Temmuz, 2004 yazıları

Karıncalar

Bugün gene alengirli bi sınavdan çıkmış, herhangi bir dolmuşun şans eseri gelmesini diliyordum, arizona çölünün paralel evrendeki karşılığı iki eylül kampüsünün, kuş uçmaz - kervan geçmez duraklarından birinde sanki 500° bi sıcaklık altında(aşşağı yukarı 911°F ).

Arabalarıyla yanımdan gecen akademisyenleri beni arabalarına davet etmeleri için, illa ki otostop için evrensel bir dil olan, sağ elini başparmak dışarıda kalacak şekilde yumruk yapıp gideceğim tarafı gösterme eylemini mi yapmam gerekir ” gibi kurması ayrı, yazması apayrı zorbir cümlenin etrafında düşünüp duruyordum. Derken, bi arı gördüm, yerde kanatları üzerine, sırtüstü gidiyordu, ayakları havada ! Nasıl olur ? demeye kalmadan ölmüş bir arı olduğunu farkettim, altına girmiş iki karınca tarafından bir ileri iki geri, mehteran ekibi gibi gidiyorlardı. Daha doğrusu gidemiyorlardı.

Farklı yuvaların karıncaları” olduklarından herhalde, “mefta arı“yı çekiştirip duruyorlardı. Sonra izledim bir müddet, yoruluncaya kadar birisi o tarafa diğeri bu tarafa çekiştiriyor. Sonra dinlenip tekrar başlıyorlardı. Şirin bir görüntüydü bi yerde.. Ama birden sinirlendim ! Ben yaklaşık 15 dakikadır oradaydım ve iki karınca bi işi becerememişlerdi, hemen hemen aynı yerdeydi arı. Olaya mudahil olmaya karar verip, karıncalardan birisini kalemimin ucuyla alıp durağın başka bir köşesine koydum. Sonra öbürü hızlı bi şekilde aldı arıyı kendi yuvasına götürdü, Köşedeki karınca tekbaşına,.. Köşedeki karınca mahzun..

Kader planında ben onların rızıklarına müdahale etmiş olabilir miyim ?, Hangisinin hakkıydı bu yemek ? Keşke hiç ellemeseydim” filan diye düşünürken birden otobüs geldi. Otobüse binerken köşeye bıraktığım karıncayı da sırtında bir böcekle yuvasına giderken gördüm. Mutlu oldum.

Sonra bu biletçiler neden hep yırtık bi milyonlukları bana kakalıyolar diye düşünmeye başladım..

Sheepfilms

Deli mi ne

Format

Bir ofiste kesintisiz on saat geçirmek nasıl bir duygu diye sorsalar, sıkıntıdan tüm bilgisayarları formatlamak gibi bişey derim. Evet, İşhanının bekçisine yarım ekmek arası köfte + sütaş ayran ısmarlayıp, tüm gecemizi ve hatta sabahımızında bir kısmını ofiste geçirdik. Başka türlü sokmuyor bizi handan içeri ; 22:00′ dan sonra. Herneyse, gözler pörtlek pörtlek oldu ama olsun işimizdeyiz -gücümüzdeyiz, uykusuz bi mutluluk bu. Her ne kadar bir kısım möhim evrağın format münasebetiylen uçuş trendine girmesiyle bir burukluk yaşasak da, hayat devam ediyor dostlarım, değil mi ? Silinen evraklarla silinmemek lazım. E ne yapmalı peki ?

File->New Document.

Dağınık kalsın

Tempo dergisinin değişmiş halini yeni gördüm. Dergiyi alınca ilk uğradığım yer olan Gündem Light’ı il sayfalardan 100küsürüncü sayfalara taşımışlar. Acayip teessüf ettim. Bilenler bilir bu köşe Sezyumgillerin. Ben kızarım böyle şeye arkadaş. Ne oynuyorsunuz köşelerin yerleriyle .

Benzer bişeyi de Aksiyon dergisi yapmıştı tasarım değiştirirken. Keskince adlı hastası olduğumuz karikatür köşesini arka sayfalara almıştı. Huzursuz oluyorum ben öyle.

Aktüel’ e hiç bişey demiyorum zaten. Cyberman okumak isteyen okur, buradan da okur.

Dergi sahipleri, editörler. Bırakın yenilemeyin dergileri ya, bırakın dağınık kalsın. Alışkanlıklarımızla oynamayın. Dergiyi şekil şemal için alacak olan hiç almasın kardeşim. Biliyorum; “görsellik - satış - pazarlama- içeriği geçeyim bize bişey olmasın - plazamdayım - zırt dergisinde homununi ailesi müslümanken nasıl sih oldu haberi yapıyorum” gibi bikaç parametre var. Belki de haklısınız. Devam edin o zaman

Ayrıca “yeni logolarınız bi naneye benzemiyor, küçük kardeşim bile daha güzel bişey yapardı” diyeceğim geliyor ama kendimi tutuyorum.

Suskunluk hakkı

Suskunluğun ne kadar güzel bir şey olduğunu keşfetmem, kendi kendime “boş konuşma“yı öğrenmemle aynı zamana denk geldi. İç konuşma suskunluğu bozar mı bilmiyorum. Bozmasın n’olur.

