hastayım. Nezle. Battaniyenin tüylerini yuta yuta hasta oldum. İfşa etmek mecburiyetindeydim, hiç kusuruma bakmasın. Manav’lara bloglama hakkında dersler vermeye gidicem bir süre için. 305 Lira para vardı bir haftadır cebimde gezen. Şimdi Anadolu üniversitesinin oldu. çil çil 20 Liralar. Ama pişman değilim. Sıfırdan başlayayım, yine uzatırım. Manavlar sebze meyve dizecekler. Lisanslı lisanslı. çikita. Rüya görüyorum bol bol, tüylü battaniyemin altında. “Bireysel Silahlanmaya hayır ! ” içerikli. Sosyal sorumluk. Peeh. Röyalarımın “Cast”ı pek sağlam. Bildiğiniz gibi değil. Mühe. “Reklamsız popapsız NahNo istiyoruz” diye slogan atan sevimli tacizcilere ve “mini patron olalım mı, heaa ?” diyen dünya güzellerine pek teşekkürler. Duygu seli. Kaydettim hepsini, hiç merak etmeyin.
Ara.
Bir ton güzellik yapcam gelene kadar. Eskişehir Spor’un maçı varmış, 7.5 Liraya götürüyorlar, getirirler heralde. Okul başlıyor. Yine. Okul için bi plug-in yok ki. BloglamaKom diye ulvi bir balonum var elimde. Açılsın mı, açılmasın mı diye papatya falı balıyoruz. Mühe. Normal mi sence ? Atropos kayıplarda. İlk mini patron kendisi. Para sen nelere kadirsin. Ruhumuz di mi, pop up’a satmayalım. Yu’arrayt beybi.
Bir öpücük daha.
Günün sonunda neler neler. Provakasyon yap. Gazeteler. Promosyon yerine Provakasyon mu veriyor bu günlerde. Baykalı dinledim NTV’de. Binary Bonsai bana sponsor olsun isterim. K2 betaone r(1500) oldum be hacım. NTV Radyo. EROLL, güzel fanzinmiş. Moskovanın sesi de neymiş ?
Dur.
Bakkal İsmail Abi. Kapıcının karısı. VCDci Selim. Yazı işlerim bundan ibaret. “Reel düşüncemi mi soruyorsun, yoksa ideal düşüncemi mi ? ” diyor bir kadın radyo’da geçen gece”, ha ha hask. Aşk-u meşk. Dalgalar. Gözlerim yaşardı gülmekten. “Sohbet hatlarında çalışan birisi için çok şey biliyorsun” dedi Dj. Radyoyu kapattığımdan da haberi olmadı büyük ihtimalle, smsle bir goralı bir çizburger bi kola ısmarladığımdan da. Her ne ise. O. ve Yağmur. Günler sonra. Güller sonra. Ağlayamıyorum da, yamıyamıyorum da. Şimendifer. Ve Şröder. Bir adam. Serbest çağrıştıra çağrıştıra kitap yazmış. “Hacım Türkçesini yapalım mı ?”. Yapalım aburekoyi. Onu da yapalım. Ben mi alıngan oldum yoksa siz mi iyi bloglamalar ? Vega ?
Döncem, ben…
Kopuyorum ahh… Atıyorum ahh… Kaçıyorum elinden ben… Kapıyorum ben.. Aaah !
Gamze özçelik Video’su ~ feat Mehmet Ali Birand.
An itibari ile 1.5.x ( Stayhorn) versiyonunu “589,414” kişinin indirdiği WordPress’in yeni sürümleri de yavaş yavaş görücüye çıkmaya başladı. WordPress 1.6 ve WordPress MU. devamını okuyun …
Gayet güzel bir yorum blogu, Post-itler. Milletvekillerinin telefon numaralarını vermesi ile beni benden aldı.
Gün geçmiyor ki G Mail bir yenilikle daha karşımıza çıkmasın. Şimdi de benim gibi site uzantılı e mail hesabını G Mail adresine yönlendirmiş olanlar için bir güzellik yapmışlar. Be Yourself.
