nahnu.org'a
reklam verin


May, 2005 yazıları

Lig bitsin artık

nolur lan

Federasyona sesleniyorum: LüTFEN bitirin artık şu ligi!

Galatasaray’ın şampiyon olmak gibi bir niyeti yok, bu anlaşıldı. Fırsatları tek tek acımadan harcıyor. Lig bitirilsin hemen yarın. Fenerbahçe’de şampiyon olsun. Bitsin bu işkence. Hayır, hiç yoktan kanser olucam, yazık değil mi bana ya !

Annemler günü

Anneler günü için anneme eşarp aldım geçenlerde. Esasında sevmiyorum anneler gününü filan. Hayır, pahallıya patladığından değil, zoraki bir hediyeleşme olduğu için. Nedir yani, ben zaten hediye alırım anneme. Neyse efendim, eşarp aldım ben anneme işte, binbir güçlükle ama. Yani böyle kadınlarla çekişe çekişe. Sanki bi tane eşarp kalmış gibi hepsi birden benim beğendiğime sulandılar. Aralarında tartışıyorlar ilk ben gördüm filan diye. Ben de o arada kasaya para ödeyip gelecektim. Tezgahtar da başkasına bakıyormuş o arada, faketmemiş. Hemen müdahele ettim olaya. O benimdir o benim dedim. Ufak çapta “cıngar” çıkardıktan sonra ve biraz daha çekiştikten sonra aldım eşarbımı geri. Hediye paketimi de yaptırıp, misler gibi, zafer kazanmış komutan edası ile olay yerini terk ettim. Onlar hala tartışıyorlardı ben giderken.

İşte orada tartıştıklarımdan bir tanesi ile dün tramvayda göz göze geldim. çok şükür aramızda 10-15 kişilik bir kalabalık vardı. Yani şöyle az yakınında olsam “fık” diye boğacak beni, en azından bakışları bunu anlatıyordu. Hiç görmemiş gibi yaptım hemen. Sonra da hemen indim ilk durakta.

Zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü

TDK ya sormuşlar ; “Zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü” mü doğru yoksa “zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günü” mü doğru?

Zürefa sözü, “zarifler” anlamında “zarif” sözünün çokluk biçimidir. Daha önce iyi bir durumda olan kişinin bu konumunu kaybettiğinde uygun olmayan, yersiz davranışlarda bulunması hâlinde söylenen sözün doğru biçimi, “zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü biçimindedir

Tek Dünya Devleti

Küçük kardeşimin (11) bir proje yarışmasına katıldığından bahsetmiştim. Hafta sonum tam bir curcuna ve hengame hatta top yekün galeyan içinde geçti sayesinde.

İki gün boyunca stand başında bekleyen ekibimiz, Jürilerin teftişi bittiğinde : “ödül töreni istemezük, bizi Minia Turk’e götürsene örtmenim, noolur lan” diye öğretmenlerini kandırmışlar. öğretmenleri de bir arkadaşına “ödül neyim alırsa bizimkiler, şu adrese postalayıver he mi” demiş ve ekibi kaptığı gibi soluğu Minia Turk’te almış. Ve ödül de almışlar hakikaten (92 Proje arasından “Tek dünya devleti” adlı proje ile Jüri özel ödülüne layık görülmüşler). Ama galiba ödülü alacak arkadaş bizimkilerin bilgilerini yanlış vermiş, “Giresun” yerine “Gümüşhane” diye kaydettirmiş. Asıl komiği kardeşimin adını da “Başaran” yerine ,”Büşra” diye kaydettirmiş. Böyle bir yalnış bilgilendirme sonucu, Aileler “önemli olan yarışmaktı” moduna girmişler tabi ki.

Tabi ki “ailenizin süper kahramanı nahnu” duruma el koyunca işler değişti ve “Heyooo! Yuppiii!” modu on konumuna geldi, ailelerde ve okulda. Bişey değil.

Evvela “heheh, bu proje ile yarışmaya katılmanıza izin vermezler olm, hem sen komünist mi olacan lan başımıza” diye dalga geçtiğim kardeşim başta olmak üzere tüm ekibi kutlarım, başarılarının devamını dilerim.