Brain Strom

Hafta sonumu bir kurumun davetlisi , yıllık plan program ve etkinlik takviminin hazırlanmasında bulunmak üzere şehir dışında geçirdim. Esasında bi numaramız olduğundan değil. Hani bildiğiniz “Abdurrahman çelebi” hikayesi işte…

Herneyse, efenim, bu brain storm denen şey ne zor meşakkatli bir işmiş. Havada uçuşan onlarca fikir, proje, program önerisi ve aralarından bir ikisini yakalayıp, ayaklarını yere bastırmak. Sonrada bir plan, proje, takvim içine yerlerştirmek. Zor. Hakikaten zor. Birisi bir şey derken, öbürünün aklına gelen fikrin kaçması, acıkanlar susayanlar falan filan.. Ama çok zevkliydi, çok eğlendik. Güzel işler çıktı.Yani hulasat-ül-hulasası, hadi bakalım hayırlısı dememek için hiç bir sebep yok.

Şimdi bi uzansam herhalde çarşamba gibi kalkarım.

Japonca bilen var mı ?

Japonca bilen biri var mı ? Burada ne yazıyor ?: http://blog.goo.ne.jp/haruko_sakaedani/e/8936a0d4693e45d13d 9d61007f6a2d58 . Yok kötü bi’ şeyse bilelim de gardımızı alalım. Japon bu napacağı belli olmaz, şişede durduğu gibi durmaz.

Windows XP Game Advisor

Windows XP Game Advisor, sisteminizde hangi oyunların çalışabileceğini söyleyen bir site. Oyunları almadan önce sistemi test ettirmekte fayda var. Ayrıca burası bir nevi oyun portalı; son çıkan oyunlardan, demolara ekran görüntülerinden yamalara kadar herşey burada.

Doom3

Doom 3 çıkıyormuş desem. Fazla mesai ‘ den öğrendiğimize göre çıkıyormuş. Doom 3‘ün çalışmalarının bittiği , resmi çıkış tarihi olarak 5 Ağustos’un seçildiği IDsoftware tarafından duyrulmuş. Oyununekran görüntüleri ve duvar kağıtları gibi bi ton ıvır zıvırını, resmi sitesinden indirebilirsiniz.

Sanırım Halflife2 ve Duke Nukem Forever ‘da bunun altında kalmaz ve çıkış tarihlerini açıklarlar. Aslında bu pek önemli değil, önemli olan oyunun piyasaya çıkması.

2D CS

İki Boyutlu Counter Strike oynamaya ne dersiniz ? Tıpkı GTA 2 gibi . Oynamak için şu adresten oyunu indrmeniz gerekiyor. BOT’larla veya Network üzerinden oynanabilirmişiz. Oyunun tuşlarında ve mevcut silahlarında herhangi bir değişiklik yok, tek fark 2 boyutlu olması. Bu haberi gördüğüm csalemi‘ de CS severler için faydalı bir kaynak.

Weblog dünyası

Bir iki güzel weblog buldum, Türkçe. Ekledim hemen blog (tr) kısmına. Kimmiş bunlar :
Scheker, Su gibi , Shaika , Hepsi güzel, ama İzlenimler ve Betül’ün seyir defteri ayrı ayrı güzel gibi geldiler bana, ama nasıl gelir bilmem sana. Hanım koş kafiye oldu

Soru cevap

Sorucevap.com, “Bu sitede istediğiniz konuda merak ettiğiniz herşeyi sorabilir ve cevabını anında alabilirsiniz. üstelik hiç bir ücret ödemeden!” diyerek sorularımızı cevaplamak için can atan bi web sitesi. Her türlü konu mevcut. Bence Ekşi Sözlük daha pratik, ama kafamıza takılan bir şey olduğunda faydalanılacak bir kaynak , Sorucevap.com. TRT‘ nin tanıtımları gibi oldu..

Davetsiz Misafir

Davetsizmisafir; Bilimkurgu, eleştiri çizgi roman portalı. Dergisi de var.

Siber Kültür strikes back

bizim visualexperiments tek başına oturmaktan sıkılmış, gitmiş siberkultur.com ‘ a taşınmış. Siber uzaydaki en son haberleri artık buradan takip edeceğiz anlaşılan. İsmi de pek bi güzel, zaten siber uzayda siber kültür olur.

Open Source CMS

opensourcecms.com adlı bir site, belli başlı tüm CMS leri kendi sitesine kurmuş ve denemenize izin veriyor, eğer siz de bir weblog sistemi kurmak istiyor ama hangisini kuracağınıza karar veremiyorsanız, opensource cms size bir fikir verebilir. Sol sütundan istediğiniz Weblog Sistemini seçin.

Gerisi işlem.

nahnu.org strikes back

En güzel bi platform olan WordPress‘ e sevgili nisyan‘ın sayesinde yerleştik. MT de uçtu tabi bu arada, ama yedeği var, unutmassam bi ara ekleyelim. ELOY bey’de teknik taktik bağlamında yardımcı oldu. Sağolsun. Bir de arayıp soran, nooldu len site diyen, ayy şimdi noolcek diyen eş- dost - hısım- akraba- konu- komşu taifesine sonsuz olsunlar diye, sonsuz teşekkürler.. Varolun emi ..

Peki bu neden böyle bi şey yaptık, rahat batıyor muydu ? Evet. WordPress‘ in admin arayüzünü görmek isteyenler, buradan inceleyebilriler ( user: admin şifre: demo).