© hacı ahmet pagerank kolleksiyonundan
“Helal”imiz ve “Gıda”mız olan Nahnu.Org - Weblog Falan tekrar yayında.
Esasında bendeniz, aralık ayının sonunu işaretlemiştim ajandamda açılış için. Lakin Atropos Bey’in ve siz cümle güzide insanların arzu ve istekleri “ilk 30′da buluşalım” şeklinde oldu. Hehe, öte yandan, bu bugün benim doğum günüm bi de biliyor musun ? Denk geldi işte, tevafuk diyelim. Hoşgeldim.
Okul bi bitsin, şu hayatımı hemen “save” edicem. Bi daha buraya kadar oynamak istemiyorum.
“Ezeli sırları ne sen bilirsin, ne ben”. Bu muammanın tavrını ne sen okuyabilirsin, ne ben. Perdenin berisinde sen-ben dedikodusu sürüp gidiyor ama, perde kaldırılınca ortada ne sen kalır, ne de ben”
(Hayyam, Rubailer, rubai 17)
Hadis El Kitabı diye bir kitap aldım geçenlerde. Kitap 1000 tane hadisi 50 bölümde inceliyor. Ravi zincirleri ile sizi boğmadan, 500 yakın kelimelik bir sözlükle birlikte.
Genelde hadis kitaplarında hadisler arapçası ile birlikte verilir, ravi zincirleri uzun uzadıya anlatılır ve gayet yine uzun uzadıya yorumlanır. Şahsen ben çoktandır böylesi bir kitap arıyordum. Hadisler güzelce kategorize edilmiş. Hadis metninden sonra o hadisi rivayet edene dair de bir satırlık bilgi bulunmakta.
Hadis El Kitabı - ömer Sevinçgül, Zafer Yayınları
Bi’ haftasonumuz vardı sayın abicim, onu da (h)iç ettiler. Saat “sekiz buçuk”larda “hasty boom alert”lerle, yani “yokmuş yav öyle bişey”lerle. Vallahi bravo! Vallahi helal olsun! Şimdilerde herkes çok komik. Memlekette espri enflasyonu var, her taraf şaka mütehassısı doldu.
Uykuya şehveti herbişeyin üzerinde olan birisine yapılacak en sondan birinci şey onu uykudan alıkoyacak bir şaka yapmaktır. Şu dakikadan itibaren canikom, ister parmağımın ucuna bakarsın ister gösterdiğim yere.
Selametle.
Lipton firması karamelli çay çıkarmış. Erzak stoklarımızdaki yegane çay olduğundan bir süredir tadıyoruz. Zaten kendisi içimlik değil tadımlık bişeymiş. Ancak içinde eti cicibebe eritilmiş çay kadar çay! Hani bilirsin bisküvi çayın içine düşer de çayın tadını değiştirir ya, uğraşmıyorsun işte değiştirilmişine karamelli çay demişler. Olan karamelin “sevilen abur cuburlar şekerler ve çukulatlar” listesindeki sıralamasına oluyor ona üzülüyorum. Süper mavi dalgalı çizgili kupamın dibi hep karamel oldu. Poşet çayın her türlüsüne gönül koyuyorum.
Erzak stoklarımızda şu anda Saralle fındık ezmesi, “Ekmeğe Sürmelik” Sarelle ve Erzurum kestane balı görünüyor. Balı dedem gönderdi. Sarelle ürünleri Erhan’ın Giresun’dan siparişleri. Yakın bir vakte kadar gelip almazsa erzak stoklarımızın envanterine kaydolacağı için kaydedilmiş gibi zikretmekte bir mahsur görmedim. Kimse de görmesin.
“Sonunda ne oluyo biliyo musun?” yollu spoiler tehditlerine dayanamayarak dün gece ani bir operasyonla projektör ile Saw2 gösterimi yaptık kendi aramızda. Korsana, VCDye hayır! Sen çok yaşa DivX!
Entersan ve çok güzel bir kurgusu var filmin. Birincisin de de sizi alabora ediyordu, bu sefer de ediyor. Tabi bu seferki ilkinden de güzel. Şimdi sizinle filmde yakaladığım ölüm/hayat/sevgi/günah gibi alt metin/üst metin okumalarımı paylaşmak isterdim, ama izlemeyeniniz filan vardır, tadı kaçar. İzleyin, gelin, öyle konuşalım. Zaten ben de havamda değilim.