Mesela benim patron{et}nahnu{nokta}org adresine gelen iletiler doğrudan G Mail’deki hesabıma gidiyordu. Cevap verirken de G Maildeki hesabım üzerinden vermek zorunda kalıyordum. Bu sayede aldığım iletileri aynı adres üzerinden, yani patron{et}nahnu{nokta}org üzerinden cevaplayabileceğim.
Bu özeliği kullanmak çok basit. Evvela maillerinizi göndermek istediğiniz mail adresini bildiriyorsunuz. Sonra Google’daki amcalar bu adresin gerçekten size ait olduğundan emin olmak için bir onay maili gönderiyorlar.

Onaylamanın ardından, göndereceğiniz her iletinin "Gönderen (From)" kısmında bir seçenek çıkıyor. Burada hangi adresi üzerinden göndermek istediğinizi seçiyorsunuz.
Hepsi bu.
Kim/ kimler yazıyor diyemeyeceğim ama şu kadarını söyleyebilirim : Mahdud, Fırkat ve kimbilir daha başka kim. Gayet güzel, ve derunî; Firkat.
Cemshid .Com açıldı. Ne biliyorsa öğretecekmiş. Bir de şurada web standartları adında bir forumu var, yine powered by cemshid.
Bin beşyüz satır yazı yazmıştım bu hafta sonu ile ilgili. Yani sadece teşekkür kısmı on beş satırdı hesabedin artık siz gerisini. Vaz geçtim, bunun yerine kısa bir özet geçmek istiyorum sadece, yine ve her zamanki gibi sadece kişisel tarihime not düşmek için.
“Bu ne be ! çinden heyet mi gelmiş ziyarete” diyerek içeri girdiğimiz CeBit bu sene kamu sektörüne epey yer ayırmış, gayet akıllıca tasarlanmış ve hatta uygulanan e-dönüşüm, e-belediye, e-devlet ve e-canımbenim modellerini gördük, öğrendik. Tebrik ettik. Fuardan aklımda kalanlar diğer başlıklar cep telefonu görmekten içimin bir hoş olması, çağla Şıkelli Turkcell standı, PSPortable başındaki “Az şu eli geçiim bırakıcam” kuyruğu, C-NBCe hatırası, Kadıköy Belediyesinin standındaki iguana, Google AD Words’e “Kilim,Halı, Arap sabunu” keywordleri ile kayıt yapmaya çalışan beyamca, Ferrari F1 aracını mankenlere tercih eden yurdum insanları, İş dünyası bölümüne giriş yapmak için gereken firma adını “Nahnu.Org Infortainment” yazdıran Nahnu, karnımızı doyurmayan ikramlıklar, MSI çantaları ile yanından geçenlere omuz atan broşür ve hurda kağıt canavarları, filan. Bir de bambaşka bişey dikkatleri celbetti, en dekolte kızlar en dandik firmaların standlarındaydı.
Cemil, olm o ‘66 basım Safahat’ı istesen de vermem artık, ![]()
Pazarı da Cumartesisini aratmayan bir koşuşturmaca içinde geçti bu süper haftasonunun. Ama dedim ya, süperdi. Pek bi nokia gördüm beni. (:
Tek üzüldüğüm Mehmet Doğan ile görüşememek oldu. “Anam ney ? antalya mı !” , “orası neresi ki” ,”orada kroki var” ,”mudurnu mu ne varmış” filan derken olmadı beceremedik, görüşemedik, tabi bunda benim duraklar arası mesafe birimi olarak Eskişehiri baz almamın da büyük bir etkisi var. Ya ben nereden bileyim arkadaş, Taksim-Kadıköy’ün bir küsür saat tuttuğunu, hesaplarımın hepsini Eskişehirdeki duraklar üzerinden yapıyordum. Kısa mesafede gayet iş görüyordu halbu ki. Görmüyormuş.
