Lisede ne futbol takımında ne de basketbol takımında olmadığımdan, ki onlar muaf tutuluyorlardı bu işlerden niyeyse artık, 2 kere 19 mayıs gösterilerine katıldım. Aslında zevkliydi biliyor musunuz, provalar sayesinde derslerden kaytarıyorduk. Hatta provalardan da kaytarıp Playstation Salonlarına FIFA, Twisted Metal filan oynamaya giderdik. Ama işte Vali Bey görecek, İl Milli Eğitim Müdürü çıkıp alkışlayacak diye kule yapmak, mantığıma yatmadığı için gene de sıkıcı, anlamsız geliyordu bana.
Aklımda kalan en eğlenceli 19 mayıs gösterileri ise Lisenin ikinci yılında olanıydı. Bizlere yine gösterilerde giymek üzere her zamanki gibi abidik gubidik kıyafetlerden vermişlerdi; sıfır kollu mavi bir penye, altına da beyaz spor ayakkabı ile mavi bir eşofman altı. Provaları kâh kaytararak, kâh katılarak tamamlamıştık. Arkadaşlarım kule yapıyor, ben de oralarına buralarına basarak tepelerine çıkıyor tabiri caizse voltran’ın başını oluşturuyordum. Ardından da Türk bayrağını açıyordum, dalgalandırıyordum. Filan.
19 Mayıs sabahı hava biraz soğuk olduğundan, annem o sıfır kollunun altına bir de beyaz bir t-shirt giymemi teklif etti. Kabul ettim, giydim. Annemdi. Buluşma noktası olan stadyuma vardığımda yüzlerce öğrenci içerisinde parlıyordum. Benden başka kimse böyle bir fantazi yapmamıştı. Parlıyordum adeta yüzlerce göstericinin içinde.
Bir anda başlayan gösterilerden dolayı da, çıkarıp bir kenara koymayı akıl edemedim. Gösteriler başladı. Sıra bize geldi, çıktım kulemi yaptım, bayrağımı açtım. Dalgalandırdım. Tesadüf bu ya, benim oluşturacağım kule, şeref tribününün önüne gelmişti bir de. Vali Bey ile on-onbir saniyeliğine göz göze geldim. Sonra alttan arkadaşlarım uyardılar; “İnsene ulan insene!” diye.
Akşama tebrikler filan geldi tüm sülaleden, Tv de görmüşler beni. Herkes kıyafete bir iki laf etti tabi. Şeref tribünün önünde olduğum için ayrıcalıklı olmam gerektiğini anlattım tek tek, kimisi inandı, kimisi inanmadı.




19 Mayısı unutur olduk artık. Lise gençliğinden çıkıp, üniversite gençliğine adım atınca, belirli gün ve haftalara dahil bir gün olarak kaldı sanki. Eskiden trt’den izlemeye can atardık. “Aaa onlar nasıl kule yapıyolar acaba”, “bak bak nasıl Atatürk yaptılar kartonlardan gördün mü” gibi hisler olurdu içimizde. Şimdi öyle mi ya…
Televole’de bu konu geçse, fonda büyük ihtimal “biz büyüdük ve kirlendi dünya” şarkısı çalar…
sen hangilerdeydin?grili parlaklarmada mı? siyahlılardamı?
Herkese merhabalar.Beden Eğitimi öğretmeni olarak 19 Mayıs gösterilerinin çok yorucu ama bir o kadar da zevkli olduğunu düşünüyorum. Yalnız şunu söylemeden geçmek istemiyorum,biliyorsunuz herkes birilerine bağlı.Bizde Milli Eğitime bağlı olduğumuz için onlar bu konuda ne derlerse onu yapıyoruz.Yani öğrenciler bazen hani derler ya hocam ben girmeyeyim derslerimi engelliyor diye,inanın bizim de dersler hep yarım kalıyor.Ekim Ayından itibaren dosyaların hazırlanma ve gönderilme işlemleri başlıyor taki 19 MAYIS a kadar.Bunu neden mi söylüyorum bu konuda hani bazı düünceler vardır ya ne yapıyorki Beden Eğitimi öğretmenleri diye işte onu yıkmak istiyorum.O düşünceleri lütfen bir kenara itelim ve şöyle düşünelim bize bir görev verildi ve biz bu görevi ve gösteriyi en iyi şekilde sunmak zorundayız ki yaptığımız emek boşa gitmesin değil mi:) Bütün öğrencilere ve öğretmen arkadaşlara sevgiler
baya iyi denge ve iyi perfornmans gösteriyorlar