Al gülüm Ver gülüm

Sıkı durun, blog ve site linkleri veriyorum, kimi al gülüm, kimi de ver gülüm kontejanından ;

Hellfire, Lovecreat, Selim Topaloğlu, Berker Peksağ, Can Hanhan, Kaner Tuncel, bu benim hayatım (bu acayipmiş biraz! )

demirleblebi, un4tunately, prag- matik, badhooven, duraksamalar , bi de in-cin ve top

Bir iki de link vereyim ve defolup gideyim : buz fotoğrafları, çok güzeller gerçekten [b] . Ve Otium’da mük-kem-mel bir analiz, okuyun okuyun, okuduysanız bi daha okuyun : Bir Kut başyapıtı Yaşandı Bitti Saygısızca‘nın lineer analizi .

edit: mirmirik.net’in şu andaki tasarımı enfesmiş, yeni gördüm, bayıldım, kutluyorum..

Bahar şenlikleri ve Sinema festivali her sene olduğu gibi vize haftamıza denk geldi, ilgilileri kutluyorum. Şenlikler değil de Sinema festivali hep böyle güme gidiyor, ben ona yanıyorum.

öğrenci misin, kaça gidiyosun..

Mezun ol(a)mayan bir öğrencinin yıllık yazıları yazması ne derece doğrudur. Ben söyleyeyim: Son derece.

Sosyal Bilimler Olimpiyatı

152 iq sahibi, (stanford-binete göre, hehe) küçük kardeşim (11) Fatih Kolejinin düzenlediği Sosyal Bilimler Olimpiyatı‘na katılmak için. İstanbul’a uçtu bügün Proje dalında yarışacak, projesinin konusu ise “Tek Dünya Devleti“. Komunist midir nedir ya?

En son konuştuğumuzda Amerikanın uçak gemilerini Afrika kıyılarına çekip, yüzen hastaneye çevirmekten, tanklarını toplarını eritip, tarımı geliştirme adına orak, saban filan yapmaktan bahsediyordu… ödül alırsa eğer, klasik abi ritüellerimi uygulayıp “Sen o parayı bana ver, ben onu çok yapıp sana geri vericem” demeyi düşünüyorum. Genelde yemiyor ama, denemekte fayda var.

Kendimi “baht”sız hissediyorum

PcNet dergisinin Piri Reis diye bir bölümü var malumunuz, Google PageRank benzeri bir sistem ile sanırım, en tatlı flash sitelerden, en kıytırık phpnuke sitelere kadar uzanan bir yelpazede site tanıtımı yapıyorlar. Takdire şayan.

Dur ben de şuraya nahnu.org’u ekleyeyim” demiştim bir iki ay evvel. Ondan beri her ay PcNet alır oldum acaba çıktı mı site diye, tatlı bir telaş ile. Bu ay da geçen ayın aynısı oldu, baktım dergi de yok öyle bişey. çıkmamış yine… “Hmmpfff.. Belki gelecek aya verirler” dedim, biraz üzüldüm, tanıttıkları öbür sitelere bakıp bir iki küfür ettim filan, geçti üzüntüm..

CD içeriğine bakarken bir de ne göreyim, Piri Reis linklerinin arasında nahnu.org da var, “Uleyn nasıl olur bu!” diyerek hemen saydım, 26 link var CD içerisinde. Dergiye döndüm hemen, orada ise 25 site tanıtılmış. Bahtsızmıyım neyim. Bu bir.

İkinci bahtsızlığım ise daha acıklı ve duygusal bir bir öykü. Kantinde dünya güzeli bir kız bana bakıp bakıp duruyor, her 22sindeki erkek gibi ben de heyecanlandım tabi. Sonra ben çay almaya kalktım bakıyorum da çaktırmadan o da bana bakıyor. Sonra elimde çay sınıfa giderken yanaştı, ve “Şşeeyy,bişey sorcam dedi“. Ben karizmam, olsun diye gözlerimi kısıp çaydan bir yudum alırken dilimi haşladığım için, “he hee, sol tabe” dedim. bir eliyle hırkamın yakasını, diğeri ile de ortasından kazağımı tuttu iki parmağı ile; “kazağın üstüne hırka giymişsin şu havada , yanmıyo musun sen ya.. sana bakarken ben piştim orada” dedi… “Kendimi hasta hissediyorum” diyebildim… “Sanırım hasta olucam“… ühü..

