Efem yok Cezayir’de ay görülmüşmüş, yok ramazan bu sene 31 gün çekecekmişmiş filan derken bir ramazan daha geldi işte. Bir iddiaya göre Cezayir’de filan bu işe tahsis edilmiş müdürlükler varmış, yani sırf ramazan ayının başlangıcı sayılan “yeni ay”ı görmek için. Uçaklarla filan çıkıp gökyüzüne, bulutların üzerinden bakıyorlarmış. Ben üfürenlerin yalançısıyım. Ve işin ilginç yanı eğer onlar görmüşlerse tüm dünyada ramazan başlamış sayılıyormuş. Hakeza bitişi de aynen öyleymiş, bayram bir gün erken/bir gün geç olabiliyormuş. Ve rivayetin son kısmında ise bizim diyanet var; aslında bundan diyanetdekilerin de haberi varmışmış ama fitne, ikilik filan çıkmasın arbede yaşanmasın diye hiç bahsetmiyorlarmuş. Ay takviminin Güneş takvimi ile zaman zaman uyuşmazlıkları olabileceğinden hareketle, doğruluk payı olabilir. Mevzu hakkında bilgisi olan birileri varsa bizi de bilgilendirse keşke.
öte yandan öyle veya böyle ramazana girdik. Rahmet ve bereket ayı “Ramazan”. İnşallah kalplerin yumuşadığı bu ay hepimiz için keyifli ve bereketli geçer. Hayırlı ramazanlar efenim.
Rabbimiz! Gönüllerimizi ve cihanın dört bir bucağındaki bütün kullarının kalblerini iman lütfuna, yakin ufkuna, islam’a ve ihsana açmanı diliyoruz. Gökte ve yerdeki kulların arasında bizim için vüdd (hüsn-ü kabul) halket.. Amin




bildiğime göre hemen her islam konferansında bu anlaşmazlık gündeme geliyor. suudi bizden 1 gün önce başladı ve bayramı da 1 gün önce yapacaklar. bunun gibi bir çok ülke farklı günlerde yapıyor. islam konferansında yanlış hatırlamıyorsam cezayirde ortak bir üs kurulması ve herkesin oraya tabi olması konuşuldu mamafîh araplar bu hususu kabul etmediler. biz daha ramazan konusunda mutabakat sağlayamazken ecnebinin bize neresiyle güleceğini tartışmamıza ne gerek var öyle değil mi?
ingiltere’de de (en azından benim bulunduğum yerde) türkiye’ye göre 1 gün önceden başladılar, fas’ı örnek alıyorlarmış dediklerine göre. tabi ben sallamadım, diyanet’e uyuyorum. artık günahları boynuna
valla ne desek bos. Mercii öSYM değil ki, kaydirma yapinca geçersiz saysin..
Hayirli Ramazanlar
ramazan ayinin simdiye kadar 31 gün oldugu vakii olmamistir. Ya 29 ya da 30 gün olur. Bir gün önce baslayanlara kulak asmayin. Ay Dünya nin etrafini 29 gün 12 saat 44 dk`da turlar. Yani 29,5 günde. Bu yüzden Kameri aylar bazen 29 bazen 30 ceker. Ay in ne zaman yeniay halini alacagi önceden bellidir. Bu tarihler bir cok internet sitesinde verilmektedir. Ve bir sasma da olmaz. Ay yeniay halinden hilal haline gecmesi icin en az 15 saate ihtiyaci vardir. Bu sebebledir ki ne zaman nerede görülme imkani dogacagi önceden tespit edilir. bir gün önce baslayanlarin bu tespitleri bilim ile zit düsmektedir. Inanmayin! daha cok bilgi isteyenler mesaj yollasin.
ramazanınız mübarek olsun efendim. bu seneki ramazan yazısı gecikmiş biraz ben de arşivin tozlu sayfalarından birini tekrar gündeme alayım dedim
o değilde istanbuldaki ramzan tatmadan ölen insanlar için ramazanda insanları istanbula getirelim, cidden bir şey kaybetmiş sayılırsınız ama bu en olur bilemem.istanbul gibi her daim aşayan bir şehirde ramazanı yaşamak , diyip üstüne laf edip soz soylemenin geregi yoktur.ama bu bir gerçektir.
Resûl-i Ekrem (sav)’in: “Hilâli görmekle oruç tutun ve yine hilâli görmekle bayram edin. EÄŸer hava bulutlu olduÄŸu için hilâli göremezseniz, ÅŸaban ayının günlerini otuza tamamlayınız”(28) buyurduÄŸu bilinmektedir.
Hanefi fûkahası: “Åžaban ayının yirmi dokuzuncu günü; akÅŸam üzeri gurub vaktinde, insanların hilâli gözlemeleri vacibtir. Hilâli görürlerse, ertesi gün Ramazan ayı orucuna baÅŸlarlar. EÄŸer hava bulutlu olduÄŸu için hilâli göremezlerse, ÅŸaban ayını otuz güne tamamlarlar”(29)) hükmünde ittifak etmiÅŸtir. Bu hususta tek bir ihtilâf mevcud deÄŸildir.(30) Hatta ihtilâfa medar olabilecek tek bir zayıf kavil dahi yoktur.
