Ahmet Hakan Çoşkun uzun zamandır “bulaşan adam“dır gözümde. Bu seferde “Diyarbakır’ın adı Amed olabilir” dediği iddia edilen Mümtaz’er Türköne’ye bulaşmış: Dönekliğin Raconu.
“Dönebilirsin, en doğal hakkın, ama nasıl döndüğünü çık mertçe açıkla” filan diyor mealen. Türköne’de ben öyle bir şey demedim dediği halde (Amed mi, Diyarbakır mı?), demediği şeyler üzerinden kendisi ile polemiğe giren Hakan Coşkun’a güzel bir cevap yazmış: Dönekliğin Hesabı. Ben beğendim. (edit; Ahmet Hakan tekrar yazmış: Mümtazer bana ‘eyyamcı’ demiş)
Bir polemik’te Hıncal Uluç ile Mehmet Demirkol arasında var şu sıralar, ama ne dünyanıza ne ahiretinize faydası olacak laflar. Uluç’tan (İhtiyacın yok Mehmet!) ve Demirkol’un cevabı (Senin de yok Hıncal Abi). Kişisel meseleleri ile köşeleri doldurup günü kurtarıyorlar işte.
“Polemik” ile ilgili şahane bir yazı vardı, Cemil Meriç’e aitti sanırım, hatırlayamadım tam. Bulursam, şeyaparım inşallah.




Valla bazen Ahmet Hakan’a şaşırıyorum.Bana ne senin kişisel şeyinden…
Hoş değil açıkçası…
Mümtaz’er Hocanın yazısını beğendim bende. Ama nahnu arkadaşım sende yazıya yanlış link vermişsin. Belki düzeltirsin diye hatırlatma babında…
evet haklısın, yanlış olmuş link, düzelttim sağolun.