Ve şimdi kendimi “baht“sız hissediyorum…

Intel IT Manager Game

Acayip bişe … Intel IT Manager Game

BT yöneticisi – iş yükü fazla ya da takdir edilmeyen. Hikayeyi biliyorsunuz. Okuldayken futbol için son tercih edilen, yanlışlıkla silinmiş bir ödev için ilk koşulan kişi olmak. O günden bugüne fazla bir şey değişmedi. Gerçek şudur ki BT departmanını yönetmek özel beceri gerektirir. BT yöneticisi olarak sektör eğilimlerini takip etmeli ve şirketiniz için önem taşıyan kaynakları idare edebilmelisiniz. Aynı zamanda giderek sıkılaşan bütçeleri yönetmeniz gerekir – daha azla daha çok yapmak ve personelinizi idare etmek için gereken becerilere sahip olmalı, üst düzey karar mekanizmaları ile temas halinde olmalısınız…

Kadinlar icin Kadinlar Tarafindan

111 kadin fotografci Istanbul’da fotograflarini sergileyip, acik artirmayla da elde edilecek gelirle bir kadin siginma evine fon yaratacakmış. Şöyle ki;

‘Kadinlar icin Kadinlar Tarafindan’ girisimin amaci fotografi kullanarak siddetin her türüne, ama ozellikle de Turkiye’de kadina karsi kullanilan siddete dur diyebilmek. Bu calisma, kadinlarin sokakta rahat yürüyebileceği, kendilerini ifade ettikleri icin hayatlarının tehlikede olmadığını hissederek genç kızların özgürce yaşayabileceği, gelişebileceği, öldürülmeyeceği, hangi taraftan ve ne sebeple olursa olsun, kendini nasıl ifade etmeyi seçerse seçsin, insanlara insanca davranılacak bir günün başlangıcını olusturmayi hedefliyor.

Girisimde yer alan profesyonel ve amator kadin fotografcilarin tarzlari ve isledikleri konular birbirinden farkli. Bu kadin fotografcilari bir araya getiren “nasıl isterseniz öyle gelin, yeter ki gelin,” cagrisi; kareleriyle kendilerini-dunyalarini ifade etmeleri; ve ortak amaclari: ‘hiç kimsenin hayatının ucuz olmadığını anlatabilmek’ … Bu calismaya sadece Turkiye’den degil, Singapur’dan, Japonya’dan, ve Amerika’nın çeşitli eyaletlerinden de fotoğraflarıyla katilanlar var.

Mayis’in 14′unde Istanbul’da Darphane-i Amire’de duzenlenecek müzayede sonrası fotograflar Diyarbakir’a, 28 Mayıs - 6 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek 4. Diyarbakır Kültür ve Sanat Festivaline, sergilenmek uzere gidecek.

Açık artırma zaman ve mekanı ile ilgili bilgileri şurada.

Bak sen şu işe: çim, çin

Şimdi farkettim, haftaya 2. Vizeler başlıyor. Hayret bişey, nasıl da denk geliyor herseferinde. Tam da kısa cümleler kurmaya başlamışken.

Bu arada çince okuyan kardeşim,VA Beachte olucak yaz aylarında Work & Travel münsasebeti ile. Golf sahalarında çim biçerken ne kadar ingilizce öğrenilecekse, ne kadar çince geliştirecekse o kadar bişeyler öğrencek, gelcek… Hani daha önce giden vardır, bir tavsiyesi olan filan olur, bişey olur. Buralardayım ben.

Helva

Met helvası diye bişey yedim geçen gün. Ne helvası be bildiğin pişmaniye işte.

Kütahya civarında, komşuların birbiri ile irtibatlı olduklarını ifade etmek için “helva alıp vermişliğimiz var” deniyormuş. Ben bir Kütahyalının yalancısıyım.