Dalgın dalgın, başağrımla birlikte, elimde defterlerim kitaplarım filan okuldan dönmekteyim. On küsür dakikalık bekleyişten sonra otobüs ufukta görününce diğer 50-60 yolcu adayı gibi, bende otobüse doğru yöneldim. Dedim ya dalgınım, bir bayanın önüne geçivermişim yandaki beyin omuz darbesiyle..
… Nerden geçtik. Abla bir başladı feveran etmeye, daha susturabilene aşkolsun. Yok efendim otobüsün arkası da aynı yere gidiyormuşmuş, yok yeni nesilde saygı kalmamışmış, yok akşam vakti sinirlenmişmiş… bir sussa dönecem özür dileyecem “afedersiniz kalabalıktan oldu, yoksa bende istemezdim sizinle aynı otobüse binmeyi” filan diye..
Takmadım, zaten gözlerim heryeri siyah beyaz görüyor açlıktan.. zaten kafa olmuş 3500.. hidroloji dersinden çokmışım, suyuydu debisiydi… Bildiğin balon yani.. Neyse, sustu bir ara..
Arkamda birinin ingilizce konuşmasıyla irkildim.. “Yes sir, look at this boy.. A classic Turkish boy..” filan nooluyoz lan nerdeyim ben diye kafamı çevirdim, tırsak bir şekilde.. Meğer otobüse binen bi turisti kafalamış bu abla, başladı Türkiyeyi kesmeye, parmağı ile beni işaret ederek.. hangi arada tanıştı, nerden girdi muhabbete çözemen!.. Yok Türkiyede saygı bitmişmiş filan.. deminki vaazın ingilizcesi. Etrafıma bakıyorum ingilizce bilen insan sayısını kestirmeye çalışarak.. Bana acıyarak bakan üçbeş üniversiteli kız.. Garibim turistim sadece i see i see diyebiliyor..
… Utansam mı? , ağlasam mı?, Geriye doğru bi aparkat mı sallasam Olduğum yere uzansam mı? Karar verme mekanizmasının iptal olduğu an.. Hemen duracak düğmesine bastım gibi, üç durak önce iniyorum..
Yarım saatir mırıldandığım cümle; Allah’ım neden ben ..



yorumlaré
RSSAbdulAllah, Gokhan07, mmmm [...]
BigadicMania, fatihturan, Ferruh Mavituna [...]
LeoTheMaster, 525, bardas [...]
TEAkolik, MaTaDoR, Ender [...]
rzrarti
eslem, first-glory, seval [...]