Zaman Gazetesi‘nin haftasonu eki Trukuaz‘da bayıldığım bir köşe vardı: Hariçten Gazel. Aytaç Duman bu köşeden yeni çıkan kitap kapakları hakkında yazıyordu, biz de keyifle takip ediyorduk. Böylesi bir konuda haftalardır yazdığı için keyif alıyorduk. Herkes gibi her telden yazmıyor, sadece kitap kapaklarını yazıyordu. Eh arada bir de yayınevleri içindeki dedikodulardan filan.
Ama her güzel şeyin bir sonu oduğu gibi bunun da bir sonu varmış. Bu haftadan itibaren Hariçten Gazel yayınlanmayacakmış. “Tekrara düşmemek ve her şeyden önce siz sevgili okurları sıkmamak düşüncesiyle bu ayrılık kararını almış bulunuyorum” şeklinde ifade edilmiş kapanış.
Ben ne diyorum biliyor musunuz, keşke diyorum, bir blog açsa Aytaç Duman Technorati’deki en çok konuşulan kitapların kapaklarını filan eleştirse mesela. Yine devam etse yani kitap kapaklarını anlatmaya, eleştirmeye. çok hoş olur, evet.
Buzdolabınızı fotoğrafını çekin ve sizin için ne ifade ettiğini ekleyin, gönderin, yayınlasınlar: Buzdolabı [via]
“Buzdolabı benim için ne yapacağımı bilemediğim zamanlarda boş boş bakma yerimdir.”
ölmeden önce görmeniz gereken 50 yerin listesini çıkarmış bi vakit BBC. Şimdi siz tutuyorsunuz mesela, hesaplıyorsunuz vaktim var mı acaba bu 50 yerin hepsini görmeye filan diye. Büyük ihtimalle de vaktiniz yetmediğini görüyorsunuz (hepimiz öleceez, nihohoha), ve üzülüyorsunuz.
Ama üzülmemelisiniz, neden çünküm, Google Earth için hazırlanan şu ufacık, tefecik dosya marifetiyle [via] bu 50 yerin hepsini birden böyle oradan oraya uçarak görüyorsunuz.
Yaa fevkalade di mi ?.. Hem ne demişler, ziyaretin uçarak yapılanı makbuldur.
Rüyaların mahremiyetine inanır ve kimseciklere anlatmam rüyalarımı. Rüyalar kişiye özeldir çünkü. En azından ben öyle düşünüyorum. Lakin bazı rüyalar vardır topluma mal edilmeleri gerekir. Mühe. çok saçma bir cümle kuruldu tarafımdan, bir paragraf atlıyorum ve alta geçiyorum, e ne de olsa terbiyesizin biri ve organizetörüm, ayrıca kendi hayallerim ile oynuyorum.
Rüyanızda kaç kere blogger gördünüz bilmiyorum, ya da kaç kişinin rüyasına paldır küldür girdiniz, onu da bilmiyorum. Ama hadi bi kere toplum, mal olmak, paylaşmak filan dedik; ozman kendiminkilerden bahsedeyim biraz; bendeniz, şahsen bir kaç kere gördüm sayın blog dünyası insanlarını.
Hatta bak bi! En son da dün gördüm lan, bilyo musuğn.
Röya bu ya iki blog şahanesi insan bir tv programı yapıyorlardı, bloglama tv miydi neydi adı da. Programın ilk konuğu özcan Deniz’di. Mühe. Süperdi. Görünce bu iki arkadaşa bizzat anlatacağım bu hikayenin tamamını.
Bayramdı bugün, ayol bana hergün bayram gerçi. Bi de, bayram harçları yine aynı tarifeden veriliyormuş. Bi yandan hala harçlık alabildiğime dua edip ses çıkarmıyorum ama, anneanneciğimi de torunları arasında adil davranmaya çağırmaktan geri kalamicim. kalamiti ceyn.
Hakia - Yeni nesil arama motoru yakında açılıyor. Test etmek için tıkalayın : Hakia / Beta 4
Yıldırım, şöyle devam etti:
“Ama biz dedik ki (5 GB yapın). Herkes biraz daha fazla kullansın. Film indirmek isteyen varsa onlar da kullansın. Onun için 3 GB’yi 5 GB’ye çıkardık, fiyatını 49 YTL’ye indirdik. Her şey düzeldi. Yani bakan söz verdiyse yapar. Bu bakan öyle bir bakan.”
yorumlaré
RSSnazmi, radyo bakur, radyo bakur
Wrzl
nohut, mq, Tamkarışık [...]
andante, Kerem, maze [...]
Admirim, nazmi, Kaan Fakılı [...]
diyet, Gül, kuponadam [...]