Ha bir de vatani hizmetini yapan bir arkadaşı ziyaret edemedik otobüs saatimizden dolayı. Zaten o ziyaret için bir de atropos olması lazımdı yanıbaşımda (olm atropos, burak kescek seni !).
Dönüş yolunda 5 saat boyunca hiç susmadan konuştum sanırım, haydi istanbula gidelim teklifimi kabul eden compir bey en sonunda dayanamadı, hacım bi sus iki dakka da uyuyalım filan dedi (:
Nahnu.Org okurlarından milyonlarcasından birisi bana Derin Sular’daki şu blogu neden bloglamadığımı sordu. Bahsi geçen bu blog “Görürüz kü” adlı bir kelime öbeğinin çocukların gelişiminde açacağı derin yaraları dert edinen bir “az bi telefona üfleyebilir misiniz ?” kaydı. Türkçe öğretmeni olarak kanal değiştirebilien, şikayetini operatör bayana bildiren bi armut-insanın dramı, çocukları ve falanları da tv izleyen mutant. Hah! Hah! Tövbe estafurullah! Alov A l Alovlov.
Ayrıca bu beni arayan dünya tatlısı insan hangi diş macununu tercih ettiğimi sordu. Hangi dergiyi okuduğum, hangi bakkaldan alışveriş yaptığımı hepsini sordu. Ben de zaten tam yazıcaktım bunları. Ama önce pagan yazsın dediydim. Denk geldi. Kendisi bir manav (eskişehirin yerlisi) olan okurum/ okurumuz/ partimizin sempatizanı/ oy verenimiz, kendisinin işsiz olduğunu ama sosyal sorumluk sahibi olduğunu söyledi. Telefonunda şebeke bilgisi yerine Deniz Feneri reklamları geçsin istiyormuş 30 kerede bir. Duyarlı adam. Duyarga. Onu söyledi, bunu söyledi. “Yemişim okurunu okumayanını” dedim en sonunda, “Ocakta çay var seninle konuşurken su kalmadı altında be, git yat kardeşim başka işin mi yok” .
Yine böyle bir şikayet kaydının kralı Sezyumgillerde var; buradan buyrun :Ben hastayım.mp3
AC90, yonja ve bilimum türevlerine bir yenisini daha eklenmiş: Elektirik İdaresi. Vakti zamanında Ali Usta‘nın bu elektirik alıp vermeye dair bi’ manifestosu vardı ve süperdi, ve hatta şöyleydi:

Yaklaşık 1 yıl kadar önce, o zamanlar arkadaşım olan (ya da o ana kadar öyle sandığım) biri gecenin bir vakti beni arayarak ağzına geleni söylemiş ve telefonu suratıma kapatmıştı. Daha sonra da benim için bir başka arkadaşıma “Ali’den elektrik alamıyorum” gibi, sanırım çok derin manalar ifade eden cümle sarfetmişti (ifrazat da diyenler var buna).O zaman da anlamamıştım şimdi de anlamış değilim ama buradan o arkadaş sesleniyorum ve diyorum ki: “Şu an Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ’ye bağlı çORUH Elektrik Dağıtım AŞ Rize Müessesesinde çalışıyorum, bir ara uğrarsan benden, hiç kimseden alamayacağın kadar elektrik alabilirsin, sana bu konuda yardımcı olabilirim!”
Pollemik adından bir siteye rastladım. Bir online anket sitesi. Sizce en karizmatik lider hangisi ? ve Sizce en iyi komedyen hangisi ? gibi “öf artık yeter” sorularından Namaz kılar mısınız ? (anket yorumlarına dikiz) ve İlk cinsel bilgilerinizi nereden / kimden edindiniz ? gibi enterasan sorulara kadar bir çok soru için anket düzenleniyor. devamını okuyun …




yorumlaré
RSSAbdulAllah, Gokhan07, mmmm [...]
BigadicMania, fatihturan, Ferruh Mavituna [...]
LeoTheMaster, 525, bardas [...]
TEAkolik, MaTaDoR, Ender [...]
rzrarti
eslem, first-glory, seval [...]