804 Hilâli gözleyen ve gördüğünü beyan eden kimsenin “Adil” olması ÅŸarttır. İmam-ı Merginani: “Mutlaka adalet aranır. Zira İslâmi meselelerde fasıkın sözü makbûl deÄŸildir. Tahavi’nin “İster adil olsun, İster adil olmasın” sözünün tevili, mestur olması (yani adil mi, fasık mı olduÄŸu belinmeyen) halidir”(31) hükmünü zikreder. Hilâli tek başına gördüğünü beyan eden fasık bir kimse; “Ulû’lemr” veya “Kadı’ya” müracaat eder. EÄŸer bunlar; “Hilâli gördüğü hususundaki” beyanını tasdik ederlerse, mesele yoktur. Bütün mü’minlerin oruca baÅŸlaması gerekir. Ancak adil bir kimse; hilâli gördüğünü beyan ederse “Kadı” tasdik etsin veya etmesin bunu duyan kimselere oruç’a baÅŸlamak farz olur.(32) 805 Astronomi alimlerinin; ayın hareketlerini esas alarak yaptıkları hesaplara itibar edilerek, Ramazan ayına baÅŸlanılmaz.
İbn-i Abidin: “Muvakkitlerin (Hesap uzmanlarının) sözüne itibar yoktur. Yani halka oruç farz olmak için, onların sözü delil olmaz. Hatta Mirac adlı kitabta; “Müneccimin (İlm-i Nücûm’da (Astronomi’de) ihtisas sahibi kimsenin) kendi hesabı ile amel etmesi caiz deÄŸildir” denilmiÅŸtir. Nehir’de de ÅŸu ibare vardır: Muvakkitlerin filan gecede hilâl gökyüzünde şöyle görülecektir demeleri ile oruç tutmak lâzım gelmez. Sahih kavle göre, velev ki adalet sahibi olsunlar”(33) hükmünü beyan etmektedir. Feteva-ı Hindiyye’de: “Hilâl meselesinde, müneccimlerin haberlerine müracaat edilemeyeceÄŸi gibi, sahih olan kavle göre onların sözleri de kabul edilemez. Siracül vehhac’ta da böyledir. Hatta bir müneccimin; bu hususta yaptığı hesapla, kendisinin amel etmesi de caiz deÄŸildir. Miracud’diraye’de de böyle zikredilmiÅŸtir”(34) hükmü kayıtlıdır. Meselenin özü ÅŸudur. İslâm ûleması, astronomi ilminin sonuçlarını inkâr noktasında deÄŸildir. Ancak hîlâl’in gözlenmesi nass’la sabit olan bir ameldir. Nitekim Hanefi Fûkahası, bunun “Vacib” olduÄŸuna kaildir. İlmin ilerlemiÅŸ olması, herhangi bir “Vacib”i ortadan kaldırmaz. Kaldı ki; gözle görmenin kalbe vereceÄŸi kat’i azimle, “Takvim yaprağına” bakmak arasında korkunç bir fark mevcuddur.
806 Resûl-i Ekrem (sav)’in : “Orucunuz hepinizin oruç tuttuÄŸu gün, bayramınız da hepinizin iftar ettiÄŸi gündür”(35) buyurduÄŸu bilinmektedir. İbn-i Abidin; bu Hadis-i Åžerifi Tirmizi ve diÄŸerlerinin rivayet ettiÄŸini beyân etmektedir. Ramazan ayı’nın yirmi dokuzunda; “Åževval Hilâli” gözetlenir, Åževval hilâlini bir kiÅŸinin görmesi ile iftar edilmez, ihtiyata riayet esastır. Ancak bir topluluk görürse, iftar edilir.(36) Meselenin özü ÅŸudur: bir kimse ÅŸevvali gördüğünü “Veliyyü’lemr” veya “Kadı’ya” müracaat ederek beyan ederse; onlar tasdik ettiÄŸi anda, “Bayram” ilân olunmuÅŸ demektir!..
Lâik olan (Yâni din ile dünya iÅŸlerini ayrı mütâlâa eden) devlet’ler; Ramazan ayının giriÅŸini ve bayram’ı ilân etme hakkına haiz deÄŸildirler. Zira bu İslâmi bir meseledir. Onların bu konuda “Velâyet” hakkı yoktur. Velev ki, ilân etseler dâhi, hükmen geçerli deÄŸildir!..
Zira “Velâyet” hakkı; bey’at sonucu ortaya çıkan bir hadisedir. Halbuki Laik devlet; hangi dinden olursa olsun bütün vatandaÅŸlarını eÅŸit kabul etmek zorundadır. Nasıl Hristiyan ve Yahudilerin “Bayram” günlerini ilân etmiyorsa; müslümanların “Bayram” günlerini de ilân edemez. EttiÄŸi takdirde; vatandaÅŸlar arasında eÅŸitliÄŸi bozmuÅŸ ve “Din İstismarı” yapmış olur!..